Ra'd Suresi 31. ayette geçen "Eğer kendisi ile dağların yürütüldüğü, yahut arzın parçalandığı, yahut ölülerin konuşturulduğu bir Kur'an olsaydı!..." Kur'an'da mucize olmadığı anlamına mı gelir?

Tarih: 04.05.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Müfessirlerin bir çoğuna göre, “Eğer kendisiyle dağların yürütüldüğü, yahut arzın parçalandığı, yahut ölülerin konuşturulduğu bir Kur'an olsaydı!...” şart cümlesinin cevabı mealen -mukadder olan “İşte o bu Kur’an olurdu.” ifadesidir.(bk. Zemahşerî, İbn Kesir, ilgili ayetin tefsiri).

- Rivayet göre, müşrikler, Peygamberimiz (a.s.m)’e “Eğer gerçekten peygamber isen, Mekke dağlarını yürüt -yeri düz et- ki ekin ekelim, yahut yeri parçala/içinden ırmaklar aksın, Süleyman peygamber gibi kısa bir zamanda mesafeleri katedelim, bir de İsa peygamber gibi ölülerimizi dirilt de sana inanalım.” deyince, bu ayet inmiştir.(İbn Kesir, a.g.y).

- Buna göre ayette şu anlatılıyor: “Eğer peygamberlere verilen kitaplardan biriyle bu işler yapılsaydı, -kuşkusuz- hepsinden üstün ve bir çok yönden parlak mucizeler ihtiva eden bu Kur’an olacaktı. Ancak, bu gibi şeyler imtihan sırrına ve ilahî hikmete aykırıdır. Bu ifadeyle Allah Kur’an’ı özellikle övmüştür." (İbn Kesir, Razî, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri).

- Bilindiği gibi, diğer peygamberlerin hissî, lokal, geçici mucizelerine karşılık, Hz. Muhammed (a.s.m)’e -pek çok hissî mucizelerin yanında- en büyük mucize olarak Kur’an gibi makul, sürekli, cihanşümul bir mucize verilmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun