Miraç olayından önceki dönemde namaz ibadeti var mıydı?

Miraç olayından önceki dönemde namaz ibadeti var mıydı?
Tarih: 10.02.2021 - 15:36 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Beş vakit namazın Miraç mucizesinde farz kılındığını biliyoruz. Bundan önce Peygamber Efendimizin veya sahabilerin kıldığı bir namaz var mıydı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Konuya iki açıdan bakmak daha uygun olacaktır:

1. Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) Efendimize peygamberlik gelmeden önceki namaz ibadeti

Hz. Muhammed (asm) Efendimize nübüvvet yani peygamberlik verilmeden önce belli bir namaz kılıp kılmadığı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır.(1)

Efendimizin nübüvvetten önce diğer insanlardan farklı olarak kıldığı herhangi bir namazının olmadığına dair görüş bildirenler vardır.(2)

Ancak, üzerine farz olmasa da daha önce özellikle Hanif dinine ait bazı ibadetleri yaptığını biliyoruz.

Örneğin  Hz. Muhammed’e (asm) peygamberlik gelmeden önce ne yaptığına dair, Hz. Aişe’ye dayandırılan bir rivayette “Kendisine yalnızlık sevdirildi. Hira mağarasında kaldığı gecelerce tehannüste bulunuyordu.”(3) ifadesi geçmektedir.

Burada geçen "tehannüs" ile ilgili farklı görüşler vardır. Zühri bunun ibadet olduğunu.(4) hadis şârihleri ise günahtan kaçınma olduğunu söylemişlerdir.(5)

İbn-i Hişam’ın tehannüs ile alakalı yaptığı açıklamaya dayanarak bazı kimseler(6) Hz. Muhammed (asm)’in Hz. İbrahim’in dini üzere ibadet yaptığını belirtir.(7)

Bunun manasının, yaratıcıyı tefekkür etmek, yalnız kalıp düşünmek, kulluk etmek anlamlarında olduğunu söyleyenler de vardır.(8)

Ancak bu iki görüşün de kastedilmiş olması mümkündür. Zira namaz ibadeti de diğer ibadetler de ibadet kavramı içine girmektedir.

Nitekim, İslam öncesi Hicaz bölgesindeki Arap toplumunda Hz. İbrahim’in tebliğ ettiği tevhid dininin etkilerinin ve bazı ibadet türlerinin usul ve mahiyet değiştirerek de olsa devam ettiği, Ebu Zer el-Gıfâri ve Zeyd b. Amr b. Nüfeyl gibi bu dine tabi olup Hanif diye isimlendirilen kimselerin Kabe’ye yönelerek namaz kılmaları(9) “Hanif dini üzere namaz kılmış olabileceği” fikrini desteklemektedir.

Ayetlerde ifade edildiğine göre, Hz. İbrahim (as), namaza ayrı bir önem vermiş ve neslinden gelecek olanların namaz kılan kimseler olması için Allah’a duada bulunmuştur. Hz. İbrahim’in neslinde gelen bir kimse olarak Hz. Peygamber (asm) Efendimizin peygamberlikten önce de Hira’da veya uygun bulduğu mekanlarda Hanifler gibi ibadet ettiği ve mahiyetini bilmesek de namaz kıldığı söylenebilir.

2. Peygamber Efendimize peygamberlik geldikten sonra, Miraca kadarki dönemde namaz ibadeti

Beş vakit namaz farz olmadan evvel Hz. Peygamber (asm) namazlarını ikişer rekat olarak kılıyordu.(10)

Başlangıçta namazın bir vakit olduğu, daha sonra iki vakte çıkarıldığı ya da baştan itibaren iki vakit olarak kılındığı şeklinde farklı görüşler bulunmaktadır. Tek vakit olduğunda Güneş'in batmasından önce iki rekâtın kılındığı, daha sonra Güneş'in doğmasından önce iki rekatlık namaz eklenerek iki vakit olduğuna dair rivayetler bulunmaktadır.

Bu rivayetlere göre Miraç Gecesi'nde beş vakit namazın farz kılınmasına kadar, namaz iki vakit olarak ikişer rekat devam etmiştir.(11)

Kur'an’da namazın iki vakti ile alakalı deliller bulunmaktadır.(12)

Hz. Muhammed (asm), yaklaşık üç yıl kadar devam eden bir süre içerisinde, gerek evinde gerek ıssız dağ eteklerinde, tenha olan öğle vaktinde, Harem’de namaz kılmış, bazen de Hz. Ali ile birlikte Mekke dışındaki vadilerde akşam namazını kıldığına dair rivayetler bulunmaktadır.(13)

İlk Müslümanlar da Mekke içinde gizli yer bulamadıklarında şehir dışına çıkıp ıssız yerlerde ve zaman zaman mescit haline getirdikleri Erkam adlı sahabinin evinde namaz kılmışlardır.(14)

Hz. Peygamber (asm) ve O’na inanan az sayıdaki cemaatinin Kabe avlusunda ibadet etmeleri düşmanlıkla karşılanmış ve burada Kur'an okumaları yasaklanmıştır. İbn Mesud’a dayanan sahih senetli bir rivayette “Ömer Müslüman olana kadar biz Kâbe avlusunda namaz kılamıyorduk.”(15) şeklinde bir haber nakledilir.

Habeşistan’a hicret peygamberliğin altıncı yılında gerçekleşmiş ve Hz. Ömer de bu tarihlerde Müslüman olmuştur. Habeşistan’a hicretten önceki iki yıllık aleni tebliğ ile yaklaşık üç yıl kadar süren sınırlı davet dönemi içinde de Hz. Muhammed (asm) az sayıdaki cemaatiyle ev ortamında gece geç saatlere kadar namaz kılmıştır.

Böylece, İslam’ın ilk yıllarında namaz, sabah ve akşam kılınan ikişer rekattan ibaret iken,(16) Miraç olayından sonra beş vakit olarak farz kılınmıştır. İkişer rekat olan bu namazlardan öğle, ikindi ve yatsı namazları dörder rekata çıkarılmıştır.(17)

Bazı İslam alimleri, Miraç hadisesinden önce farz namazın olmadığını söylemekle birlikte, gece namazının Hz. Peygambere (asm) emredildiğini belirtirler.

Buna delil olarak da “Ey örtüsüne bürünmüş nebi / resul gece kalk, kıyam et.”(18) mealindeki ayetini baz alırlar.

Gece kıyamı yani kalkış, maksada göre kapsamlı manalar ifade edebilir. Sözün devamında “Kur’an’ı yavaş oku”, “Rabbinin ismini zikret” ve “Rabbine yönel” gibi ifadelerin gelmesinden anlaşıldığına göre, maksat, ibadet için kalkmaktır. Müfessirler bunun “namaza kalk” demek olduğunu ifade ediyorlar ki bunun iki izah şekli vardır:

Birisi: “Namaza kalk” takdirinde olması, diğeri de “kıyam” tabirinin doğrudan doğruya namaz manasına olmasıdır. Onun için “kıyam-ı leyl” sözü, “gece namazı”nı ifade etmekte şer’i örf olmuştur.

Bu ayetlerden Hz. Muhammed (asm) Efendimize gece namazının farz olduğunu anlıyoruz. Hz. Muhammed (asm) bu emirle birlikte gece namazı kılıyor, Onunla birlikte sahabiler de Ramazan ayında olduğu gibi her gece uzun uzun gece namazı kılıyorlardı. Bu surenin sonunda olan “Rabbin biliyor ki sen kalkıyorsun.”(19) ayeti ile teheccüt namazının vacipliği ümmet hakkında kaldırılmış,(20) Hz. Muhammed (asm) için ise “Gecenin bir kısmında da sana mahsus bir nafile kılmak için uyan.”(21) emrinin yürürlükte olduğu anlaşılmıştır.

Hz. Peygamber’in (asm) önce gece namazını mı yoksa sabah-akşam olmak üzere iki vakit namaz mı kıldığı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır.

Ebu İshak el-Harbi, ilk defa sabah ve yatsı namazının farz kılındığını söylemiştir. İmam Şafi gibi bazı fakihler ise, gece namazının bidayette farz kılındığını, ancak “Senin gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını, üçte birini yatmadan geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğu da Rabbin elbet biliyor.”(22) ayetinin nüzulünden sonra bu farziyetin neshedildiğini bildirmektedirler. Onlara göre, gecenin bir kısmında kalkmak farzdı.(23)

Beş vakit namaz farz olunca gece namazının farziyeti neshedilmiştir.(24)

Teheccüt namazı, Hz. Aişe’den gelen bir rivayete göre, peygamberliğin gelmesinin ilk yılının ortalarında nazil olan Müzzemmil Suresinin baş tarafı ile farz kılınmıştı. Ancak bu namazın farziyeti, bir veya bir buçuk sene sonra bu surenin son ayeti ile ümmetten kaldırılmış ve nafile hükmü konmuştur.(25)

Kaynaklar:

1) Fahri Kamili, İslâm Fıkhında Namaz İbadeti, Bursa Uludağ Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi, Bursa 2006, s. 48.
2) Ebû Nasr Tâcüddîn Abdülvehhâb b. Alî b. Abdilkâfî es-Sübkî , Cem'u'l-Cevâmi', (Bennâî haşiyesi ile birlikte), Beyrut: Daru'l-Fikr, 1982, II, 325.
3) Buhârî, “Bed’u’l-Vahy,” 3; Müslim, “İman,” 252; İbn Hanbel, Müsned, VI, 233.
4) İbn Hacer Askalânî, Fethû'l-Bârî bi Şerhi Sahihi’I- Buhari, Thk. Abdulaziz b. Baz, Daru’l- Fikr, Beyrut, 1993, I, 34.
5) Askalânî, Fethû'l-Bârî, 1/34.
6) Kamili, Namaz İbadet, s. 38
7) Ebu Muhammed Abdulmelik b. Hişam, es-Siyretu 'n-Nebeviyye, Thk. Mustafa es-Saka, İbrahim el- Enbârî, Abdulhafiz eş-Şelebi, Dimeşk: Dâru İbn Kesir, 2005, s. 215; Yiğit, Namazın Tarihçesi, s. 24
8) Yazır, Hak Dini, XIII,5424; İbn Âşûr, et-Tahîr, II,172; İbrahim Efendioğlu, Müdrec, DİA, İstanbul, 2006, XXXI,474.
9) İbn Habib, Ebu Cafer Muhammed, el-Muhabber, Daru'l-fikri'l-Cedide,.y.y., l361, s. 171-172; Muslim, “Fedailu's-Sahabe,” hadis no: 6309.
10) Mâlik, Muvatta’, “Kasru’s-Salât,” 8; İbn Hanbel, VI, 272; Buhârî, “Salât,” 1.
11) Yiğit, İsmâil, “Siyer Kaynaklarına Göre Seferîlik”, Tartışmalı İlmi Toplantılar Dizisi, Seferîlik ve Hükümleri, İstanbul: Ensar Neşriyat, 1997, s.71; TDV, İlmiha,l I,219-220.
12) Mü’min 40/55; Taha 20/130.
13) Mehmet Aydın, Hıristiyanlık, DİA, İstanbul 1998, XVII, 351.
14) İbn Hisâm, es-Sîretü’n-Nebeviyye, (Tah. Mustafa es-Sekâ vd.), Kahire, ty., I, 244
15) Balcı, Hz. Peygamber ve Namaz, s. 45.
16) Osman Şahin, İslâm Hukukunda Seferîlik ve Hükümleri, Samsun, 2009, s.238
17) Ahmed b. Yahyâ el-Belâzurî, Ensâbü’l-Esrâf, (Tah. Muhammed Humeydullah), Mısır: Daru’l-Meârf, 1959, I, 257, 271; Mustafa Asım Köksal, İslâm Tarihi, Şamil Yay., İstanbul, 1987, VIII, 98.
18) Müddessir 1/5; Müzemmil 73/1,2 ;İsrâ 17/79.
19) Müzzemmil 73/20.
20) Ebû Bekr, Ahmed b. Ali er-Râzî el-Cessâs, Ahkâmu’l-Kur’ân, Beyrut: Daru ihyâi’t-türasi’l-arabi, 1405, V,367
21) İsra 17/79.
22) Müzzemmil 73/20
23) Mehmet Emin Çiftçi, Hz. Peygamber’in Kıldığı Nafile Namazlarla İlgili Rivâyetlerin Tahlili, Harran Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi, Şanlıurfa, 2002, s. 2.
24) Canan, Kütüb-i Sitte, VIII, 230.
25) Ebu Bekr Ahmed b. Hüseyin b. Ali el-Beyhakî, es-Sünenü’l-kübra, Beyrut: Daru’l-fikr, t.y., III, 30.
- Ali YÜKSEK, Namaz İbadetinin Tarihi Süreci, MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi 2018, Cilt: 7 Sayı: 2.
- Metin YİGiT, Bir İbadet Biçimi Olarak Namazın Tarihçesi, Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü Cilt: 47 • Sayı: 1 • Ocak - Şubat - Mart 2011.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun