Namaz cennetin anahtarı mı?

Tarih: 09.05.2022 - 20:07 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Şöyle bir söz dolaşıyor:
“Oruç tutup Namaz kılmıyor musun? Düşünsene! Cennetin kapısındasın ama anahtarı Dünya'da unutmuşsun!”
- Bu doğru mu, namaz cennetin anahtarı mı, namaz kılmayan Müslüman anahtarı dünyada unuttuğu için cennetin kapısında bekleyip cennete giremez mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Evet, soru başlığındaki “Namaz cennetin anahtarıdır.” ifadesi hadistir.

Ancak soru detayındaki şekliyle bir hadis rivayeti bulamadık. Bu ifadeler ilgili hadisin ve konuyla ilgili diğer hadislerin bir açıklaması gibidir.

İlgili hadis şöyledir:

مِفْتَاحُ الْجَنَّةِ الصَّلاَةُ وَمِفْتَاحُ الصَّلاَةِ الْوُضُوءُ

“Cennetin anahtarı namaz, namazın anahtarı ise abdesttir.”(1)

Demek ki, cennetin anahtarını almak isteyen müminler, imandan sonra namazını kılsın ve o anahtar ile cennetin kapısını açsın. Ve namaz kılmayan kişi de namazı terk ederek neyi kaybettiğine dikkat etsin.

Konuyla ilgili iki hadis de şöyledir:

“Rükuları, secdeleri, abdestleri ve vakitlerine riayet ederek beş vakit namaz(ı kılmay)a devam eden ve bu beş vakit namazın Allah katından gelen bir emr-i hak olduğunu kabul eden kimse cennete girer.”(2)

“Her kim şu beş vakit namazı eksiksiz kılarsa namazı, kıyamet gününde ona bir aydınlık, hakkında delil ve kurtuluş olur. Her kim de bu beş vakit namazı gereği gibi kılmazsa kıyamet gününde Karun’la, Haman’la, Firavun’la ve Ubeyy ibn-i Halefle birliktedir.”(3)

Namaz kılmayan kişi kâfir olmaz; ancak günahkâr bir Müslüman olur. Ahirette Allah Teala bu kulunu cezalandırabileceği gibi dilerse onu affeder. Bununla beraber namaz kılmayanlar hakkında dinimiz şiddetli tehditlerde bulunmuştur.

Bilindiği gibi namaz, Yüce Allah'a (cc) iman edip, onun varlığını ve birliğini kabulden sonra farzların en büyüğü ve en önemlisidir. Bundan dolayıdır ki, Kur'an-i Kerim'de yüze yakın yerde namazdan bahsedilmektedir.

Hiçbir ibadete namaz kadar önem verilmemiştir. Çünkü namaz, müminin Rabbiyle olan en yakın münasebetidir. Namaz kılmayan insan bu münasebeti zayıflatmış, Allah'ın (cc) himayesinden çıkmış, kendisini nefis ve şeytanın eline teslim etmiş olur.

Madem ki namaz;
Dinin direği,
İmanın alameti,
Kalbin nuru,
Müminin miracıdır.

Müminler, namaz sayesinde Yüce Allah'ın (cc) manevi huzuruna yükselir, onunla günahlardan arınırlar.

Madem ki, onun terkinde küfür, nifak ve şirk gibi büyük tehlikeler var. O halde bu toplumu küçüğünden büyüğüne, namaz konusunda yeniden bilinçlendirmenin çareleri aranmalı, belki yeniden bir namaz seferberliği başlatılmalıdır.

Ayrıca namaz İslam'ın en önemli emirlerinden biridir. İslam denince ilk akla gelen şey namazdır. Bir insan kelime-i şahadet ettikten sonra yapması gereken ilk dinî vecibe namazdır. Bunun için müminlerin vasıflarından bahseden ayetlerde imandan sonra hep namaz kılma vasıflarına dikkat çekilmektedir. Hz. Peygamber (asm) de İslam'ın şartlarını sayarken kelime-i şahadetten sonra namazı zikretmiştir.

İslam'ın diğer şartlarından zekât ve Ramazan ayının orucu yılda bir sefer, hac ibadeti ömürde bir sefer yapılırken, namaz günde bir sefer değil aksine beş sefer yapılır. Bu da namazın dindeki yerini ve önemini gösteren hususlardan biridir. Ayrıca zekât, oruç ve hac ibadetleri hicretten sonra Medine döneminde farz kılınırken, namaz Mekke döneminde ilk vahyin gelişinden kısa bir süre sonra farz kılınmıştır. Ancak bu dönemde sabah ve akşam olmak üzere günde iki sefer kılınıyordu.

Daha sonra Hz. Peygamber (asm) Efendimizin peygamber olarak gönderilişinin on ikinci yılında Medine'ye hicretten takriben bir buçuk yıl önce Miraç gecesinden beş vakte çıkarıldı. Hz. Peygamber (asm) namazın farklı yönlerine vurgu yapmak ve önemini beyan etmek maksadıyla namaz için farklı ifadeler kullanmıştır.

Namaz olmadan dinin olmayacağını veya dinin bir anlam ifade etmeyeceğini beyan etmek maksadıyla, bir hadisinde namazı dinin direği olarak nitelemiştir. Bina direksiz olamayacağı gibi, din de namazsız olmaz.(4)

Başka bir hadiste de Hz. Peygamber (asm), "Namazı olmayan bir dinde hayır yoktur."(5) diye buyurarak bu konuyu daha sarih bir ifadeyle dile getirmiştir.

Aynı şekilde Hz. Peygamber (asm), "Kişinin camiye gittiğini âdet edindiğini görünce onun mümin olduğuna şahitlik ediniz..."(6)  diye buyurarak namaz kılmanın imanın bir nişanesi ve alameti olduğunu, diğer bir hadisinde "Bizim ile gayrimüslimler arasındaki fark namaz kılmaktır..."(7) diye buyurarak namazın Müslüman'ı gayrimüslimden ayırtan bir farika ve Müslüman'ın önemli bir vasfı olduğuna dikkat çekmiştir.

Diğer bir hadiste de "Namaz gözümün nurudur."(8) diyerek yine namazın önemine vurgu yapmıştır.

Namaz dinin en önemli emri olduğundan beş vakit namazlarını tastamam bir şekilde kılan kişi kıyamet günü azaptan kurtulup cennete girmeye hak kazanacaktır.

Netice itibariyle namaz ibadetlerin özü ve hulasası, müminin kulluk vazifesi, kul ile Rabbi arasında bir vuslat bağı, ruhun gıdası ve ilacı, insana huzur ve itminan veren, musibet ve sıkıntılara karşı insan için sağlam bir zırh ve kalkan vazifesi gören önemli bir ibadettir.

İbadetlerin En Faziletlisi Namazdır

“Amellerin / ibadetlerin en faziletlisi, vaktinde kılınan namazdır.”(9)

“Dinin başı İslam (kelime-i şehadet getirerek Allâh’a teslim olmak), direği ise namazdır.”(10)

Kulun İlk Sorguya Çekileceği İbadet Namazdır

(Kıyamet gününde) kulun ilk önce hesaba çekileceği şey, namazdır…”(11)

(Kıyamet günü) kulun ilk hesaba çekileceği şey, namazıdır. Eğer bunu tam olarak yapmışsa (ne âlâ!) Ama (farz namazları tamam) değilse, Allah Teâlâ: ‘Kulumun nafilelerine bakın!’ buyurur. Eğer nafile namazı bulunursa, ‘Onunla farz namazları tamamlayın.’ buyurur.”(12)

Namaz Günahlara Kefarettir

“Büyük günah işlemedikçe, beş vakit namaz ve iki cuma, aralarındaki günahlara kefarettir.”(13)

Namaz Allah ile Konuşmaktır

“Muhakkak ki, sizden biri namaz kılarken (aslında) Rabbiyle özel olarak konuşmaktadır…”(14)

“Kulun Rabbine en yakın olduğu (an), secde hâlidir. Öyleyse (secdede iken) çokça dua ediniz.”(15)

Namazları Vaktinde Kılan Kurtulur

“Her kim sabah namazını kılarsa, o kimse Allah’ın koruması altındadır.”(16)

“İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesini ve malını yitirmiş gibidir.”(17)

“Allah Teala bir kudsi hadiste şöyle buyurdu: ‘Senin ümmetine beş vakit namazı farz kıldım ve onları, vaktinde ve hakkını vererek kılanları cennete koyacağımı kendi katımda vaad ettim. Namazları düzenli kılmayanlar için ise, katımda böyle bir vaad yoktur.’ ”(18)

Kaynaklar:

1) Tirmizî, Taharet, 3; İbn Hanbel, 3/341; Ebu Davud Tayalisi, Müsned hadis no: 1899; Taberani, Mucemü’s-Sağir hadis no: 597.
2) İbn Hanbel, 4/266.
3) İbn Hanbel, 2/169, Darimi, 2/301, İbn-i Hibban, 1448.
4) bk. Acluni, Keşfu'l-Hafa, II/31.
5) Ebû Davud, Harâc, 25-26.
6) Tirmizî, İman, 8.
7) Müslim, Îmân 134.
8) Nesâî, İşretu'n-Nisâ 1.
9) Buhârî, Tevhid, 48.
10) Tirmizî, Îmân, 1.
11) Nesâî, Muhârebe, 2.
12) Nesâî, Salât, 9.
13) Müslim, Tahâret, 14.
14) Buhârî, Salât, 36.
15) Müslim, Salât, 215.
16) Müslim, Mesâcid, 262.
17) Buhârî, Mevâkîtü’s-Salât, 14; Müslim, Mesâcid, 200.
18) Ebû Dâvud, Salât, 9; İbn-i Mâce, İkâmetü’s-Salât, 194.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun