Tanrının kitabı düzensiz, karmaşık olabilir mi?

Tarih: 28.08.2019 - 06:25 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kuran’ın genelinde konu karmaşası ve uyumsuzluk vardır. Bir konudan bir başka konuya atlanır.
- Örneğin Bakara suresinde boşanma konusu işlenirken aniden namaz kılma ve usulleri anlatılmaya başlanır. Ardından tekrar hukuk konularına dönülür.  (Bakara/ 237-238-239)
- Birçok surede aynı anlatımlar tekrarlanır. Bu durum Kuran ayetlerinin karışık ve düzensiz toplandığını gösterir ki Allah’ın koruması altında olan bir kitabın böyle düzensiz olması bir çelişkidir.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu durum, başlı başına Kur'an’ın insan sözü olmadığını, sonsuz ilim ve hikmet sahibi Allah’ın kelamı olduğunu göstermektedir.

Bunu birkaç madde halinde açıklayalım:

a) Eğer Kur'an-ı hakîm bir insan sözü olsaydı, soruda belirtilen manzara olmayacaktı. Çünkü, insanlık tarihinin şehadetiyle insanlık camiasında en akıllı, en zeki, en ferasetli, en beliğ, en fasih, olduğu bilinen Hz. Muhammed (asm)’in bir insan olarak bu manzaranın oluşmasına izin vermezdi. 

b) Konular arasında ince münasebetler vardır. İnsan olarak bizim görmediğimiz o incelikler, Allah tarafından görülmüş ve Kur'an’ın ifade tarzları ona göre ortaya konulmuştur. 

c) Bediüzzaman Hazretlerinin şu tespitleri de konumuz için önemli bir açıklamadır:

“Şeytan dedi ki: 'Kuran’ın en mühim fesahatını, siz onun selasetinde ve vuzuhunda buluyorsunuz. Halbuki şu ayette nereden nereye atlıyor? Sekerattan ta kıyamete atlıyor. Nefh-i Sur'dan muhasebenin hitamına intikal ediyor. Ondan cehenneme idhali zikrediyor. Bu acib atlamaklar içinde hangi selaset kalır? Kur'an’ın ekser yerlerinde, böyle birbirinden uzak meseleleri birleştiriyor. Böyle münasebetsiz vaziyetiyle selaset ve fesahat nerede kalır?"

"Elcevab: Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'ın esas-ı i'cazı, en mühimlerinden belagatından sonra îcazdır."

"Îcaz, i'caz-ı Kur'anın en metin ve en mühim bir esasıdır. Kur'an-ı Hakîm'de şu mu'cizane îcaz o kadar çoktur ve o kadar güzeldir ki; ehl-i tedkik, karşısında hayrettedirler.” (bk. Sözler, s. 191)

İlgili ayetlerin meali:

“Bir mehir belirlediğiniz halde onlarla birleşmeden kendilerini boşarsanız, belirlediğiniz mehirin yarısını ödemek size borçtur; ancak kadınların bağışlaması veya nikâh bağı elinde olanın hoşgörülü davranması müstesnadır. Hoşgörülü davranmanız takvaya daha uygundur. Aranızda lütufkar davranmayı unutmayın. Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.” (Bakara, 2/237)

“Namazları ve orta namazı aksatmadan kılın, huşû içinde Allah’ın huzurunda durun. Şayet (savaşta olduğu gibi) korkarsanız yaya veya binek üzerinde kılabilirsiniz. Korkunuz geçince Allah’ı, daha önce bilmediğinizi size öğrettiği gibi anın.” (Bakara, 2/238-239)

Burada şunları söyleyebiliriz:

a) Soruda işaret edildiği gibi, burada üç konu değil iki konu vardır:

Birincisi, talak (2/237), ikincisi (2/238-239) namazdır.

b) İlk ayette dünya ile ilgili bir hüküm bildirilmiş, son iki ayette de ahiretle ilgili ibadetten söz edilmiştir ki, bu denge Kur'an’da önemli bir yer sahiptir.

c) İlk ayette (ve ondan önceki ayetlerde) dünyada insanların bir nevi cenneti olan aile hayatını tanzim eden hükümlere yer verilmiş, bu son iki ayette de cennetin anahtarı olan namazdan söz edilmiştir.

d) Aile hayatını zindana çeviren genellikle gayrimeşru tutum ve davranışlardır. İlk ayette son çare olan boşanmadan bahsedilmiş, bu son iki ayette ise, “insanları her türlü hayasızlık ve kötülükten alıkoyan” (Ankebut, 29/45) namazdan bahsedilmiştir.

e) Aile hayatını ıslah eden Kur'an ve sünnet prensipleridir. Bu prensiplerin etkili hale getiren ise Allah korkusudur. İlk ve önceki ayetlerde, ailenin hukuki boyutuna işaret edilmiştir. Son iki ayette ise, netice itibariyle ailenin ıslahını sağlayan Allah korkusunu temin eden namazdan söz edilmiştir. (krş. Razi, ilgili yer)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun