"Öteki kafirleri dost edinmeyin" ve "Allah’ın iki eli" ne demek?

Tarih: 21.04.2019 - 20:02 | Güncelleme:

Soru Detayı

a) Maide 57 ayet: Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kafirleri dost edinmeyin. Eğer müminler iseniz Allaha karşı gelmekten sakının.
- Bu ayetin iniş sebebini açıklar mısınız?
- Hristiyan ve Yahudileri dinleri için değil de onların iyi halleri için dost olmakta bir sakınca var mı?
- Bu ayette (ve öteki kafirleri dost edinmeyin) yazıyor, bu öteki kafirler kimdir?
- Buna göre tüm kafirlerle dost olmak yasaklanıyor mu yoksa belirli bir meseleye uygun belirli kişilere özel olarak mı (öteki kafirler) denilen insanlara mı kasten söylenmiştir?
- Yani sırf onlara özel belirli kişiler için inmiş ve şunlarla dostluk kurmayın gibisinden mi? Yoksa umumi bir şekilde kafirlerle dost olmayın mı deniliyor?
b) Maide 64 ayette neden Allah’ın iki eli tabiri kullanıyor?
- Sitedeki makalenizi okudum ve “El” kelimesinin hangi anlamda kullanıldığını anladım, ama neden sonrasında “iki el”?
- Aynı insanlardaki gibi "iki el" şeklinde kullanılmasının hikmeti nedir?
- Mesela sadece "eli açıktır" denilse anlarım, neden iki eli de açıktır denilmiştir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

a) Bazı rivayetlere göre, bu ayetin nüzul sebebi, münafıklık yapan belli bazı şahıslardır.

- İbn Abbas’tan gelen bilgilere göre, Rufaa b. Zeyd ve Suveyd b. Haris adında iki Yahudi Müslüman olduklarını söylemişler, sonra nifaka girmişler. Müslümanların yanında Müslüman olduklarını söyleyip küfürlerini gizlerlerdi. Müslümanlardan bazı kimseler de bunlara muhabbet gösterirdi.

Halbuki bunlar, münafıklık yapıyor, Müslümanlar yanında Müslüman olduklarını söylerken, kendi yandaşları yanına gittikleri zaman "Biz Müslümanlarla alay ediyoruz." diyorlardı. (Bakara, 2/14)

Bunun üzerine bu ayet indirilmiştir.

Ayette özellikle İslam dinini alaya alıp oyuncak edinenler kastedilmiştir.

- Diğer kafirlerden maksat ise, genel olarak müşriklerdir. Nitekim, İbn Mesud’un kıraatında kâfirler yerine müşrikler kullanılmıştır. (bk. Taberi, Razi, İbn Kesir,  ilgili ayetin tefsiri)

- Bununla beraber, “İslam dinini alaya alıp oyuncak edinenler” kaydı, bu vasfı taşımayan Ehl-i kitaptan dost edinilebileceği manası çıkmaz. Çünkü bu kayıt, vuku bulan (yukarıda geçtiği üzere) bir olaydaki Ehl-i kitabın taşıdığı bir vasıf olduğu için, vakıaya uygun olarak zikredilmiştir.

“Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin.” (Maide, 5/51) mealindeki ayette bu dost edinme yasağı “kayıtsız, şartsız” bir tarzda ifade edilmiştir. (krş. Taberi, Razi, ilgili yer)

- Unutulmamalıdır ki, “Bir ayetin nüzul sebebinin hususi olması, manasının / verdiği mesajın umumi olmasına mani değildir.” şeklindeki mukarrer ilmi düsturda da söz konusu ayetin manasının bütün Ehl-i kitap için geçerli olmasına kapıyı açık tutmaktadır.

- Bu takdirde “Acaba, Ehl-i kitapla dost olmak neyi ifade eder?” sorusuna cevap bulmamız lazımdır.

Risale-i Nur'un ifadelerinden nakledeceğimiz bilgiler, konumuzla ilgili bir ışık alabiliriz.

“S.  Yahudi ve Nasara ile muhabbetten Kur'an’da nehiy (yasak)vardır:

لاَ تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَ النَّصَارَى اَوْلِيَاءَ  (Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin) diye. Bununla beraber nasıl dost olunuz dersiniz?

"C. Evvela: Delil kat'iyy-ül metin olduğu gibi, kat'iyy-üd delalet olmak gerektir. Halbuki tevil ve ihtimalin mecali vardır. Zira nehy-i Kur'anî âmm değildir, mutlaktır. Mutlak ise, takyid olunabilir. Zaman bir büyük müfessirdir; kaydını izhar etse, itiraz olunmaz. Hem de hüküm müştak üzerine olsa; me'haz-ı iştikakı, illet-i hüküm gösterir. Demek bu nehiy, Yahudi ve Nasara ile yahudiyet ve nasraniyet olan âyineleri hasebiyledir. Hem de bir adam zâtı için sevilmez. Belki muhabbet, sıfat veya san'atı içindir. Öyle ise herbir müslümanın herbir sıfatı müslüman olması lâzım olmadığı gibi, herbir kâfirin dahi bütün sıfat ve san'atları kâfir olmak lâzım gelmez. Binaenaleyh müslüman olan bir sıfatı veya bir san'atı, istihsan etmekle iktibas etmek neden caiz olmasın? Ehl-i kitabdan bir haremin olsa elbette seveceksin.” (bk. Nursi, Münazarat, s. 31-32)

- Özetlersek: Bediüzzaman Hazretleri diyor ki: Ayette yer alan “Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin.” mealindeki yasak ifadesi, Yahudi ve Hristiyanları dinleri sebebiyle sevmeye yöneliktir. Yoksa, onlara ticaret, sanat ve -dini olmayan- diğer sosyal hayatın gereği olan bazı konularda dostluk kurmanın bir sakıncası yoktur.

Kaldı ki, Kur'an’da Ehl-i kitap olan kadınlarla evlenmek caiz görülmüştür. Bir insan evlendiği eşini sevmez mi? Bu da gösteriyor ki, Kur'an’daki “Ehl-i kitaba dostluk, sevgi” yasağı onların dinlerini benimsemek suretiyle olduğu duruma bakar. Aksi takdirde Ehl-i kitapla evlenenin de yasak olması gerekir. Zira eşlerin birbirini sevmesi, birbirine dost olması, Kur'an’ın beyanlarında vardır.

b) Ayette  meal olarak “Allah’ın eli” yerine “Allah’ın her iki eli de açıktır” denilmiş olması, Allah’ın cudu, keremi ve sahavetinin nihayetsiz olduğuna işaret etmeye yöneliktir.

Nitekim, çok cömert olan bir kimse, bol bol vermek istediği zaman iki eliyle sadaka dağıtır, hediye verir, ihtiyaçları giderir. (krş. Meraği, ilgili ayetin tefsiri)

- Kur'an-ı Kerim'in, muhatapları olan insanların anlayabileceği üslubu kullanması, onların kendi aralarında kullandıkları tarzı tercih etmesi, belagatın bir gereğidir.

Burada Allah’ın -haşa- cimri olduğunu söyleyen inkârcılara en mübalağalı bir ifadeyle cevap verilmiştir. Allah’ın “iki eli de açıktır” mealindeki ifadeyle, sonsuz derecede cömert olduğu vurgulanmış ve pekiştirilmiş bir üslupla, onların ithmalarına dozajı yüksek bir karşılık verilmiştir. (krş. Bikai, ilgili yer).

- Bazı alimlere göre, “yed” kelimesi Araplar arasında -herhangi bir sayı kast edilmeksizin- mecaz olarak bir anlam ifade eder. “Yed” denildiği zaman, bir el kastedilmediği gibi, “yedan” denildiği zaman da iki el kastedilmez. Burada yedan kelimesi iki el anlamında değil, bir şeyin tekrarını göstermeye yönelik olarak kullanılır. Nitekim, “Gözünü iki defa çevir!” (Mülk, 67/4) mealindeki ayetin ifadesi, yalnız iki defa değil, “tekrar tekrar gözünü çevir bak” anlamına gelir.

Burada da “Allah’ın iki eli de açıktır” mealindeki ifadede, Allah’ın çok cömert olduğu, muhtaç olanlara tekrar tekrar verdiğine dikkat çekilmiştir. (krş. İbn Aşur, ilgili yer)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun