Hz. Ebu Bekir 500 hadisi neden yaktı?

Tarih: 18.08.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Hz. Āişe şöyle demektedir:
Babam, Peygamber’in beş yüz hadisini toplamıştı. Bu işi yaptığı gece yatağında dönüp durdu. “Bir şikâyetin mi var, yoksa bir şeyler mi duydun?” diye sordum. Sabah olunca “Kızım! Yanındaki hadisleri getir” dedi. Getirdim. Ateş istedi ve onları yaktı. Neden yaktığını sorunca şöyle cevap verdi:
“Bu hadisler yanımda olduğu halde ölmek istemiyorum. Zira bunlar içinde, itimat ettiğim kişilerden duymama rağmen, aslında nakledildiği gibi olmayan hadisler bulunmasından ve bunları o şekilde rivayet etmekten korkuyorum."
- Hz. Ebu Bekir'in hadisleri yakması onlara -haşa- güvenilmez olduğu için mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hz. Ebu Bekir’in, Hz. Peygamber’in (asm) hadislerinden 500 kadarını bir kitapta toplattığı, fakat hadisleri toplayanın bazı yanlışlıklar yapmış olabileceği düşüncesiyle bunları imha ettiğine dair rivayeti İmam Zehebî doğru bulmamaktadır.(1)

Zehebî’nin, “Allah bilir ya bu haber sahih değildir.” ifadesi Muhammed Hamidullah tarafından Hz. Ebu Bekir’in sözü olarak nakledilmiş ve onun hadis rivayet etmeyi doğru bulmadığı şeklinde yanlış anlaşılmıştır.(2)

Bu sözün Hz. Ebu Bekir’e ait olmadığı Kenzü’l-ummal’de açıkça görülmektedir.(3)

Hz. Ebu Bekir’in, Peygamber Efendimiz (asm)'den 142 hadis rivayet etmesi, onun hadislerin rivayetine ve toplanmasına karşı olduğu iddiasını çürütmeye yeterlidir. Bu hadislerin altısı hem Buhari hem Müslim’de, ayrıca on biri sadece Buhari’de, biri de Müslim’de yer almaktadır. Hz. Ebu Bekir’in rivayet ettiği 142 hadis, Ebu Bekir Ahmed b. Ali el-Mervezî tarafından "Müsnedü Ebî Bekri’s-Sıddîk" adıyla bir araya getirilmiştir.(4)

Hz. Ebu Bekir’in az hadis rivayet etmesini, onun hadis nakletme ihtiyacının fazlaca hissedilmediği, herkesin Hz. Peygamber Efendimizi (asm) çok canlı bir şekilde hatırladığı bir devirde yaşaması ve halifelik döneminin çok kısa olmasıyla izah etmek mümkündür.

Bu kısa bilgiden sonra detaya gelince:

Bazı müelliflerin el-Hakim en-Nisaburī’den naklettikleri bir rivayete göre Hz. Aişe (ra) şöyle demektedir:

Babam, Peygamber’in beş yüz hadisini toplamıştı. Bu işi yaptığı gece yatağında dönüp durdu. “Bir şikâyetin mi var, yoksa bir şeyler mi duydun?” diye sordum. Sabah olunca “Kızım! Yanındaki hadisleri getir.” dedi. Getirdim. Ateş istedi ve onları yaktı. Neden yaktığını sorunca şöyle cevap verdi: “Bu hadisler yanımda olduğu halde ölmek istemiyorum. Zira bunlar içinde, itimat ettiğim kişilerden duymama rağmen, aslında nakledildiği gibi olmayan hadisler bulunmasından ve bunları o şekilde rivayet etmekten korkuyorum.”

Bu metnin bazı rivayetlerinde, Hz. Ebu Bekir’in mezkur nüshayı imha konusunda başka endişeleri de yer almaktadır:

… Veya benim muttali olamadığım bir hadis vardır ve (bu hadisten hareketle) “Eğer Hz. Peygamber bunu söylemiş olsaydı, Ebu Bekir’in de bundan haberi olması gerekirdi.” denilebilir. Ben size bir hadisi naklederim, ama bu hadisi tam olarak bilip bilmediğimden emin olamam.”(5)

Bu rivayeti bazı hadisçiler “Hz. Ebu Bekir’in faziletleri ve hadis nakli” sadedinde naklederken, bazıları ise “Hadislerin sahabe döneminde yazıya geçirilmesi” ve “Hadislerin tedvin edilip bir kitap halinde toplanması” gibi hususlarda delil olarak sunar.

Hem senedi hem de metni ile ilgili şüphelerine rağmen İbn Kesir bu haberi “Belki de Ebu Bekir, sadece o anda elinde bulunan hadisleri yakmıştır.” şeklinde yorumlar.(6)

Suyuti’ye göre ise Hz. Ebu Bekir bu nüshada, Hz. Peygamber (asm)’den bizzat işitmediği hadisleri toplamış olabilir. Diğer sahabîler de bu hadisleri kendisinden nakletmiştir. Nitekim “Ninenin mirastaki hakkı” hadisi ve benzerlerinde böyle olmuştur. Suyuti’ye göre Hz. Ebu Bekir, hadis aldığı kişilerin yanılmasından, kendisinin de buna sebep olmasından korkmuş olmalıdır.(7)

Muhammed Hamīdullāh, Muhammed Accāc el- Atib, Abdurraḥmān b. Yahyā el-Muallimī, Talat Koçyiğit, Cemal Ağırman, Ekram Diyā el-Umerī gibi çağdaş araştırmacılar ve ilim adamları da bu haberi genelde “Sahabe döneminde hadislerin yazıya geçirilmesi” konusunu işlerken nakletmektedirler.(8)

Hadisçiler tarafından oldukça önem verilen bu haberin izafe edildiği en eski kaynak isim, görebildiğimiz kadarıyla el-Hakim en-Nīsābūrī’dir. Nitekim Zehebī, bu haberi ona nispetle zikrederken(9) diğer müellifler de Zehebī’nin ona izafesine işaretle yetinir.

Bu haber için zikredilen sened şu şekildedir:

Bekr b. Muḥammed eṣ-Ṣayrafī ← Muḥammed b. Mūsā el-Berberī ← el Mufaḍḍal b. Ġassān ← Alī b. Ṣāliḥ Mūsā b. Abdillāh b. Ḥasen ← İbrāhīm b. Umer ( Amr) et-Teymī ← el-Ḳāsim b. Muḥammed ← Aişe.

Hadisçiler arasında çok meşhur olmasına rağmen bu haberin senedi, bazı ilim adamlarının itirazına hedef olmuştur. Mesela, Zehebī’ye göre bu haber sahih değildir.(10)

İbn Kesir de “haberin bu vecihten oldukça ġarīb olduğunu ve senedde ismi geçen Alī b. Saliḥ’in tanınmadığını” söyler.(11)

Abdurrahman el-Muallimī de bu iki müellifin kanaatlerini hatırlattıktan sonra “Bu haber ṣaḥīḥ değildir.” der ve senedinde, İbn Kesir’in atıfta bulunduğu Alī b. Salih dışında, tenkide uğramış diğer bazı ravilerin de yer aldığını söyler; fakat somut bir isim vermez.(12)

Senedde yer alan ravilerden Musa b. Abdillah b. Hasen hakkında, el-Buḫari’nin “نظر فيه” dediği nakledilmektedir.(13) Bu lafzın el-Buḫari tarafından “Hadisleri hiçbir surette alınmayacak raviler” için kullanıldığı ifade edilmektedir.(14)

Yine Muhammed b. Mūsā b. Hammād el-Berberī (213-294/828-908) de ed-Dārakutnī tarafından “Hadis ilminde güçlü değildir.” denilerek tenkid edilmiştir.(15)

Bu haber, senedi yanında muhtevası itibariyle de bazı tenkidlere konu olmuştur. Özellikle ifade etmemiz gerekir ki elimizdeki bazı rivayetler, iddiaların tersine, Hz. Ebu Bekir’in hadis yazımına karşı olmadığını göstermektedir. Nitekim Enes b. Malik’in naklettiğine göre Hz. Ebu Bekir, Hz. Peygamber’in tespit ettiği zekat oranlarını içeren uzunca bir hadisi yazarak ona göndermiştir. Aḥmed b. Ḥanbel’in naklettiği bu hadis “Ebū Kāmil (Muẓaffer b. Mudrik el- urasānī) ← Ḥammād b. Seleme ← S̱umāme b. Abdillāh b. Enes b. Mālik ← Enes b. Mālik” senediyle gelmektedir.(16)

Görebildiğimiz kadarıyla bu raviler hakkında, kayda değer bir tenkid yoktur.

Hz. Ebū Bekir’in, topladığı hadisleri daha sonra yaktığına delalet eden haber, bazı hadisçilerin de tenkidine hedef olmuştur. Mesela, İbn Kesir’e göre Hz. Peygamber’den işitilen hadislerin, haberde zikri geçen rakamdan binlerce fazla olması gerekir.(17)

Kısaca ifade etmek gerekirse, sened ve metninin çeşitli problemlerine ilaveten, klasik ve temel kaynaklar yerine geç döneme ait bir isme izafe ile nakledilmesi, tek sened ile nakledilmiş olup mutabi ve şahidinin bulunmaması (ġarīb olması) gibi unsurlar, kanaatimize göre, bu haberin güvenilirliği ve hatta sübutu açısından büyük şüpheler uyandırmaktadır.(18)

Kaynaklar:

1) Zehebi, Tezkiretü’l-huffaz, 1/5.
2) Hemmam İbn Münebbih’in Sahifesi, s. 38-39.
3) Müttakī el-Hindî, 10/285-286, hadis nr. 29460.
4) nşr. Şuayb el-Arnaût, Beyrut 1390/1970, trc. Ahmed Davudoğlu, İstanbul 1981.
5) Bu rivayet için bk. ez-Zehebī, Teẕkiratu’l-Ḥuffāẓ, c.1, s.10; Celāluddīn Abdurraḥmān b. Ebī Bekr esSuyūṭī, Cāmi u’l-Ahādīs̱ (Kahire, tsz.), c.25, s.120 (no.27730); Alī el-Muttaḳī, Kenzu’l- Ummāl fī Suneni’l-Aḳvāl ve’l-Aḥvāl (Beyrut: Müessesetu’r-Risāle, 1981), c.10, s.285 (no. 29460).
6) İbn Kesir’in bu yöndeki düşünceleri için bk. Alī el-Muttaḳī, Kenzu’l- Ummāl, c.10, s.285 (no.29460).
7) bk. es-Suyūṭī, Cāmi u’l-Aḥādīs̱, c.25, s.120 (no.27730). Es-Suyūṭī’nin değerlendirmeleri için bk. Alī el-Muttaḳī, Kenzu’l- Ummāl, c.10, s.285 (no.29460).
8) Sırasıyla bk. Muhammed Ḥamīdullāh, Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahifa-i Hemmam İbn Münebbih, terc. Kemal Kuşçu (İstanbul: Bahar Yayınevi, 1967), s.41; Muḥammed Accāc el- aṭīb, es-Sunne Ḳable’t-Tedvīn (Kahire: Mektebetu Vehbe, 1988), ss.309- 310; Abdurraḥmān b. Yaḥyā el-Mu allimī, el-Envāru’l-Kāşife (Beyrut: el-Maṭba atu’s-Selefiyye, 1986), ss.37-38; Talat Koçyiğit, Hadis Tarihi (Ankara: Ankara Üniv. İlahiyat Fakültesi Yayınları, 1988), s.41-42; Cemal Ağırman, “Hadîs Edebiyâtının İntikal Safhaları ve Kitâbet Meselesi,” Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 5:1 (2001), s.161; Ekram Ḍiyā el- Umerī, Hadis Tarihi, çev. İsmail Kaya (Konya: Esra Yayınları, 1990), s.14.
9) Zehebi’nin Teẕkiratu’l-Huffaẓ isimli eserinde naklettiği bu haberin çeşitli kelimelerinden hareketle Şamile ve Elfiyye gibi bilgisayar programlarında yaptığımız taramalarda, el-Hakim’in herhangi bir eserinde bu habere tesadüf edemediğimiz gibi, isim veya eser bağlamında başka bir kaynak da tespit edemedik.
10) Zehebī, Tezkiratu’l-Ḥuffāẓ, 1/5.
11) İbn Kesīr’in bu yöndeki düşünceleri için bk. Alī el-Muttaḳī, Kenzu’l- Ummāl, c.10, s.285 (no.29460).
12) bk. el-Muallimī, el-Envāru’l-Kāşife, s.37.
13) İbn Ḥacer el- Asḳalānī, Lisānu’l-Mīzān (Beyrut: Mu essesetu’l-A lemī, 1986), c.6, s.123.
14) bk. Abdullah Aydınlı, Hadis Istılâhları Sözlüğü (İstanbul: Hadisevi Yayınları, 2006), s.97.
15) bk. eẕ-Ẕehebī, el-Muġnī fī’ḍ-Ḍuafā , tah. Nūruddīn İtr (Halep: Dāru’l-Me ārif, 1971), c.2, s.637; Mīzānu’l-İ tidāl fī Naḳdi’r-Ricāl, tah. Alī Muḥammed el-Becāvī (Beyrut: Dāru’l-Ma rife, 1963), c.4, s.51; İbn Ḥacer, Lisānu’l-Mīzān, c.5, s.400.
16) bk. Aḥmed b. Ḥanbel, Musned, 1/11.
17) İbn Kesir’in bu yöndeki düşünceleri için bk. Alī el-Muttaḳī, Kenzu’l- Ummāl, 10/285-286, (no. 29460).
18) Haberin hem sened hem de metin açısından ṣaḥīḥ olamayacağı yönünde bazı değerlendirmeler için bk. Tevhit Bakan, “Çağdaş Şîi Bilginlere Göre Hadislerin Yazılması,” Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 26 (2006), ss.125-127: Bilgi için bk. Mutlu Gül - Hüseyin Kahraman, Hz. Ebū Bekr ve Hz. Umer’in Hadis Tedvīnine Bakışları ile İlgili Rivayetlerin Tahlili, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 56:1 (2015), ss.139-143.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun