Kur'an'ın genelinde konu karmaşası ve uyumsuzluk olduğu iddia ediliyor. Örneğin, Bakara 237-239. ayetlerde boşanma konusu işlenirken birden namaza geçilmesi uyumsuzluk değil midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kur’an’ın her bir uzun suresi, küçük bir Kur’an hükmündedir. Kur’an-ı Hakîm, bir irşat kitabı olarak “kelamın makamı” denilen “söz atmosferi”nin tahammülü dahilinde göz önünde bulundurulabilen en ince münasebetleri de fırsata dönüştürerek, bir çok noktayı ders veriyor. Tekrarlanan hususlar, Kur’an’ın temel mesajlarını oluşturan tevhit, nübüvvet, haşrin ispatı, adalet ve ibadetin tespiti ile veya bunlara hizmet eden bilgilerle ilgilidir. Bunların tekrarı irşat üslubunun bir gereğidir.

Dünya ve ahiretin mutluluğunu netice veren kuralları ve ahlakî değerleri ders veren bir kitaptan -belli bir veya birkaç konuyu işleyen eserlerin gösterdiği gibi- dar çerçevede bir ifade yoğunluğunu beklemek haksızlık olur.

Allah’ın sonsuz ilminden gelen Kur’an’ın ifadeleri -insanın anlaması için gereken tenezzül ve tolerans göstermişse de- yine o ilmin cilvelerini yansıtmaktadır. Bu sebeple, zahiren birbirinden çok uzak görülen iki ifade arasında -İlahî ilim tarafından kabul gören- çok ince münasebetlerin varlığını unutmamak gerekir.

Hususî olarak Bakara suresinin aile hukukundan bahseden 236 ile 240. ayetleri arasına “namazdan bahseden 237-239. ayetlerin zikredilmesinin şöyle bir inceliğine işaret edilebilir

a. İnsanların kendi aralarındaki hukukları ders verilirken, Allah’ın hukuku olan ibadetin fihristi olan namaza da yer verilmiş ve böylece her iki hakkın önemine işaret edilmiştir.

b. Ailede olması gereken hak-hukuktan bahsedilirken, bu hakların karşılıklı olarak yerine getirilmesine önemli katkı sağlayan namaz ibadetine de vurgu yapılmıştır. Çünkü, “Namaz insanı her türlü hayasızlık ve kötülükten koruyan”(Ankebut, 29/45) bir ibadet olarak, aile ortamında da haksızlığın yapılmamasını sağlayan önemli bir faktördür.

c.
İnsanların hukukuna hakkıyla riayet etmek, ancak Allah’a ve ahiret gününe iman etmekle mümkündür. Günde beş vakit namaz kılan kimse Allah’ın huzuruna çıkarak, ona karşı gereken saygı ve boyun eğmeyi öğrenecek ve bu da diğer hakları korumakta da tesirini gösterecektir.

d. Dünyevî bir muamele olan aile hukukunun pasajları arasına uhrevî bir muamele olan namaz ibadetine vurgu yapılması, İslam nazarında din ile dünyanın birbirinden ayrılamaz bir bütün olduğuna, dünyevî işlerin ahiret ekseninde yürütülmesi durumunda onların da uhrevî bir kimlik kazanacaklarına işaret edilmiştir.

Bu konuda, şeytanın bir itirazına karşı “Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın esas-ı i'câzının en mühimlerinden, belâgatinden sonra îcâzıdır. Îcaz, i'câz-ı Kur'ân'ın en metin ve en mühim bir esasıdır. Kur'ân-ı Hakîmde şu mucizâne îcaz o kadar çoktur ve o kadar güzeldir ki, ehl-i tetkik, karşısında hayrettedirler. Meselâ...” şeklinde cevap veriyor Bediüzzaman. Bu konuda tatmin edici bir bilgiye sahip olma için bk. Mektubat, Yirmi altıncı Mektup, Birinci Mebhas.  

İlave bilgi için tıklayınız: 

Ayetler arasında bir ilgi var mıdır? Yoksa her ayet müstakil midir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
BENZER SORULAR
UYGULAMALAR