Şeytan zart diye osurur, hadisi gerçekten sahih midir?

Soru Detayı

- Böyle bir şeye aklı olan inanabilir mi?
- Buharî'nin sahih hadisleri derlediği çalışmasının bir insan ürünü olduğunu unutmuyor muyuz?
- İçindeki bütün hadislerin hiçbir şüphe olmaksızın doğru olabileceğini düşünmek ne derece mantıklıdır?
- Hatadan münezzeh olduğunu söylediğimiz bir kitabı, adeta bir "kutsal" haline getirmiyor muyuz?
- Mezkur hadis buna bir örnek değil midir?
- Yoksa bu hadisin de bir sebeb-i hikmeti var mıdır? 

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu hadis rivayeti sahihtir. (bk. Buhari, Ezan, 4; Müslim, Salat,19; Ebu Davud, Salat, 31; Nesai, Ezan, 30; Darimi, Salat, 11; Muvatta, Salat/Nida, 6)

- Sahasında uzman olan şu en büyük hadis otoritelerinin “sahih” dedikleri bir hadis rivayetine “zayıf” demek gerçekten büyük cesaret ister.

- Ezan ve kametle, namaza çağrının yanında dinin temel esasları da ilân edilir. Şeytanı ve şeytan tabiatlı insanları çileden çıkaran budur. Ezan sesi ile ilâhi hakimiyetin ilanını duyan şeytan, neye uğ­radığını şaşırır, korku ve dehşete kapılır. Ansızın böyle hallere düşen insanın altına etmesi gibi o da, şeytan da sesli sesli yellenerek kaçıp gider. Böy­lece hem ezanı duymamağa çalışır, hem de ortalığı kokutur. (bk. Ayni, Umdetü'l-Kari, ilgili hadisin şerhi)

Bu tem­sil, şeytanın ve şeytan tabiatlıların en güzel şeyler karşısında bile, ortalığı kokutmaktan, kirletmekten başka bir şey yapmayacaklarına da işaret etmektedir.

- Bur rivayetlerde yer alan “şeytanın osurması” konusu iki şekilde yorumlanabilir:

Birisi: Hakiki manada kullanıldığını kabul etmek ve ezanın sesinden, sonsuz kudret sahibi olan Allah’ın büyüklüğünü duyduğu zaman, kendisinin ona karşı yaptığı isyanını hatırlayıp korkusundan yellendiğini düşünmek son derece hikmetli bir tespittir. Çünkü şeytan da yiyen ve içen ruhani bir yaratıktır. Onun da kendine has bir şekilde yellenmesi müm­kündür.

İkincisi: Bu “duratı=yellenmeyi” mecaz bir mana olarak yorumlamak mümkündür. Bu mecazi ifadeden maksat, şeytanın ezanın sesinden şiddetle kaçtığı ve ona karşı büyük bir nefret duyduğu hakikatidir.

Nitekim, büyük bir yellenmenin dışarıdaki bir sesin kulağa gelmesine engel olduğu bilinmektedir. Hadiste şeytanın bu çirkin tavrı -kötülemek için- tuhaf bir ifade tarzı olan “durat=yellenme” ile ifade edilmiştir. Müslim’in bir rivayetinde “durat” yerine “hızlı koşmak” anlamına gelen “husas” kelimesinin kullanılması da bu mecazi manayı desteklemektedir. (krş. İbn Hacer, Fethu’l-Bari, ilgili hadisin şerhi)

- Şimdi, farz edelim ki bu hadisin zahiri ifadesi bizim aklımıza sığmıyor. Ancak aklımızın alacağı bir yorumu olduğu halde, bu kadar sahih kaynaklarda yer alan bir hadisi hemen inkâr etmek, hem dini hem de akli ihtiyata uygun olmadığını düşünüyoruz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun