Muhammed abdest almayı kimden öğrendi?

Tarih: 03.05.2022 - 17:25 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Alâk suresinin 9. ve 10. ayetinde geçen "Sen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü?" ifadesinden, Kur’an ayetleri inmeye başlamadan önce Muhammed’in namaz kıldığını anlıyoruz.
- Üstelik Mekke’de namazları 2 rekat olarak kıldığını biliyoruz. Buna rağmen Namazların rekatları konusunda ise, açık bir ayet yoktur. Sadece bu konuda “Namazı benden gördüğünüz gibi kılınız.” anlamında hadisler vardır.
- Abdest ile ilgili ayet ise (Maide Suresi-6) Medine döneminde indirilmiştir. Mekke’de indirildiğini ancak -zorlamalı bir görüşle- önemine binaen Medine’de farz olduğunu söyleyenler de mevcuttur.
- Muhammed abdest almayı Cebrail’den öğrenmişse, bununla ilgili ayet neden Mekke’de iken Müslümanlara açıklanmadı ve vahiy katiplerine yazdırılmadı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Âlimlerin bildirdiğine göre, Hz. Peygamber (asm) beş vakit namazın farz kılındığı miraç olayından önce, Mekke’de sabah ve akşam olmak üzere iki vakit namaz kılardı. Bu iki vakit namazın sünnet olarak kılındığını söyleyenler yanında bunların farz olduğunu bildiren alimler de vardır. Bunların farz olarak kılındığını söyleyen âlimlerin delili:

“Resulüm! Sen onların söylediklerini sabırla karşıla; güneş doğmadan ve batmadan önce rabbini hamd / övgü ve tesbih ile an.”(1)

mealindeki ayet ve benzeri ayetlerdir.(2)

Buna göre Alak suresinde söz konusu edilen namazdan maksat, beş vakit namazın farz kılınmasından önce Hz. Peygamberin (asm) -sünnet veya farz olarak- kıldığı namazdır.

Soruda "Sen, namaz kılan kulu bundan men edeni gördün mü?" ifadesinden Kur'an ayetleri inmeye başlamadan önce Muhammed’in namaz kıldığını anlıyoruz.” iddiası yanlış ve mesnetsizdir. Bu ayetten öyle bir şey anlaşılmaz. Alak suresinin ilk 5 ayeti ilk vahiy olarak nazil olmuştur. Surenin geri kalan ayetlerinin de hemen bunların peşi sıra indiğine dair kesin bir bilgimiz yoktur. Miraç olayı, Alak suresinin ilk beş ayetinin inmesinden 10-12 yıl sonra gerçekleşmiştir. Bu namazların o zaman dilimlerinde kılınması ve Ebu Cehil’in bir gün o namaza müdahale etmeye teşebbüs etmesi, neden ille de vahyin başlamasından önce olsun. Bunun bir mantığı var mı?

Keza, Hz. Peygamber (asm) namaz için dediğinin bir benzerini abdest için de söylemiştir:

Abdest aldıktan sonra “Kim benim abdest aldığım gibi abdest alıp, içinde nefsini düşünmediği iki rekat namaz kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır.”(3)

Kaynaklarda, İslam’ın ilk dönemlerinden itibaren namaz ibadetinin mevcut olduğu ve beş vakit namaz farz kılınmadan önce sabah ve akşam olmak üzere günde iki vakit namaz kılındığı belirtilmektedir. Kur'an’daki bazı ayetlerin(4) bu iki vakit namaza işaret ettiği görüşünde olanlar da vardır.(5)

Vahyin başlangıç döneminde -bazı kaynaklara göre Müddessir suresinin 1-3. ayetleri nazil olunca- Hz. Cebrail, Hz. Peygamber’i (asm) Mekke’nin yakınlarındaki bir vadiye götürmüş, orada fışkıran su ile önce kendisi, sonra Resûl-i Ekrem abdest almış, ardından Resulullah’a namaz kıldırmıştır.

Bunun üzerine Hz. Peygamber (asm) sevinçli bir şekilde eve gelmiş, Hz. Hatice’nin elinden tutarak oraya götürmüş ve aynı şekilde onunla birlikte abdest alıp iki rekat namaz kılmışlardır.(6)

Üsâme b. Zeyd’in, babası Zeyd b. Harise’ye dayanarak rivayet ettiği bir başka hadise göre abdest ve namaz, ilk gelen vahiyle birlikte Cebrail Aleyhisselâm tarafından Hz. Peygambere (asm) öğretilmiştir.(7)

Abdest ile ilgili ayet (Maide Suresi-6) Medine döneminde indirilmiştir.

Hz. Cebrail’in Hz. Peygamber’e (asm)  namaz ve abdesti öğreterek birlikte abdest alıp namaz kıldıkları ve söz konusu ayetin nüzulünden önce asla abdestsiz namaz kılınmadığı, siyer âlimlerinin üzerinde ittifak ettikleri bir husustur. Abdestin ilgili ayetle farz kılındığı, daha önceleri ise namaz için abdest almanın mendub olduğu yolundaki münferit görüşler bir yana, bütün Müslüman âlimler abdestin Cebrail’in öğretmesiyle Mekke’de namazla birlikte farz kılındığını, zikredilen ayetin de mevcut bir hükmün ehemmiyetine binaen teyit ve takriri mahiyetinde olduğunu kabul ederler.

Böylece abdest, üzerinde ihtilâf söz konusu olamayacak kesin ve müstakil bir nassa dayandırılmış olup, namaza bağlı tali bir hüküm mülahazasıyla zamanla önemsenmeyerek ihmal edilmesi ihtimali ortadan kaldırılmıştır.(8)

Kur'an’da, namazların belli vakitlerde farz kılındığı (bk. Nisâ, 4/103) ve kıyam, kıraat, rükû ve secde gibi birtakım rükünlerinin olduğu bildirilmiş; söz konusu ibadetin ayrıntıları ve namaz içerisinde yapılması gereken diğer davranışlar ile ilgili hususlar Hz. Peygamberin (asm) sünneti ile sabit olmuştur.(9)

Hz. Peygamber (asm), “Beni namazı nasıl kılarken gördüyseniz siz de öyle kılınız.” (Buhârî, Ezan, 18) buyurmuştur.

Buna göre namazla ilgili genel hüküm, rükün ve şartlar Kur'an’la; bunlara ilişkin ayrıntılar ise Resûl-i Ekrem’in (asm) sünnetiyle belirlenmiştir.

Bunun hikmetlerinden biri şudur:

Diğer ibadetlerde olduğu gibi namazla ilgili hususların önemli bir kısmı Kur'an’da, diğer bazı detayların da sünnetle bildirilmesi, Hz. Peygamberin (asm) -ister Kur'an, ister sünnetle sabit olsun-, dindeki icraatlarının hepsinin -farz ve sünnet keyfiyeti bakımından- aynı seviyede önemli olduğunu göstermeye yöneliktir.

Diğer bir ifadeyle, ibadetlerin bir kısmının Hz. Peygamberin (asm) sünnetiyle tespit edilmesi, onun -haşa, sadece vahyin bir postacısı değil- aktif bir unsuru olduğunu bildirmek içindir.

“Peygamber size ne verirse onu alın, sizi neden menederse ondan geri durun; Allah'tan sakının, doğrusu Allah'ın cezalandırması çetindir.”(10)

mealindeki ayette onun dini hükümler konusunda aktif rolüne işaret edilmiştir.

Kaynaklar:

1) Kaf, 50/39.
2) bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bari, 8/670-671; Tuhfetu’l-ahvezi, 9/169.
3) bk. Buhari, 159.
4) Tâhâ 20/130; Mümin 40/55.
5) Tecrid Tercemesi, II, 279; Şevkânî, IV, 497.
6) İbn Hişâm, I, 243-245.
7) bk. Ahmed b. Hanbel, 29/25, hno: 17480; İbn Mace, 462; Beyhaki, es-Sünenu’l-Kübra, 756; Hâkim, 4958.
8) Abdulkadir Şener, “Abdest”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 1/69.
9) Buhârî, Ezân, 95; Müslim, Salât, 45.
10) Haşr, 59/7.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun