Nisa suresi 25. ayete göre, evlilere verilecek zina cezasının sopa olduğu söylenebilir mi?

Soru Detayı

- Nisa suresi 25. ayette evli cariyelere verilecek zina cezasının hür kadınlara verilecek cezanın yarısı olduğu yazıyor. Bu ayetten yola çıkarak Kur'an'da zinanın cezasının sopa cezası olduğunu çıkarabilir miyiz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Söz konusu ayetin ilgili cümlesinin meali şöyledir:

“Cariyeler evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının/azabının yarısı uygulanır.”(Nisa, 4/25).

- Fırka-i dalleden Hariciler, bu ayete dayanarak İslam’da Recm cezasının olmadığını savunmuşlardır. (bk. Razî, Nisabûrî, Şa’ravî, ilgili ayetin tefsiri)

- Bu ayetin ifadesinin anlaşılmasındaki zorluk eskiden beri alimlerin dikkatini çekmiş ve bunu anlamaya gayret göstermişlerdir. Biz de gerek onların görüşleri gerekse ayetin ifadesinden anlaşılması mümkün olan bazı noktaları zikrederek haricilere cevap vermeye çalışacağız:

1) Önce şunu belirtelim ki, İslam alimlerinin/ehl-i sünnet alimlerinin cumhuruna göre, İslam’da Recm cezası vardır. Bu bir icmadır. İcma ise, edille-i şeriyeden biridir.

2) Ayetin ifadesinde “Muhsanat” kelimesi iki defa yer almıştır. Bu kelime, evli olan manasına geldiği gibi, hür olan kadınlar manasına da gelir. Ayetin başında zikredilen “Muhsanat” kelimesi evli kadınlar değil, “hür” olan kadınlar manasında kullanılmıştır. (Şa’ravî, ilgili ayetin tefsiri)

Nitekim meallerde de bu anlam verilmiştir: “İçinizden, imanlı hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan) cariyelerinizden alsın.”

Bu sebeple, ayetin son kısmında kullanılan “Muhsanat” kelimesi de aynı şekilde “hür” kadınlar anlamındadır. Çünkü, Arapça gramer kaidesi gereğince, “el-Muhsanat” başında bulunan “El” takısı, bir tarif edatı olup, bir önceki aynı kelimeye işaret eder. (İbn Kesir, ilgili ayetin tefsiri)

- Keza Gramer kuralına göre, bir kelime aynı yerde iki defa “el” takılı olarak marife şeklinde kullanılırsa, ikinci kelime birinci kelimenin aynısıdır.

Bu sebeple bu ayetin ilgili cümlesinde tekrar edilen “el-Muhasanat”tan maksat, hür kadınlar demektir. (bk. eş-Şenkîtî, Advau’l-Enbâ, ilgili ayetin tefsiri)

3) Recmin bölünmesi mümkün olmadığına göre, ortada recmin uygulandığını gösteren sahih hadisler olduğuna göre, bu ayetin tevilini Sünnete uygun yapmak gerekir. Çünkü, Kur’an’ın ilgili hükmü, sözlüdür tevile ve ihtimallere açıktır. Sünnette uygulanan Recim hükmü ise fiilidir, kabil-i tevil değildir. O halde ayetin ifadesi, fiilen uygulanmış sünnetin hükmüne ters düşmeyecek şekilde anlaşılmalıdır. Öyleyse ayette yer alan “el-Muhsanat” kelimesini -evli değil- hür kadınlar manasında anlamak şarttır. (krş. eş-Şa’ravî, a.y)

- Sahih sünnet ile ayetin ifadesi arasında görünürde var olan çelişkiyi ortadan kaldıracak bir tefsir şekli, İslam’ın ruhuna daha uygundur ve bu açıdan da yegâne çözüm yoludur.

- Çünkü recmin uygulandığını gösteren sahih hadisler vardır.

Bunlardan biri şöyledir. Hz. Ebu Hureyre ve Hz. Zeyd b. Halid el-Cüheni’den yapılan rivayete göre;

“Bedevi Araplardan iki kişi Resulullah’ın huzuruna vardılar ve onlardan biri: ‘Ey Allah’ın Resulü! Benim oğlum şu adamın yanında ücretli / işçi olarak çalışırken karısıyla zina etti. Ben de oğlumun (bu suçundan dolayı) fidye olarak bu adama yüz koyun bir de hizmetçi / köle verdim. Sonra ehl-i ilimden sordum bana: ‘Oğluma yüz değnek bir de bir yıl sürgün cezası olduğunu, onun karısına da recim cezası olduğunu.’ bildirdiler.

(Adamı dinleyen) Hz. Peygamber: ‘Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, ben şimdi aranızda şanı yüce Allah’ın kitabıyla hükmedeceğim: Verdiğin yüz koyun ile hizmetçi / köle sana geri verilecek; oğluna yüz değnek ve bir yıl sürgün cezası uygulanacaktır” diye buyurdu sonra da Üneys(el-Eslemî)’ye dönerek ‘Ya Üneys! Bu adamın karısının yanına git, eğer suçunu itiraf ederse onu recmet.’ dedi. Kadın suçunu itiraf etti ve recmedildi.” (bk. Buhari, Hudud, 30; Müslim, Hudud, 25; Ebu Davud, Hudud, 25; Tirmizi, Hudud,8; Nesaî, Kudat,22; İbn Mace, Hudud, 7; Darimi, Hudud, 12; İbn Hanbel, 4/115-116)

- Dikkat çekici bir husus da şudur ki; Bu sahih hadisin ifadesine göre, Hz. Peygamber bekar olana yüz değnek, evli olan kadına recim cezasını verirken, “Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, ben şimdi aranızda şanı yüce Allah’ın kitabıyla hükmedeceğim.” demesidir. Demek ki, Hz. Peygamber beş vakit farz namazların rekat sayısını, nasıl kılınacağını ve daha birçok ibadet konusuyla alakalı hükümleri -Kur’an’da açıkça belirtilmemiş olmasına rağmen- onları Tebyin/Kur’an’ı açıklama vazifesi çerçevesinde açıkladığı gibi, recim cezasını da bizim görmediğimiz bir şekilde Kur’an’da var olan işaretlerinden anlamıştır.

Bu sahih hadislerdeki ifadesinden öyle anlaşılıyor. Bu hakikat, İmam-ı Şafii’nin “Hz. Peygamberin sünneti Kur’an’ın bir açıklamasıdır” şeklindeki hükmünde ne kadar haklı olduğunu göstermektedir.

4) İmam Şafii bu ayete dayanarak cariyeler için recim cezasının söz konusu olmadığını belirtmiştir. Çünkü recim ölüm anlamına geldiğine göre, bunun yarılanması mümkün değildir. O halde yarılanabilen bir cezadan söz edilmektedir ki, o da hür-bekâr kadınların cezası olan yüz değnektir. Demek ki, bu ayette, cariyeler için tespit edilen yalnız hür-bekâr kadınlara verilen cezası olan yüz değneğin yarısı olan elli değnekten söz edilmiştir. (bk. İbn Kesir, a.y)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR