"Bir beldede ezan okunduğunda, Allah orayı o gün azabından emin kılar." şeklinde bir hadisi var mıdır? Varsa İslam ülkelerindeki felaketler azap değil midir?

Tarih: 29.06.2011 - 08:49 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Mâlik (ra), Resûllüllah (asm) Efendimiz'den şöyle rivâyet etmiştir:

"Bir köyde (kasaba veya şehirde) müezzin ezan okuduğunda, Allah o gün orayı azâbından emin kılar." (Taberânî, Mucemüs-Sağîr, 1/351)

Zulümler, isyanlar, azgınlık ve taşkınlıklar belâ ve musîbetleri dâvet ettiği gibi, hayırlar-hasenâtlar, ibâdet ve tâatler, duâ ve tazarrûlar da belâ ve musîbetlere set olurlar. İşte bu setlerin en mühimlerinden biri de ezandır. İslâm dininin şeâirinden yani mukaddes alâmetlerinden biri olan ezan, musîbetlere karşı bir kalkandır. (İmam Taberâni, Mu’cemu’s-Sağir Tercüme ve Şerhi, Mutlu Yayınları: 1/473)

Ezan, İslam'ın temel prensiplerini kendinde toplayan dînî bir tebliğ, bir davettir. Bunu duyup dinleyen ve kalben inanarak tekrar eden ve buna uygun bir hayat yaşayan bir mümin, istikamet üzere olduğu, sahih bir iman ve sâlih bir amele sahip bulunduğu için Allah'a her ezandan sonra dua eder.

Ezan okunduğu hâlde Müslümanların yaşadığı beldelere gelen musibetleri şöyle değerlendirebiliriz:

1. Azabından emin kılması, o bölgenin büyük felaketlerle tamamını helak olmaktan koruması anlamına gelir. Nitekiz azab edilen kavimlerin -iman eden bir kaç kişi istisna- tamamı helak edilmiştir. Kimse o azabdan kurtulamamıştır. Yoksa tamamen güllük gülistanlık olmasını beklemek imtihana da aykırıdır.

2. Ezanın içinde barındırdığı bir mana vardır. Müslüman toplum bu manaya yaklaştığı müddetçe felaha kavuşur. Bir beldede ezan okunmasına rağmen toplumun ekserisi namazdan uzaksa, camilerde bir saf dolmuyorsa, demekki bazı şeyler sadece şekilde kalmaktadır. Sinelere inmemiştir. Hâl böyle olunca, ezanın o zırhının içine girilmemiş olunur. O zırhın içine dahil olunmayınca musibetler elbette gelir.

Ezanın faziletiyle ilgili iki hadis meali:

Ebû Hureyre (ra) anlatıyor: Rasûlullah (asm) buyurdular ki:

“İnsanlar, eğer ezan okumak ile namazın ilk safında yer almada ne (gibi bir hayır ve bereket) olduğunu bilseler, sonra da bunu elde etmek için kura çekmekten başka çare kalmasaydı, mutlaka kuraya başvururlardı.” (Buhârî, Ezan 9)

Bilal (ra) (bir gün) ezanı bitirip susunca, Efendimiz (asm) buyurdular ki:

“Kim bunun mislini kesin bir inançla söylerse cennete girer.” (Nesaî, Ezan 34)

Bunları ve benzeri hadisleri değerlendirme konusunda bilgi için tıklayınız:

Okunan dualara verilen sevaplarla ilgili rivayetler var. Dualara vadedilen netice ve sevaplara kavuşmanın şartları nelerdir? O duayı her okuyan o sevabı alabilir mi?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun