Nur suresindeki zina cezasının hükmünde, bekar ya da evli olarak belirtmemesinin hikmeti nedir?

Tarih: 28.09.2013 - 14:37 | Güncelleme:

Soru Detayı

"Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dininde (hükümlerini uygularken) onlara acıyacağınız tutmasın. Müminlerden bir gurup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun." (Nur, 24/2)

- Bu surede bekar ya da evli olarak geçmemesi, bunu hadislerden öğrenmemizin hikmeti nedir acaba?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Nur suresinin ikinci ayetinde, zina suçu için belirlenen yüz değnek cezası, bekar veya evli vasıfları kullanılmadan mutlak olarak ifade edilmiştir. Burada bir iki noktaya dikkat çekerek konuya açıklık getirmeye çalışacağız:

a) İslamî hükümlerin Kitap ve Sünnet olmak üzere iki kaynağı vardır. Kur’an’da bekarlar için “yüz değnek” cezası, Sünnette ise “Recim” cezası ön görülmüştür.

Namaz, oruç, hac, zekât gibi temel İslamî hükümlerin tamamlanması sünnete bırakıldığı gibi, zina suçunun önemli bir bölümü olan recim de sünnete bırakılmıştır.  

Genel olarak zina suçunun bekâr olanlarda daha fazla olma ihtimalinin bulunmasına binaen, birinci teşri kaynağı olan Kur’an’da yer alması daha uygundur.

b) Yeni hükümlerin ortaya konulması, doğan yeni maslahatlara bağlıdır. Farklı dinlerin farklı hükümler ihtiva etmesi de bu hikmetten kaynaklanmaktadır. Buna göre, önce ayette hem bekâr hem de evli olanlar için “yüz değnek” cezası hükmünün verilmesi, daha sonra maslahatın gerektirmesinden ötürü, sünnetle evliler için “recim” cezasının uygulamaya konulmuş olması mümkündür. Nitekim, Hz. Ali’nin aynı kişiye hem değnek hem de recim cezasını uyguladığına dair rivayetler vardır. (krş. Razî, ilgili ayetin tefsiri)

c) Recim cezası mütevatir haberle sabittir. Ebu Bekir, Ömer, Ali, Cabir, Said el-Hudri, Ebu Hüreyre, Büreyde el-Eslemi, Zeyd b. Halid ve daha başka sahabilerin (r. anhüm) recmettikleri bilinmektedir. (bk. Razî, a.y.)

Böyle çok ağır bir cezanın sünnetle tespit edilmesi, diğer bir -çok hükümlerde olduğu gibi- Sünnetin dindeki önemi ve teşriin ikinci kaynağı olduğunu ümmete ders vermeye yönelik olabilir.

d) “Zina eden kadınlarınız hakkında dört şahit isteyin. Eğer dört kişi şahitlik ederlerse, ölüm kendilerini alıp götürünceye veya Allah kendilerine bir yol gösterinceye kadar onları evlerde alıkoyun. Sizden iki kişi fuhuş yaparsa onlara eziyet edin. Eğer tövbe edip hallerini ıslah ederlerse onları cezalandırmaktan vazgeçin. Çünkü Allah, Tevvab ve Rahîmdir / tövbeleri kabul eder ve çok merhametlidir.” (Nisa, 4/15-16)

mealindeki ayetlerde zina suçunun cezası “ev hapsi” ve “uygun bir eziyet” cezası söz konusudur.

Bu ayetlerdeki hükümler, Nur suresindeki ayetle neshedilmiştir. (Kurtubî, Nisa, ilgili ayetlerin tefsiri)

Buna göre denilebilir ki, oldukça hafif görülen Nisa suresindeki cezalar ile,onları  nesheden Nur suresindeki ayetin hükmü arasında aklın zahiri nazarında fazla bir uçurum görünmemesi için ilahi hikmet, Neshedici ayet olan Nur suresinin ayetinde “recim” gibi ağır bir hüküm değil, “yüz değnek” gibi biraz daha hafif bir cezaya yer vermiştir.

Ancak maslahat ve caydırıcılık bakımından daha ağır bir ceza olan “recim” cezasına da yer verilmiş, fakat bu durum teşriin ikinci kaynağı olan sünnette arz edilmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun