Tevrat’ın sadece Hz. Musa’ya indirilmediği iddiası doğru mu?

Tarih: 18.06.2020 - 10:55 | Güncelleme:

Soru Detayı

Kuran’da direkt olarak “Musa’ya Tevrat’ı verdik” diye bir ifade olmadığı” bunun yerine sadece “Musa’ya kitabı verdik” diye bir ifade olduğu ve bunun yanında ayrıyeten bir de “İbrahim’e ve Musa’ya verilen sayfalarda.” (Alâ Suresi 19. ayet) diye bir ifade olduğu bu yüzden de Tevrat’ın özel olarak sadece hazreti Musa’ya indirilmediği; Hz. Musa da dahil olmak üzere israiloğullarına gönderilen nebilere verilen kitapların genel adının Tevrat olduğu iddiası doğru mu?
Bize annelerimiz, okuldaki din kültürü öğretmenlerimiz hep Tevrat Hz. Musa’ya indirildi diye öğrettiler. Ama şimdi biri çıkmış diyor ki “Tevrat özel olarak Hz. Musa’ya indirilmiş bir kitap değildir, İsrailoğullarına gönderilen peygamberlere verilen kitapların genel adıdır.”
Bu doğru mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

“Tevrat’ın özel olarak Hz. Musa’ya indirilmiş bir kitap değil, İsrailoğullarına gönderilen peygamberlere verilen kitapların genel adıdır” şeklindeki iddia doğru değildir ve hiç bir delili yoktur.

- Hz. İbrahim ve Hz. Musa’ya sahifelerin verilmesi, aynı sahifelerin ikisine de verildiği yahut da  Hz. Musa’ya da Tevrat değil yalnız sahifeler verildiği anlamına gelmez. 

- Bununla beraber, mealini vereceğimiz ayetin ifadesinden “İsrailoğullarına gönderilen peygamberlere verilen kitapların genel adı olmadığını” öğrenmek mümkündür.

“Tevrat indirilmeden önce, İsrâil’in (Yakub’un) kendisine haram kıldıkları dışında, yiyeceklerin her türlüsü İsrâiloğulları’na helal idi. De ki: "Doğru söylüyorsanız Tevrat’ı getirip okuyun!" (Al-i İmran, 3/93)

Bu ayetten anlaşılması gereken noktalar:

a) Hz. Yakub (İsrail) Peygamber, İsrailoğullarına gönderilen bir nebi olmasına rağmen, kendi zamanında Tevrat diye bir kitap yoktu.

b) Ayette yer alan “Tevrat indirilmeden önce” ifadesi, Tevrat’ın müstakil bir kitap olduğunu göstermektedir.

c) “De ki: "Doğru söylüyorsanız Tevrat’ı getirip okuyun!” mealindeki ayetin ifadesi de Tevrat’ın tek başına bir kitap olduğuna işaret etmektedir.

d) Rivayetlere göre, Hz. Peygamberin (asm) develerin etini helal kabul edince, Yahudiler, Hz. Muhammed’e (asm) hitaben şöyle dediler:

“Deve etlerinin  Hz. İbrahim’den beri peygamberlerin şeriatında haram kılındığı, bu gerçeğin Tevrat’ta yer aldığı, ‘Ben İbrahim’in milletindenim’ dediğin halde, ona aykırı davranman yanlıştır.”

Bunun üzerine “De ki: Doğru söylüyorsanız Tevrat’ı getirip okuyun!” mealindeki ayet nazil oldu ve Hz. Muhammed (asm) onlara şöyle diyerek meydan okudu; “Söyledikleriniz doğru değil, Tevrat’ta öyle bir bilgi verilmemiştir. Eğer iddianızda doğru iseniz, Tevrat’ı getirip ilgili bilgiyi gösterin.”

Bu meydan okumaya rağmen Yahudiler Tevrat’ı getirmediler ve getiremediler. Zira yalanları ortaya çıkıp rezil olacaklardı.. (bk. Rağıb, Razi, İbn Kesir, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri)

e) Burada gözden kaçmaması gereken bir nokta da: “Tevrat’ı getirin!” ifadesidir. Demek ki, ortada -İsrail oğulları peygamberlerine verilen kitap koleksiyonun adı olarak değil- Tevrat denilen müstakil bir kitap vardır.

Kaldı ki binlerce yıldan beri elden ele gezen ve sonraları matbaalara basılan ve şu anda Arapça, İngilizce ve Türkçe diliyle yazılan –tahrif edilmiş ve değiştirilmiş de olsa- Tevrat kitabı elimizde mevcuttur.

Bu konuda daha başka şeyler söylenebilir, fakat bu kadarının yeterli olduğunu düşünüyoruz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 81
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun