Hz. Cebrail ile Peygamberimiz arasındaki Kuran’ı hatmetmek nasıl oluyordu?

Soru Detayı

Hz. Peygamberimiz s.a.s ile Hz. Cebrail her yıl Kuran’ı hatmederlermişti. Bu ikisi arasındaki Kuran’ı hatmetmek nasıl oluyordu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Her yıl ramazan ayında, o zamana kadar nazil olan ayet ve sureleri Hz. Cebrail’in Hz. Peygamber’e, onun da Cebrail’e okumasına arza denir.

Arz, arza ve aynı kökten gelen muaraza sözlükte “okumak, ezberden okumak, göstermek, kitapları karşılaştırmak” gibi manalara gelir.

Hadislerden öğrenildiğine göre, Allah’ın iki elçisi, Kuran-ı Kerîm’i birbirlerine okumak (mukabele etmek) üzere ramazan ayında her gece bir araya gelmekteydi. (Buhari, Bedʾü’l-vaḥy, 5, Bedʾü’l-ḫalḳ, 6, İstiʾẕân, 43; Müslim, Feżâʾilü’ṣ-ṣaḥâbe”, 98, 99)

Her yıl bir defa yapılan bu karşılıklı okuma işi Hz. Peygamber’in vefat edeceği yıl iki defa olmuştu. Arza-i ahîre diye anılagelen bu son karşılaştırma Kureyş lehçesiyle yapıldığı için o günden itibaren Kuran bu lehçe ile okunmuştur. (İbn Sa‘d, II, 195)

Hz. Peygamber arza-i ahîrenin iki defa yapılmasından vefatının yaklaştığını sezmiş ve bunu kızı Fâtıma’ya bir sır olarak söylemiştir.

Arza olayının devam ettiği günlerde Hz. Peygamber’in son derece neşeli ve diğer günlerdekinden daha cömert olduğu ashab-ı kiram tarafından tespit edilmiştir.

Bugün İslam ülkelerinde ramazan ayı süresince devam ettirilen mukabele geleneği, arza sünnetine uymanın bir sonucu olarak değerlendirilmelidir.

Kuran’ın ramazan ayında nazil olmaya başlaması, bu ayda yapılan amellerin diğer zamanlara göre daha faziletli kabul edilmesi de mukabele geleneğinin yaygınlaşmasında etkili olmuştur.

Sahabeden bazıları ramazan ayı gelince aile fertlerini toplayarak onlara mukabele okurlardı (Nevevî, et-Tibyan, s. 131 vd.)

Günümüzde Türkiye’de ramazan mukabeleleri genellikle ramazanın ilk günü başlar ve arefe günü tamamlanarak duası yapılır. Duanın Kadir gecesinde yapıldığı da olur. Bilhassa kış gecelerinde imsakten hemen sonra camiye gidenler sabah namazından önce okunan mukabeleye katılmakta, ramazan için özel dinî yayınlar hazırlayan bazı radyo ve televizyonlarda da mukabele daha çok bu vakitte okunmaktadır.

İstanbul’da bilhassa selâtin camilerinde ramazan günlerinde tanınmış hafızlar günümüzde de mukabele okumaktadır.

Ayrıca hanımların evlerde bir araya gelip kendi aralarında mukabele dinleme geleneği de yaygındır.

Mukabele okuyan kişinin hafız da olsa mushafa bakarak okuması daha faziletli görülmüş, dinleyenlerin rahat takip edebilmeleri açısından mukabelenin orta bir hızla (tertîl üzere) okunması tavsiye edilmiştir.

Kaynak:
Kāmus Tercümesi, “ʿarz” md.;
İbn Hacer, Fetḥu’l-bârî, Bulak 1300, IX, 39-41;
İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, II, 195;
Âcurrî, Aḫlâḳu ḥameleti’l-Ḳurʾân (nşr. Abdülazîz b. Abdülfettâh el-Kārî), Medine 1408/1987, s. 33 vd., 67 vd.;
Nevevî, et-Tibyân fî âdâbi ḥameleti’l-Ḳurʾân (nşr. Abdülkādir Arnaût), Küveyt 1409/1988, s. 27 vd., 131 vd.;
Süyûtî, el-İtḳān, I, 142, 177;
Tecrid Tercemesi, IX, 27-29; XI, 230-231;
Hamîdullah, İslâm Peygamberi (İstanbul 1980), II, 32.
İbn Hallikân, Vefeyât, III, 314;
Recep Akakuş, “Ramazan ve Mukabele Okuma Geleneği”, Diyanet Dergisi, XXVI/2, Ankara 1990, s. 61 vd.;
Pakalın, I, 318; Abdurrahman Çetin, “Hatim”, DİA, XVI, 468-469.
bk. TDV İslam Ansiklopedisi, Arza ve Mukabele md.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
175 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun