Peygamberimizle antlaşmasını bozmayan müşrikler, cennete mi gidecek?

Tarih: 09.02.2016 - 12:59 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Tevbe suresi 3. Ayette, Allah i inkar eden müşrikleri azapla müjdele. Onlara çetin bir azap vardır diyor.
- 4 . Ayette ise "Ancak, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan müşriklerden, antlaşma şartlarına uyan, size olan taahhütlerini hiçbir şekilde ihmal etmeyen, size karşı hiçbir kimseye yardımda bulunmayanlar, arka çıkmayanlar bunun dışındadır. Siz de, onlarla olan antlaşmalarınızın hükümlerine antlaşma sürelerinin sonuna kadar uyun. Allah kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananları, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan müminleri sever.)"
-  Yani Peygamberimize anlaşmalarda anlaşmaları bozmayan müşriklerin kafirlerın cehennem azabından hariç tutulacağı söyleniyor. Ama her kafir ebedi cehennemde kalacak.
- Abi dünden beri şeytan beni şüpheye düşürdü. Dinden çıkmak üzereyim, Allah korusun, Allah dinimi muhafaza etsin. Nolur cevap verin çabuk. Burada çelişki olmadığını açıklayın bana nolur.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili ayetlerin mealleri şöyledir:

“ Bu Büyük Hac günü, Allah ve Resulünden insanlara şunu ilan edin ki: Allah da Resulü de müşriklerden beridir. Şayet şirkten tövbe edip tevhide yönelirseniz bu, elbette sizin için daha hayırlı olur. İyi biliniz ki siz Allah’ın elinden kurtulamazsınız. Kâfirleri pek acı bir azapla müjdele!”(Tevbe, 9/3)

“Ancak kendileriyle antlaşma yapmanızdan sonra, şartları hiçbir şey eksiltmeksizin tamamen yerine getiren ve sizin aleyhinizde hiçbir kimseye destek vermeyen müşrikler, bu hükmün dışındadırlar. Bunlarla sözleşmenin müddeti tamamlanıncaya kadar antlaşma şartlarına riayet edin. Allah, kendisine karşı gelmekten, özellikle ahdi bozmaktan sakınanları sever.” (Tevbe, 9/4)

- Buradaki yanılma noktası, 4. ayetteki “istisna”dır. Soru soran kimse, bu istisnayı  önceki ayetin sonunda yer alan “İyi biliniz ki siz Allah’ın elinden kurtulamazsınız. Kâfirleri pek acı bir azapla müjdele!” mealindeki ifadeden bir istisna olduğunu zannetmiştir. Halbuki, söz konusu ayetin bu son ifadesi, genel olarak imana gelmeyen kâfirler hakkındı olup, müşriklere yönelik bir uyarıdır.

Bu iki ayetin asıl hedefi, ahirette değil, dünyadaki müşriklerle yapılacak muamelenin şeklini belirlemektir.

Buna göre, “ancak” diye tercüme edilen bu istisna, surenin başında yer alan "Allah da Resulü de müşriklerden beridir.” ifadesine aittir. (bk. Zeccac, Şevkâni, ilgili yer)

Buna göre ayetin meali şöyledir:

"Allah da Resulü de müşriklerden beridir. Ancak kendileriyle antlaşma yapmanızdan sonra, şartları hiçbir şey eksiltmeksizin tamamen yerine getiren ve sizin aleyhinizde hiçbir kimseye destek vermeyen müşrikler, bu hükmün dışındadırlar.”

Bu ifadeden sonra gelen “Bunlarla sözleşmenin müddeti tamamlanıncaya kadar antlaşma şartlarına riayet edin” mealindeki ifadeden bunu anlamak sadece mümkün değil, aynı zamanda zorunludur. Çünkü “sözleşme müddeti” dünya ile ilgilidir.

- Diğer bazı müfessirlere göre, bu istisna, 2. ayetin başında yer alan “Fesihû fi’l-ardi...” (Müşrikler yeryüzünde yalnız dört ay gezebilirler. Onlara verilen mühlet yalnız bu kadardır...) ifadesine aittir. (bk. Zemahşeri,ilgili yer)

Demek ki; surenin başından 3. ayetin sonuna kadarki ayetlerde, genel olarak bütün müşriklere sadece dört ay mühlet verilmiştir. Dört ay hiçbir engelle karşılaşmadan rahatça dolaşabilirler. Bu süre bittikten sonra, ya iman ederler yahut da savaşa hazır olular...

Ancak, kendileriyle anlaşma yapılmış ve anlaşmalarında bağlı kalmış olan müşrikler bunun dışındadır. Onlar sadece dört ay değil, anlaşmadaki “barış süreleri” ne kadar ise ona göre serbest kalırlar.

Demek ki bu iki ayette herhangi bir çelişki yoktur. 

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun