İçkinin günahı şirk ile nasıl eşit olur?

Soru Detayı

Bu rivayetler hadis midir, hadis ise nasıl anlamak gerekir, içki günahı nasıl şirk ile eşit olur?
1. Hamr (içki/sarhoş edici madde) kullanımının günah derecesi ile şirkin günah derecesi eşittir. Ebû Musa (r.a) şöyle demiştir: “Bana göre, ha hamr içmişim, ha Allah’ı bırakarak şu sütuna tapmışım, ikisi de birdir.” (Nesai) "Sabahleyin içki içen, akşama kadar Allah'a ortak koşan gibi olur. Gece içen sabaha kadar Allah'a ortak koşan kimse gibi olur..." (Abdurrezzak)
2. “Şaraba devam eden (kişi tövbe etmeden) ölürse, Allah’a, puta tapan gibi kavuşur.” (Buhari, İbn Mace, Ahmed b. Hanbel)
3. “İçki İçmeye devam eden bir kimse cennete girmeyecektir.” (İbn Mace

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cevap 1:

İlk rivayet şöyledir:

Ebu Bürde b. Ebu Musa (r.a)’nın babasından rivayete göre, şöyle derdi: “Allah’ı bırakıp ta şu direğe tapmam ile içki içmem arasında hiçbir fark yoktur.” (Nesai, Eşribe, 42)

Bu rivayette sahabenin kendisi bir tasvirde bulunmuştur. Bu tasvir bir mübalağa içermektedir. “İçki içmek ile puta tapmayı” bir sayarak “tağliz sanatı” kullanılmıştır. Muhatabı etkilemek adına bu tür abartılı ifadeler insanların örfünde vardır, bunlar yalan sayılmaz. İrşat üslubunda ifadenin ikna kabiliyetini arttırmaya yönelik bu tür bir abartıya yer verilebilir. 

"Sabahleyin içki içen, akşama kadar Allah'a ortak koşan gibi olur. Gece içen sabaha kadar Allah'a ortak koşan kimse gibi olur..." (Abdurrezzak, Eşribe, 10) anlamındaki ikinci rivayet ise Peygamber Efendimizin sözüdür.

Ancak senette geçen son ravi Muhammed b. Münkedir, sahabe değildir. Bu sebeple bu hadis mürseldir ve dolayısıyla zayıftır.

Bununla beraber burada “içki içen müşriktir” denilmemiş, “müşrik gibidir” denilmiş. Bu da üslupta bir “tağliz sanatı”nın kullanıldığını göstermektedir.

Cevap 2:

Rivayete göre Hz. Peygamber (asm) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“İçki içmeye devam eden (kişi tövbe etmeden) ölürse, Allah’a, puta tapan gibi kavuşur.” (bk. Buhari, Tarih-i Kebir, 1/129; İbn Mace, Etime, 3, hno: 3375; Ahmed b. Hanbel, 1/272)

Aynı hadisin değişik rivayetlerinin senedinde gerek aynı isim için farklı şahısların zikredilmesi, gerekse bazı ravilerin zayıf kabul edilmesi sebebiyle hadis zayıf kabul edilmiştir. (bk. Darekutni, el-İlel, 1904)

Buhari Ebu Hureyre’den nakledilen bu hadisin “sahih olamayacağını” açıkça belirtmiştir. (bk. Buhari, et-Tarihu’l-kebir,1/129)

Cevap 3:

“İçki içmeye devam eden bir kimse cennete girmeyecektir.” anlamındaki hadis İbn Mace’de geçmektedir. (bk. İbn Mace, Etime, 3, hno: 3376)

Taberani’nin el-Kebir’inde rivayet ettiği “Cennete devamlı içki içen, yaptığı iyiliği başa kakan ve anne-babasına karşı isyan eden kimse cennete girmez” manasındaki hadisin rivayetinde yer alan bir ravi “metruku’l-hadis” olarak bilinir. (Mecmau’z-Zevaid, 8213)

Hafız Heysemi bu bilgiyi vererek hadisin zayıf olduğuna işaret etmiştir. (a.g.y)

Bununla beraber, hadiste “cennete girmez” ifadesini “ceza çekmeden cennete girmez.” manasına gelebilir. Yahut “Allah affetmezse cennete girmez” kaydına bağlıdır. Çünkü Allah şöyle buyurmuştur: “Allah kendisine şirk koşmayı asla affetmez. Bunun dışında kalan günah işleyenlerden dilediğini affeder, dilediğini cezalandırır.” (Nisa, 4/48).

Şunu çok iyi biliriz ki, Kuran ve sünnete en çok  bağlı olan ve ümmetin büyük çoğunluğunu teşkil eden ehl-i sünnetin icmaına göre, büyük günahlar inkar ve şirk değildir.   Onun için bu tarz rivayetleri -sahih olmak kaydıyla- doğru bir tevile göre yorumlamak şarttır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
328 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun