Hanefi, Şafi ve diğer mezheplere göre Kur'an-ı Kerim’ i dinlemek farz mı, vacip mi, sünnet mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

A'raf suresinin 204. âyetini değerlendiren Hanefî âlimleri, buradaki emrin hem namazda ve hutbede hem de namaz dışında geçerli olduğu görüşündedir.

Bu görüşü savunan Hanefî mezhebi âlimlerine göre, Kur’an’ı dinlemek vaciptir. Eğer bir yerde fıkıh yazan (ilimle meşgul olan) bir kimse olduğu hâlde, birisi orada Kur’an okur da o kimse de meşguliyetinden ötürü dinleyemezse okuyan günahkâr olur. (el-Bahru’r-Râik- şamile- 3/372)

Ancak Hanefî mezhebinde bu dinlemenin (vacip olarak) farz-ı ayın mı yahut farz-ı kifâye mi olduğu konusunda farklı görüşler vardır. En sahih olan görüşe göre bunun farz-ı kifâye olmasıdır. Yani Kur’an okuyanı dinleyen bazı kimseler varsa, vacibin yerine gelmesi için bu yeterli olur.

Ayrıca canlı yayın olmaksızın bilgisayar, teyp, radyo gibi aletlerden okunan Kur'an'ı dinlemek de farz değildir. Fakat dinlenirse sevap alınır. (bk. Elmalılı Hamdi, Hak Dini, A'raf Suresi 204. âyetin tefsiri)

Şafiiler dahil, Hanefîlerin dışında kalan mezheplerin hepsi, okunan Kur’an’ı dinlemenin sünnet olduğu görüşündedir. Onlara göre A'raf suresinin ilgili âyeti, namazın dışında kalan kıraat için değildir.

Bu âlimlerin (cumhurun) dayanağı söz konusu ayetin, namaz içinde ve hutbe esnasında olduğuna dair gelen sahih bazı hadis rivayetleridir. (bk. Taberî, Razî, İbn Kesir, ilgili âyetin tefsiri)

Bununla beraber, Kur’an’ın okunduğu yerde bulunup da -lüzumlu bir işle meşgul olmadığı sürece- onu dinlemek, bir saygıyı gösterme bakımından çok önem arz eder.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR