Antlaşmaları biten müşriklerle antlaşma yapılabilir mi?

Tarih: 27.02.2016 - 00:48 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Tevbe suresi 4. ayette olan müşrikler antlaşmalarını bozmamış düşmanlık etmemiş müşriklerdir. Peki bunlar da antlaşmalarını bozmuş olan müşrikler gibi öldürülecekler mi?
- Yani Tevbe 5. ayeti bunlar için geçerli midir?
- Antlaşmaları bitikten sonra bunlarla yeni antlaşma yapılabilir mi?
- Çünkü bunlar Müslümanlara dostça davranmıştır eğer öldürülürlerse adalet ilkesine ters değil mi?
- Mümtehine suresine göre bunlara iyilikte bulunmak gerekir. Gerçek durumu açıklayabilir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Tevbe suresinin 4. ayetinde söz konusu edilen müşrikler, yaptıkları anlaşmalarına bağlı kalanlardır. Bunlar, herhangi bir hıyanet içine girmeden surenin indiği güne kadar anlaşmalarının bütün şartlarına riayet etmişler. Bu ilgili ayetin tebliği sırasında bunların barış sözleşmesinden geriye kalan 4 ayları vardı. (bk. Taberi, ilgili ayetin tefsiri) Verilen diğer bir bilgiye göre, 9 ayları vardı. (Razi, ilgili yer)

Ebu Hayyan da bu iki rivayete yer verdikten sonra, bu süreyi 9 ay olarak bildiren rivayetin sahih olduğunu, 4 aya yer veren rivayetin zayıf olduğunu, çünkü bu sayının zaten diğer bütün müşrikler için geçerli olduğunu belirtmiştir. (bk. el-Bahru’l-Muhit, ilgili yer)

- Surenin 5. ayetinde iman edip tövbe etmedikleri takdirde öldürülmeleri emredilen müşrikler, anlaşmaları bozan müşriklerdir. Anlaşmaya bağlı kalan ve henüz bu anlaşma süresi dolmayan müşrikler buna dahil değildir. (bk. İbnu’l-Cevzi/Zadu’l-Mesir, Beydavi,  ilgili yer)

- Dördüncü ayetin meali şöyledir:

“Ancak kendileriyle antlaşma yapmanızdan sonra, şartları hiçbir şey eksiltmeksizin tamamen yerine getiren ve sizin aleyhinizde hiçbir kimseye destek vermeyen müşrikler, bu hükmün dışındadırlar. Bunlarla sözleşmenin müddeti tamamlanıncaya kadar antlaşma şartlarına riayet edin. Allah, takva sahiplerini (Kendisine karşı gelmekten, özellikle ahdi bozmaktan sakınanları) sever.”

Alimlere göre, Allah bu ayette anlaşmayı bozanlarla bozmayanların aynı kefeye konulmamasını emretmiş ve ayetin sonunda da “Allah takva sahiplerini sever” mealindeki ifadeyle de  “hain olanlarla dürüst olanların arasında bu ayrımı yapmak,  takvanın adaletin bir gereği olduğuna” işaret edilmiştir. (bk. Zemahşeri, Beydavi, ilgili yer)

- Surenin 4. ayetinde anlaşmalarına bağlı kalan müşrikler için: “Bunlarla sözleşmenin müddeti tamamlanıncaya kadar antlaşma şartlarına riayet edin.” mealindeki ifadeden anlaşılan, onların antlaşma  süresi bitince, onların dokunulmazlıkları da ortadan kalkar. Bir daha onlarla yeni bir sözleşme yapmamak, haksızlık değildir. Haksızlık olan, anlaşmaya riayet etmemektir.

Bu sebeple, süreleri bitince teklif etseler bile -adalet ölçüleri bakımından- Hz. Peygamber (asm)'in onlarla yeni bir sözleşme yapma mecburiyeti yoktur.

Kaldı ki, Tevbe suresinin indirilmesinin amacı bundan böyle Hicaz bölgesinde şirke fırsat vermemektir. Yani, Allah bizzat müşriklerle yeni bir anlaşmanın yapılmasına izin vermemektedir. Ya iman, yahut ölüm!..

Müşrikler için bu hükmün hikmeti ayrı bir konudur. Sitemizde de biraz açıklanmıştır, bakılabilir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Yanlış yorumlanan bir ayet: "Onları bulduğunuz yerde öldürün ...
Tevbe 29. ayete göre, gayri müslimlerin hepsine savaş açmak ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun