Dünya balık sırtındadır, rivayeti uydurma mıdır?

Soru Detayı

- Bazı alimler dünya öküz ve balık sırtındadır rivayetini arşı taşıyan melekler olarak yorumlasa da bu rivayet için:
- Bu uzun rivayeti eserine alan Taberî sened hakkında şüpheli olduğunu, binâenaleyh buna fazla itimad etmediğini söyler (Tefsîr, I. 156; A- Muhammed Şâkir tahkiki).
- İbnu Kesîr habere öz olarak değindikten sonra bunun "isrâîliyyat"tan olduğu ihtimalini tasrîh eder (tefsir, V. 385)
- Eserlerine İsrâîliyyatı almamak için titizlik gösteren bazı îslâm bilginleri ise bu tür haberlere —(ilgili âyetleri tefsîr ederken)— katiyyen ehemmiyet vermemişlerdir [En-Nesefî, et-Teysîr, varak 17Ob; Îbnu 'Atiyye, el-Muharrav, varak 49b; Mekkî îbn Hammûg, tefsîr,302a]
- Tıbkı Îbnu Kesîr gibi İbnu 'Atıyye de rivayetleri eserine aldıktan sonra; bunların zayıf haberler olduğunu, mevcut senedlerle bunları isbata imkân olmadığını tenbîh eder [El-Muharrar, IV. varak 49b.]

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Genellikle Tefsirciler Hut konusunu Kalem suresinde yer alan NUN harfi münasebetiyle söz konusu etmişler.

a) Taberi ilgili yerde -özellikle İbn Abbas’a dayandırılan- bir çok rivayete yer vermiş, ancak onun hiçbir rivayetin sahih olmadığına dair bir işarette bulunduğuna rastlayamadık. Muhammed Şakir tahkikli (Müessesetu’r-Risale, 1420/200) Taberi’nin 1/156. sayfadaki bilgi “Fatiha suresinin” tefsiriyle ilgili bir rivayettir ve ilgili haşiyedeki muhakkik tarafından zikredilmiştir.

- Muhakkik Muhammed Şakir, Taberi’nin “sahih olduğunda şüphe ettiğini” belirttiği aynı rivayette senedin tahkikini yapmış ve sonunda da aynı senetle bu haberi veren Hakîm’in bunun sahih olup Müslim’in şartına uygun olduğunu bildirmiş ve Zehebi de ona muvafakat ettiğini belirtmiştir.

- Bununla beraber, Taberi’nin tefsirinin 1/354. sayfasında senedi hakkında “sahih olduğunu zannetmiyorum” dediği rivayet Bakara suresinin 19. ayetiyle ilgilidir.

- Taberi’in (Tefsir, 1/435) Hutla ilgili bilgi veren bir rivayet için de talik yazan M. Şakir, yine bu senedin sahih olduğunu tahmin etmediğini söyleyen Taberi’nin daha önceki ifadelerini, hatırlatmıştır. Taberi gerçekten daha önce aynı sened için o ifadeyi kullanmıştır. (bk. Taberi,1/346)

- Bizim tahkikatımıza göre, Kalem suresinin tefsirinde “Hut” ile ilgili değişik rivayetlere yer veren Taberi, rivayetlerden hiçbiri “sahih olduğunu tahmin etmiyorum” dediği senedin aynısı değildir. (bk. ilgili yer)

b) Diğer tefsir kaynaklarındaki senetleri tahkik etmeye girmeyeceğiz.

Bu sebeple, genel olarak şunu söyleyebiliriz ki, “Dünyanın balık üzerinde olduğu”na dair bilgilerin İsrailiyat olduğu kanaati yaygındır. (bk. İbn Kayyım el-Cevzi, el-Menaru’l-Münif, 76).

- Aynı zamanda büyük muhaddis olan Beğavi ve Sa’lebi, Hut ve Sevr ile ilgili kıssayı eleştiri getirmeksizin anlatan tefsircilerin başında gelir. (bk. Salebi, Kalem suresinin ilk ayetinin tefsiri)

c) Bu konuyu tahlil eden Bediüzzaman Hazretlerinin şu ifadeleri de dikkate değer:

“Meselâ, felsefenin ruhsuz kanunları pek karanlık ve vahşetli gösterdikleri hilkat-ı arziye ve vaziyet-i fıtriyesini, bu meyve ile nurlu, ünsiyetli bir tarzda Sevr ve Hut namlarındaki iki meleğin omuzlarında, yani nezaretlerinde ve Cennet'ten getirilen ve fâni küre-i arzın bâki bir temel taşı olmak, yani ileride bâki Cennet'e bir kısmını devretmeğe bir işaret için Sahret namında uhrevî bir madde, bir hakikat gönderilip Sevr ve Hut meleklerine bir nokta-i istinad edilmiş diye Benî-İsrail'in eski peygamberlerinden rivayet var ve İbn-i Abbas'tan dahi mervîdir. Maatteessüf bu kudsî mana, mürur-u zamanla bu teşbih, avamın nazarında hakikat telakki edilmekle, aklın haricinde bir suret almış. Madem melekler havada gezdikleri gibi toprakta ve taşta ve yerin merkezinde de gezerler; elbette onların ve küre-i arzın, üstünde duracak cismanî taş ve balığa ve öküze ihtiyaçları yoktur.” (bk. Asa-yı Musa, s. 82)

“Meselâ: Küre-i Arz'a emr-i İlahî ile nezarete memur Sevr ve Hut namlarında iki ruhanî melaikeyi dehşetli cismanî bir öküz, bir balık tevehhüm edip ehl-i fen ve felsefe hakikatı bilmediklerinden İslâmiyete muârız çıkmışlar.” (bk. Hutbe-i Şamiye, s. 29)

- Bediüzzaman Hazretleri, Bu balık meselesine dair İbn Abbas’a isnat edilen bir rivayet konusunda iki görüş beyan etmiştir:

Birincisi: Eski Said’in telifatından olan Muhâkemat adlı eserinde şöyle der:

“Pûşide olmasın, Sevr ve Hut'un kıssa-i meşhuresi İslâmiyetin dahîl ve tufeylîsidir. Râvisiyle beraber Müslüman olmuştur. İstersen Mukaddeme-i Sâliseye git, göreceksin; hangi kapıdan daire-i İslâmiyete dâhil olmuştur. Amma İbn-i Abbas'a olan nisbetin ittisali ise, Dördüncü Mukaddeme'nin âyinesine bak, o ilhakın sırrını göreceksin.

Bundan sonra mervîdir: "Arz, sevr ve hut üzerindedir." hadîs olarak rivayet ediliyor.

Evvelâ: Teslim etmiyoruz ki, hadîstir. Zira İsrailiyatın nişanı vardır.

Sâniyen: Hadîs olsa da za'f-ı ittisal için yalnız zannı ifade eden âhâddendir. Akideye dâhil olmaz, zira yakîn şarttır.

Sâlisen: Mütevatir ve kat'iyy-ül metin olsa da kat'iyy-üd delalet değildir. Eğer istersen Beşinci Mukaddeme'ye müracaatla, Onbirinci Mukaddeme ile müşavere et!” (bk. Muhakemat, s. 59)

Burada görüldüğü üzere, bu kıssanın İsrailiyat olduğunu bildirmekle beraber, “sahih hadis” olma ihtimalini de göz ardı etmeden konuyu tahlil etmiştir.

İkincisi: Üstad -yaklaşık ilk görüşünü bildirdikten yirmi beş yıl sonra- bu kıssa ile ilgili bir rivayetin sahih olduğunu kabul etmekle beraber, bunu rivayet eden bazı kimselerin, İsrailiyat olan hikayeleri bu rivayete tatbik ederek yanlış yaptıklarını belirtir:

“..Bu defaki sualinizde diyorsunuz ki: "Hocalar diyorlar: Arz, öküz ve balık üstünde duruyor. Halbuki Arz, muallakta bir yıldız gibi gezdiğini Coğrafya görüyor. Ne öküz var ve ne de balık?"

Elcevab: İbn-i Abbas (ra) gibi zâtlara isnad edilen sahih bir rivayet var ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'dan sormuşlar: "Dünya ne üstündedir?" Ferman etmiş: عَلَى الثَّوْرِ وَالْحُوتِ Bir rivayette bir defa عَلَى الثَّوْرِ demiş, diğer defada عَلَى الْحُوتِ demiştir. Muhaddislerin bir kısmı, İsrailiyattan alınma ve eskiden beri nakledilen hurafevari hikâyelere bu hadîsi tatbik etmişler.

Hususan Benî İsrail âlimlerinin müslüman olanlarından bir kısmı, kütüb-ü sâbıkada "Sevr ve Hut" hakkında gördükleri hikâyeleri, hadise tatbik edip, hadisin manasını acib bir tarza çevirmişler. Şimdilik bu sualinize dair gayet mücmel üç esas ve üç vecih söylenecek…” (Uzun olmasın diye almadığımız bu vecihleri görmek için bk. Lem'alar, 90 - 91)

- İbn Abbas’a mekuf olarak isnad edilen rivayetin sahih olabileceğini gösteren delil, başta İbn Cerir ve Beğavi olmak üzere bu rivayete yer veren tefsirciler bunu tenkit etmemişlerdir. İhtimal ki, Bediüzzaman da bu rivayetin sahih olduğu kanaatine varmıştır.

İlave bilgi için tıklayınız:

Dünyanın öküzle balığın üstünde olduğunu söyleyen bir hadis var mı? 
Dünyanın öküz ile balığın üstünde olduğunu söyleyen bir hadis var mı; varsa bunu nasıl anlamalıyız?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR