Hanefi Mezhebinde gizli nikahı hangi delillere dayandırılmıştır?

Tarih: 14.09.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Diğer mezheblerde aileden gizli kıyılan nikah geçerli değilken, Hanefi Mezhebinde sadece iki şahite dayanarak geçerli olan gizli nikahı hangi delillere dayandırarak geçerli saymışlardır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İki şahidin huzurunda -aileden gizli- kıyılan nikahın diğer mezheplerde caiz olmadığını  gösteren bir kaynak verirseniz iyi olur. Çünkü, o konuda öyle bir bilgiye rastlayamadık.

Acaba maksadınız “VELΔ konusu mudur? Bilindiği üzere, nikah konusunda, Hanefilerin diğer mezheplerden farklı düşündüğü en önemli nokta, veli meselesidir. Hanefilere göre, nikahta velinin izni şart değildir. Diğer mezheplere göre şarttır. Cumhurun delillerinden biri şu ayettir:

“Kadınları boşadığınız zaman, bekleme sürelerini tamamladıklarında, kendi aralarında örfe uygun olarak anlaşmışlarsa eski kocalarıyla nikâhlanmaları hususunda onlara engel çıkarmayın. Bu, sizin Allah'a ve ahiret gününe inanmış olanınıza verilen öğüttür. Bu sizin için daha isabetli ve daha temizdir. Allah bilir ama siz bilmezsiniz.” (Bakara, 2/232)

İbn Abbas’ın belirttiğine göre, bu ayet şöyle bir konu hakkında inmiştir; kişi eşini bir veya iki talakla boşar. Daha sonra -Ric’î talalkla boşadığı- karısına dönmek ister, karısı da bunu arzu eder, fakat velisi durumunda olanlar buna engel olurlar. İşte ayette böyle bir engel çıkarmanın doğru olmadığı vurgulanmıştır.

Buharî, Ebu Davud, Tirmizî,  İbn Mace, İbn Cerir, İbn Ebi hatim, İbn Merduye, bu ayetin iniş sebebi Makal b. Yesar ve kız kardeşi olduğunu söylemişlerdir. Kız kardeşi ric’î talakla boşanmış, sonra kocasıyla yeniden evlenmeye karar vermişler; fakat velisi olan kardeşi Makal buna engel olmuş, bunun üzerine bu ayet nazil olmuşur. (bk. İbn Kesir, ilgili ayetin tefsiri)

Bunun “velisiz nikah olmaz” hükmüne delil olması ise şöyledir; ayette yer alan “eski kocalarıyla nikâhlanmaları hususunda onlara engel çıkarmayın” mealindeki ifadeden anlaşılıyor ki, kadının eski kocasıyla yeniden evlenmesine izin vermeyerek mani olanlar vardır. Bu engel, zor kullanmak anlamında olmayıp elindeki meşru hakkını kullanmak manasına gelir. Bu ise kadının evliliğinin ancak velisinin izniyle mümkün olacağını göstermektedir. İbn Cerir,Tirmizî de bu görüştedir (bk. İbn Kesir, a.g.y.)

İmam Şafii bu ayetin “velisiz nikahın olmayacağına”dair hükmün en açık delili olduğunu söylemiştir. (bk. V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 7/82).

Cumhurun ikinci delili “Velisiz nikah olmaz.” (Sübülü’s-selam, 3/11; Neylu’l-Evtar, 6/529, 537) mealindeki hadistir.

İmam Azam ve Ebu Yusuf’a göre, erginlik çağına girmiş bir kadın kendini evlendirebildiği gibi, küçük kızını da evlendirebilir.(el-Fıkhu’l-İslamî,7/83).

Bu görüşü savunan delilleri ise Kur’an’dan şu mealdeki ayettir:

“Bütün bunların ardından erkek, kadını boşarsa artık bundan sonra (o kadın) başka bir eşle nikâhlanıncaya kadar ilk erkeğe helal olmaz.” (Bakara, 2/230).

Burada yer alan “başka bir eşle nikâhlanıncaya kadar” ifadesi kadının nikahlanabileceğini göstermektedir.

Bu görüş sahiplerine göre, cumhurun delil getirdiği ayette yer alan “eski kocalarıyla nikâhlanmaları hususunda onlara engel çıkarmayın” mealindeki ifadenin muhatabı veliler değil, kocalardır.

Müslim’in rivayet ettiği  “Daha önce evlenmiş kadının kendini evlendirmesi hakkı  velisinden daha önce gelir.” (bk. Neylu’l-Evtar, 6/531; el-Fıkhu’l-İslamî,7/84).

Bu iki görüşün ortasını  bulan Şafii alimlerinden Ebu Sevr’e göre, kadın kendini evlendirebilir. Fakat velisinin iznini alması gerekir. Yani hem ailenin hem de kadının rızasının olması esastır. (bk. Neylu’l-Evtar, 6/531;  el-Fıkhu’l-İslamî, 7/84).

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun