Hz. Süleyman atları kesmiş midir?

Tarih: 25.05.2018 - 01:13 | Güncelleme:

Soru Detayı

​- Hz. Süleyman’ın atları çok seviyormuş o sevgiden Allahtan at istemiş Allah da vermiş ve o atlar Hz. Süleyman’ı ibadetten alıkoyduğu için atları kesmiş, bu doğru mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bazı tefsir kaynaklarına da geçen bu bilgiler asla doğru değildir, İsrailiyattır. Yani Yahudilik ve Hristiyanlık’tan İslâm kaynaklarına geçen asılsız bilgilerdir.

Konuyla ilgili açıklamalar Sad suresinin 31-33. ayetlerinin tefsirlerinde ve açıklamalarında geçer. İlgili ayetlerin mealleri şöyledir:

“Bir gün akşama doğru alımlı, soylu koşu atları önüne getirildiğinde 'Ben malı (atları), Rabbimi hatırlattığı için sevdim.' dedi. Nihayet onlar karanlığın perdesiyle gizlendi. 'Onları bana geri getirin.' dedi; bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.” (Sad, 38/31-33)

Bazı tefsirlerde bu ayetlere, bizim tercih ettiğimiz mealden oldukça farklı bir anlam daha verilmektedir.

Örneğin söz konusu ayetlere şöyle mana verenler de olmuştur:

"Bir gün akşama doğru alımlı, soylu koşu atları Süleyman'ın önüne getirilmişti. Süleyman, 'Ben mal sevgisini Rabbimi anmaya tercih ettim (Mal sevgisi bana Rabbimi anmayı, ikindi namazını kılmayı unutturdu)!' dedi. Artık Güneş perdesinin arkasına çekilip gözden kaybolmuştu. Süleyman 'Atları bana geri getirin.' dedi; getirilince de (günah işlemesine sebep oldukları için) bacaklarını ve boyunlarını bir bir kestirmeye başladı."

Tefsirlerde her iki meal istikametinde de yorumlar yer almaktadır.

Ancak biz, bu ikinci meali isabetli görmüyoruz. Çünkü öncelikle bir peygamberin, Allah'ı unutacak kadar kendisini mal sevgisine kaptırması, ayrıca çok sayıda (bazı rivayetlerde yirmi bin) atı katliamdan geçirecek kadar insafsız, kendi hatasının bedelini masum hayvanlara ödetecek kadar adaletten uzak olması mümkün değildir.

Bu anlayışa bakılırsa Hz. Süleyman kendisini atların sevgisine kaptırmışken Güneş batmış, ikindi namazının vakti geçmişti. Öncelikle ayette güneş kelimesi geçmiyor; atlardan söz edilirken mecazi bir ifadeyle, onların gözden kaybolduğu bildiriliyor (Burada "gözden kaybolma" anlamındaki "tevâret" fiilinin gizli öznesi tekil de çoğul da olabilir). Gözden kaybolanın atlar olması sözün akışına daha uygun düşmektedir.

Öyle anlaşılıyor ki Hz. Süleyman'ın peygamber kişiliğiyle bağdaşmayan, bu sebeple de bizim tercih etmediğimiz yorumun aslı İsrailiyat kaynaklıdır.

Ayrıca hikayeye ikindi namazı gibi bazı İslamî unsurlar da katılmıştır.

Yahudi geleneğinde babası Hz. Davûd gibi Süleyman da bir kral olarak telakki edildiği için, ona peygamberlikle bağdaştırılması imkansız bu tür kötü isnatlarda bulunulmuş olabilir. (Bazı örnekler için bk. Kitâb-ı Mukaddes, I. Krallar, 11/1-10)

İslâm inancında Hz. Davûd gibi Hz. Süleyman da peygamber olduğundan, peygamberler hakkında son derece yüceltici ifadeler kullanan Kur'an'da Süleyman'ın Allah'ı unutacak kadar mal tutkunu, zalim ve insafsız biri olarak tanıtılması mümkün değildir.

Nitekim Kitâb-ı Mukaddes'in anılan bölümünde Hz. Süleyman'ın ahir ömründe ecnebi asıllı eşlerinin telkiniyle tek tanrı inancından saptığı, putlara taptığı bildirilirken Kur'an-ı Kerîm'de (bk. Bakara, 2/102) bu iddialar "şeytanların uydurmaları" olarak nitelenmekte ve Hz. Süleyman hakkında böyle bir inancı benimseyen Yahudiler eleştirilmektedir. (bk. Kur'an Yolu, ilgili ayetlerin tefsiri)

İlave bilgi için tıklayınız:

Bana benden sonra hiç kimseye yaraşmayan bir mülk ihsan eyle ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun