İçki içenler tövbe etmeden ölürse, ahirette kevser şarabını içemez mi?

Tarih: 27.04.2020 - 16:57 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Ben çok olmasa da içki içen bir insanımdır. Haram olduğunu biliyorum fakat yine de içiyorum.
- Duyduğuma göre içki içen birisi tövbe etmeden ölürse cennette kevser şarabından içemeyecekmiş.
"Her sarhoşluk veren şey şaraptır ve her sarhoşluk veren şey haramdır. Bir kimse şarabı dünyada içer de ona devam üzere iken tövbe etmeden ölürse, ahirette kevser şarabını içemez." (Müslim, Eşribe, 73)
- Bu hadise göre ben şimdi eğer içki içmemeye tövbe etmeden ölürsem cennette Kevser şarabından içemeyecek miyim?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili hadisin tercümesi şöyledir:

“Kim dünyada şarap içer de sonra bu günahından dünyada tövbe etme(den ölürse), o kişi ahirette cennet şarabından mahrum olur (içemez)." ( Müslim, Eşribe 76-78; Nesai, Eşribe 45, 46; İbn Mace, Eşribe, 2)

Hadiste “kevser şarabı” ifadesi yoktur. “ahirette onu (şarabı) içemez” ifadesi vardır.

İmam Nevevi bunu şöyle açıklıyor:

Şarap / içki içmeye devam eden ve tövbe etmeden ölen kimse cennete gitse bile, -cennetin önemli bir zevk ve keyif aldıran çok lezzetli olan- oradaki şaraptan mahrum bırakılır. Ehl-i sünnet âlimlerine göre, günahtan tövbe edenlerin tövbeleri kabul olduysa, onlar cennete gider. Tövbe etmeden ölenlerin durumu Allah’ın affına bağlıdır. Allah dilerse onu da affeder, dilerse cezasını verdikten sonra cennetine alır. Her iki durumda da şaraptan tövbe etmeyen kimse cennetteki şaraptan içemez, ondan mahrum bırakılır. (krş. Nevevi ,Şerhu Müslim, 13/173)

Hadisi açıklayanlardan Sindi de bu konu ile ilgili olarak şu bilgiyi vermiştir:

"Bir kavle göre bu hadis, dünyada içki içip tövbe etmeden ölen kimsenin cezasını çekmeden cennete giremeyeceğinden kinayedir. Çünkü cennete giren kimseler orada cennet şarabını içeceklerdir."

İbnü'l-Arabi ise şöyle demiştir:

İçki içen kimse ya tövbe etmeden ölür veya tövbe ettikten sonra ölür. Eğer tövbe ettikten sonra, yani içkiyi bırakıp Allah'a yönelerek durumunu düzelttikten sonra ölürse, günahlardan tövbe eden kimse günah işlememiş gibi olur. Şayet içki içmekten dönüş yapmadan ve tövbe etmeden ölürse, Ehl-i Sünnet mezhebine göre o kimsenin işi Allah'a kalır. Allah dilerse bağışlar, dilerse azap eder. Eğer azap ederse, o kimse mümin olarak öldüğü için ebedi biçimde cehennemde kalmayacak, imanlı olduğundan dolayı netice itibariyle ateşten çıkıp cennete girecektir. Böyle bir kimsenin azabını ve cezasını çektikten sonra cennete girince, cennet şarabını içip içmeyeceği meselesi hakkındaki ilmi görüşe gelince: Bazı sahabilerin ve Ehl-i Sünnet mezhebi mensubu ilim adamlarının görüşüne göre, cennet şarabı içmeyecektir. Çünkü o kimse, içkiyi cennette içeceğine, acele edip dünyada içmiştir. Böylece bu nimetten mahrum edilecektir. Bu nokta çözüm isteyen bir meseledir. Bence de bu görüş benimsenir, der.

Sindi bundan sonra şöyle der:

İbnü'l-Arabi'nin işaret ettiği problem ve çözüm bekleyen mesele şudur:

Allah Teala; "Nefislerinizin iştiha ettiği (arzuladığı) şeyler cennette sizler için bulunur." buyurmuştur. Sözü edilen kişinin cennet şarabından mahrum bırakılması, bu ayet karşısında nasıl izah edilir?

Bu probleme şöyle cevap verilir:

Sözü edilen kişinin cennette şarap içmeyi arzulamaması mümkündür. Allah o kimseye şarap içme arzusunu vermeyebilir.

Bence, eğer hadisi yorumlamaya ihtiyaç varsa en uygun yorum şudur:

Dünyada içki içip bundan dönüş yapmadan, tövbe etmeden ölürse, cennete ilk girenlerle beraber giremeyecektir, yani buna liyakati olmayacaktır.

Suyuti ise bu noktada şöyle bir açıklama yapar:

“Bence başka bir yorumla da yorumlanabilir. O da âlimlerin işaret ettikleri ve anlattıkları şu durumdur: İçki içip bundan dönüş yapmadan ve tövbe etmeden ölen bir Müslümanın imansız ölmesi tehlikesine işarettir. Yani içki, imansız olarak ölmeye sebep olabilen günahlardandır. Allah Müslümanları korusun. Bu tehlikeden Allah'a sığınırız.”

Sindi son olarak şöyle der: Bence en uygun yorum, böyle bir Müslümanın cennette şarap içme iştiha ve arzusunu duymamasıdır. (Haşiyetu's-Sindî ala süneni İbn Mace, ilgili hadisin şerhi)

Demek ki, dünyada içki içen, içmeye devam eden ve bunlardan vazgeçip tövbe etmeyen kimse ahirette ondan mahrum bırakılarak cezalandırılacaktır. Bu da içkinin uhrevî cezalarından biri olacaktır.

O halde, cennetin şaraplarından içmek için, her türlü içkiden uzak durmak, eğer bu günahı işlediyse derhal tövbe etmek ve Kur'an'ın ifadesiyle takva sahibi olmak gerekir:

"Takva sahiplerine vadedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır..." (Muhammed, 47/15)

Şu halde, cennetin bu nimetlerine mazhar olmak isteyen mümin, her türlü haramdan uzak durmalı, bir günah işlediyse, her an ölüm gelebilir ihtimaliyle hemen tövbe etmelidir. Allah korusun, tövbe etmeden ölüm gelirse, iman ile vefat etse bile, cennetin bazı nimetlerinden mahrum kalabilir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Bu dünyada içki içen kişilerin ve ipek, altın kullanan erkeklerin ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun