Gökte yarık yok, yarık, ancak katı bir cisimde olur?

Soru Detayı

- Ateistin birisi Kaf suresi 6. ayet ile ilgili şöyle diyor: "Gökte yarık yok, diyor. Yarık, ancak katı bir cisimde olur. Bu ise göğün katı, sınırlı bir şey olduğunu gösteren en bariz ayet bence."
- Ve bir de Kıyamet suresi 9. ayet için şöyle bir iddiada bulundu: "Böyle bir şeyin olması dünyanın da güneşle birleşmesini gerektirir, çünkü ay dünyanın bir uydusudur, ancak dünya güneşle birleşirse ay da birleşir. Ama Muhammed bunu bilmiyordu, ikisinin de dünya etrafında dönen birer cisim oluğunu sanıyordu. Her neyse, güneş ile dünya birleşirse bundan daha büyük kıyamet mi olur daha, ama Allah daha saymaya devam ediyor, yıldızlar düştüğü zaman, dağlar yürüdüğü zaman.."
- Sizden onun bu cehaletine bir cevap istiyorum.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cevap 1:

Kaf suresi, 6. ayetin meali:

“Hiç üzerlerindeki göğe bakmazlar mı? Bakıp da bizim onu nasıl sağlamca bina ettiğimizi, onda en ufak bir çatlaklık, dengesizlik olmadığını düşünmezler mi?” (Kaf, 50/6)

- Soruda “gökte yarık yok” şeklinde tercüme edilen kelime, “FURUC”dur. Bu kelime FERC kelimesinin çoğuludur. Yarık, çatlaklık, dengesizlik, düzensizlik anlamına gelir. (bk. Kurtubi, Şevkani, el-Bikaî,  ilgili ayetin tefsiri)

Bu kısa açıklamadan sonra meseleyi birkaç madde halinde izah etmeye çalışacağız:

a) Bugün modern fen bilim uzmanlarının ittifakla kabul ettiği bir gerçek şudur ki, evrende, göklerde, hiçbir yerde boşluk yoktur. Her yer mahiyetini bilmediğimiz bir madde ile doludur.

İşte ayette “yarık, çatlak” sözcüğüyle bir boşluk kastediliyor.

Demek ki, 15 asır önce Kur’an-ı kerim, evrenin en büyük kısmı olan göklerde “boşluk yok” demekle, evrenin hiçbir yerinde boşluğun olmadığını ilan etmiş ve bugünkü bilimsel araştırmalar bunu tasdik etmiştir.

- Eskiden bu maddeye esir veya eter maddesi diyorlardı. Sudan daha kaygan, havadan daha latif bir madde olan esir maddesi, başka şeyler gibi semanın/göğün de ilk menşei ve mebdeidir.

Gök tabakaları arasında boşluk yoktur. Bilakis, bütün yıldızlarıyla, cisimleriyle gök bu esir maddesi sayesinde bir bütünlük ve bitişik bir nizama kavuşturulmuştur. İslam öncesi düşüncelerde bu gibi konularda cehalet hâkim olduğu için, birçok insan yıldızlar ve genel olarak gök cisimleri arasında boşluk olduğunu tasavvur ediyorlardı..

İşte bu ayette  “gökte yarık, çatlak yok” mealindeki ifadeyle bu yanlış düşünce düzeltilmiş; evrenin her tarafında olduğu gibi göklerin arasında da boşluk bırakmadan bir bağlantı kuran bu esir maddesinin varlığına ve gök cisimleri arasında boşluğun bulunmadığına işret edilmiştir. (krş. Meraği, ilgili ayetin tefsiri)

Esir maddesiyle ilgili Bediüzzaman Hazretlerinin şu ifadeleri de manidardır:

“Fennen ve hikmeten sabittir ki: Bu haddi yok feza-yı âlem, nihayetsiz bir boşluk değil, belki "esîr" dedikleri madde ile doludur(...) Kadîr-i Zülcelal, esîr maddesinden yedi kat semavatı halkedip tesviye ederek, gayet dakik ve acib bir nizam ile tanzim etmiş ve yıldızları içinde zer'edip ekmiştir” (bk. Lem'alar, s. 67-68)

b) Ayette geçen “Furuc” kelimesi -yukarıda da belirtildiği gibi- düzensizlik, dengesizlik anlamına da gelir.

Bu manaya göre, ayette “göklerin düzeninde bir kusurun, dengesizliğin bulunmadığına” vurgu yapılmıştır. Buna göre, bu ayette geçen “FURUC” kelimesi, aşağıda meali verilen ayetlerde geçen ve düzensizlik, kusur ve noksanlık anlamına gelen “FUTUR” kelimesiyle aynı şeyi ifade etmektedir:

“Yedi kat göğü birbiriyle tam uyum içinde yaratan O’dur. Rahman’ın yaratmasında hiçbir nizamsızlık göremezsin. Gözünü çevir de bak: Herhangi bir kusur görebilir misin? Sonra tekrar tekrar gözünü çevir de bak, gözün bir kusur bulamadığından, eli boş ve bitkin geri döner.” (Mülk, 67/3-4)

mealindeki ayette bu gerçeğin altı çizilmiştir. (bk. Taberi, Kasımi, ilgili ayetin tefsiri)

c) Şunu da unutmamak gerekir ki, “çatlak, yarık, yırtılma” kavramları gaz halindeki maddeler için de kullanılır.

Nitekim, OZON tabakası, Ozon (O3) üç adet oksijen atomundan (ozon gazından) oluşan şeffaf bir gazdır. Ozon tabakası için “yırtılma” kavramı kullanıldığı bilinmektedir. Her yırtık, bir yarık, bir çatlak ve bir boşluk olduğu da bilinen bir gerçektir.

Kaldı ki, bazı müfessirler ayette yer alan “FURUC” kelimesini “Hark=yırtık” olarak açıklamışlardır. (bk. İbn Aşur, ilgili yer)

Demek ki ayetin ifadesinde anlaşılmayan bir şey yoktur.

Cevap 2:

Kıyamet suresi 9 ayetin meali:

“Güneş ve ay bir araya getirildiği zaman.”

Bu ayette güneş ile ayın bir araya getirileceği ifade edilmiştir. “Güneş ile ayın bir araya gelmesi dünyanın da onlarla birlikte olmasının gerektiği” iddiası önce ispat edilmeye muhtaçtır.

Bununla beraber, doğru kabul etsek bile, ayette herhangi bir kusur bulmak mümkün değildir. Çünkü, Kur'an’da muhatapların görgü seviyeleri her zaman göz önünde bulundurulmuştur. Bu insanları irşad eden Kur'an’ın tenezzül buyurduğu bir üsluptur.

İşte bu sebepledir ki, ayetlerde bazen insanların yakından kavrayacağı ifadelere yer verilir. Mesela:

“Bir zamanlar Yusuf, babasına (Ya'kub'a) demişti ki: Babacığım! Ben (rüyamda) on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde ederlerken gördüm.” (Yusuf, 12/4)

mealindeki ayette de Dünya yerine ay kullanılmıştır. Aslında bu rüya ile güneş sistemine de ima edilmiş ve gezegenlerinin 12 olduğuna işaret edilmiştir.

Ancak, insanların daha güzel gördüğü, yukarıdaki konumunu daha harika gördükleri için dikkatleri aya çevrilmiştir. Ay burada dünyayı temsilen yer almıştır.

Bu pencereden bakıldığı zaman, kolaylıkla şu görülecek ki, Yusuf suresi ayetinde olduğu gibi, Kıyamet suresinin ayetinde de insanların zihnindeki ayın konumu nazara alındığı için söz konusu edilmiştir.

Kaldı ki, insan aklı, ay ile güneş ikisi de yukarıda görüldüğü için, bir araya gelmelerine daha yatkındır.

Bununla beraber, güneş ile ayın bir araya gelmesine vurgu yapılmasında herhangi bir hasır (kısıtlama-sınırlandırma) yoktur. Bu sebeple, bunlarla birlikte dünyanın olmayacağını çıkarmak doğru değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
812 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR