Mim harfi Kuran’a sonradan mı eklendi?

Tarih: 25.06.2022 - 20:12 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Emeviler Kuran’daki kök kelimelerini kendi anlamlarına göre kendi yorumlarına göre anlam vermişlerdir iddiasına ne dersiniz?
- Mim Kuran’a sonradan mı eklendi? Aktaracağım iddiaya ne dersiniz?
- Şöyle örnek vermiş birisi:
Birinci kök ve anlamı melaike ve bunun tekili olan melek sözcükleri ülük kökünden türemiştir bu sözcük "elçi göndermek anlamını taşımaktadır. Kelimenin aslı me "lek dir. İsmi zaman ismi mekan ve mastardır. Dolayısıyla başındaki mim ektir. Sonra lam ve elif yer değiştirmiş mel "ek yapılmıştır. Allah’tan gelen elçi anlamında kullanılmaya başlayınca hemze terk ve tahfif yoluyla" kalkmış sözcük melek" şeklini almıştır. İkinci kök ve anlamı başındaki mim harfi kelimenin aslıdır ek değildir. Kuvvet\yönetim gücü anlamındaki mlk" kökünden türemiştir. Mülk ma lik milk bu kökten türemiştir. Yani kısaca melek hem elçi hem enerji kuvvet anlamına gelir.
Maalesef Emeviler zamanında yapılan bazı değişiklikler Kuran’ı okuma açısından faydalı olsa da anlam ve çelişki açısından sorunlara neden olmuştur. Hatta dil bilgisi hatasına neden olmuştur..

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kelimenin kökeni ile ilgili tartışmalar üzerinden Kur'an'ın orijinalliğine yönelik iddiaların bilimsel hiçbir temeli bulunmamaktadır. Çünkü Kur'an'da birçok kelimenin kökeni ile ilgili farklı dilsel yaklaşımlar vardır. Gerek iştikak yönünden gerek anlam yönünden kelime ile ilgili tartışmalar veya farklı yaklaşımlar metinle irtibatlandırılması, en hafif deyimle kötü niyetliliktir.

Melaike kelimesinin kökeni ile ilgili de hicri ikinci asır gibi ilk dönem sözlük kaynaklarında kelimenin asıl harflerinin m-l-k harfleri olduğu ancak bazılarının e-l-k olduğunu söylediği nakledilmektedir. Ancak bu Kur'an metni özelinde bir tartışma değil, metinde herkes tarafından kabul edilen bir kelimenin kökeni ile ilgili bir tartışmadır.

Kaldı ki Kur'an'ın nakli, eğitim öğretimi ilk dönemlerde daha çok sözlü unsurlarla yapılmakta ve metinde böyle bir değişiklik yapılsa bile, esas şifahi aktarım olduğu için bunun bir değeri olmayacaktır. Yazıda böyle bir tasarruf yapsanız dahi sözde bunu her birey nasıl yapacaksınız. Demek ki, iddia bir iftiradan ibarettir.

Bu iddia dönemin bilimsel kültürel gerçekleriyle de uyuşmamaktadır.

Ayrıca birilerin kendi açılarından bir anlam veya yorum ortaya koymak için metni değiştirmelerine gerek yok. Metin üzerinden de bunu pekala yapabilirler. Ayetlerin mezhepsel, siyasal bağlamda bu şekilde yorumlandığına dair örnekler çoktur. Yani, bu kelime üzerinden de bir anlam devşirmek için mim eklemeye gerek yok.

Diğer yandan Emeviler ve Haccac ile ilgili kaynaklarda gerçeğe aykırı bazı bilgiler vardır. Bu rivayetler daha çok Sicistani'nin "Kitabu'l-mesahif"inde geçer ve bu eser aslında bu rivayetlerin senet ve metin açısından sıkıntılı olduğunu ortaya koymayı hedefler. Ancak oryantalist yaklaşımlar için de bu bilgiler (!) bir veridir. Çünkü Kur'an’a şüphe atmak için kendi tezlerini desteklemektedir.

Oysa Haccac ve Emevilerin Kur'an metnine yönelik tutumları ile ilgili rivayetler, hadis tekniği açısından incelendiğinde bilimsel bir değer ifade etmedikleri ortadadır. Bu rivayetlerin çok zayıf, hatta uydurma olduğu, Kur'an gerçeği ile uyuşmadığı, senetlerinde yer alanların metruku'l-hadis oldukları birçok kaynakta ifade edilmektedir.

Bir diğer husus ise, metin sağlaması açısından önümüzde önemli bir kriter var o da Osman Mushafı’dır. Bu kriter hem o dönem için hem de bu dönem için geçerlidir. Melek kelimesi Osman Mushafı’nda da aynı şekilde yer almaktadır, herhangi bir ilave bulunmamaktadır.

Bununla birlikte şunu da ifade etmek gerekir; Haccac siyasi bir kimlik ve tipoloji olarak sevimsiz olabilir. Bu durum siyasetin analiz etmesi gereken bir konudur. Ancak aynı Hacac Kuran metnine, Müslümanların kolayca okumalarını sağlamak için inanılmaz hizmetler yapmıştır.

Bir kişinin siyasi kimliği ve yaklaşımı ile dini ve dinin kitabı olan Kur'an’a yaklaşımını değerlendirmek ön yargı olur. Kaynaklar onun Kur'an’a ciddi hizmetler yaptığını bir harfinin bile değişime uğramaması için, hatta yanlış okunmaması için komisyonlar kurup benzer harfleri noktalama yaptırdığını güçlü bir şekilde aktarmaktadırlar.

Böyle bir hassasiyetle ilahi metne yaklaşan birinin metinle uğraşması, hatta değiştirmesi muhal olduğu gibi, hem Kur'an’a hem de ona hizmet edenlere büyük bir iftiradır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun