Annem hakaret ediyor, ne yapayım?

Tarih: 09.12.2023 - 10:55 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kendimi bildim bileli annemle hiç anlaşamıyoruz. Kendisi bu hayatta hiçbir şeyden memnun olmuyor, hep ağzında şikayet, sürekli kınama.
- Bu zamana kadar annemi “çok şükür” derken hiç duymadım. Hep olumsuza odaklanıyor, çok güzel temiz bir evimiz ve eşyalarımız var iken “Evimiz çok pis, eşyalarımız çok eski” diyor hep.
- Kapıyı bir dakika geç açsak ona bile kızıyor. Hiçbir şeyimi onunla paylaşamıyorum hep kınıyor. Bazı konularda anne beni kırıyorsun diyorum, bu sefer de yaptıklarını başa kakar gibi yapıyor, “Ben sana kıyafet alıyorum, senin için masraf ediyorum.” diyor.
- Kızdığı zamanlar bana fahişe, edepsiz diyerek hakaret ediyor...
- Siz bu konuda bana ne tavsiye edersiniz?
- Allah rızası için anneme nasıl davranmalıyım, onunla nasıl iletişim kurabilirim?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Öncelikle ifade edelim ki, bir annenin bebeği ne yaparsa yapsın, onun annesi o bebeği asla terk etmez, ona olan görevlerini aksatmaz ve çocuğun ne yaptığına değil kendisinin ne yapması gerektiğine odaklanır.

Şimdi roller değişti, anne oldu bebek gibi, bebek de oldu anne gibi. Şu hâlde, yeni anne bebek gibi olan annesinin yaptıklarına bakmadan, takılmadan ve hiç olmamış gibi davranarak, kedi görevlerine odaklanmalı, bir evladın yapması gerekenleri yerine getirmelidir.

- Sevgi ve şefkat kahramanı bir anneden aşağılayıcı söz ve hakaret işitmek elbette bir evlat için çok üzücüdür. Bu konuda ne kadar üzüldüğünüzü anlıyor ve sizin için dua ediyoruz.

Bu konudaki sıkıntınızı hafifletmek için size öncelikli tavsiyemiz, empatik bir düşünce ile annenizi anlamaya çalışmanızdır. Çünkü onun neden böyle davrandığını bilirseniz, ona hak vermeseniz de onu anlayacağınız için en azından kızgınlığınız gider.

- Ebeveynlerin çocuklarıyla olan ilişki biçimini belirleyen en önemli faktör, rol model aldıkları kendi anne-babalarının davranışlarıdır. Yani anneniz, kendi anne ve babasından ne görmüşse aynısını bilinçsiz olarak size uyguluyor olabilir. Muhtemelen onun anne-babası da annenize aldıkları elbise veya onun için yaptıkları masraflar için ona aynı nahoş sözleri söylemişlerdir. Veya ona hakaret içeren kelimeler söylemişlerdir.

O da sizin gibi eğitim almış olsaydı, bilgiye ulaşması bugünkü kadar kolay olsaydı, insan psikolojisini bilseydi, muhtemelen anne-babasında gördüğü yanlış davranışların farkında olacak ve kendi çocuklarına kötü davranmayacaktı. Burada sorumluluk biraz da annenizin kendi annesinde veya babasında.

Nesilden nesile geçen bu davranışlar, ancak farkındalıkla değişebilir. Yoksa hep böyle devam edip gidecek. Mesela sizin şu cümlenizi ele alalım:

“Kendisi bu hayatta hiçbir şeyden memnun olmuyor, hep ağzında şikayet, sürekli kınama. Bu zamana kadar annemi 'Çok şükür.' derken hiç duymadım. Hep olumsuza odaklanıyor.”

Siz annenizin sadece olumsuza odaklanıp, hayatınızdaki güzel şeyleri görmediğinden yakınıyorsunuz. Siz de burada tıpkı anneniz gibi, bilinçdışı onu rol model alarak, annenizle ilgili olumsuzluklara odaklanmışsınız. Oysaki annenizin size şükrettirecek onlarca davranışı ve iyi tarafları vardır.

- Ebeveynlerin çocuklarıyla olan ilişki biçimini belirleyen bir diğer faktör de karakter ve mizaçlarıdır. Doğuştan daha sert karaktere sahip olan, yaşadıkları olumsuz deneyimler sonucu hayata olumsuz bakan tipler, çocuk eğitiminde de daha kırıcı ve serttirler.  

O da sizin gibi biraz daha naif bir karaktere sahip olsaydı, çok olumsuz deneyimler yaşamasaydı, hırpalanıp kırılmasaydı muhtemelen daha empatik düşünecek ve söylediği sözlerin, yaptığı kötü davranışların çocuk için ne anlama geldiğini bilecekti. Dolayısıyla, anneniz elinde olmayan bir karakter ve yaşantının sonucunda böyle olmuştur. O zaman, sorumluluk bütün bütün ona ait değildir.

- Eğitimsiz veya az eğitimli anne-babalar, çocuk eğitimini yanlış anlıyor. Ne kadar sert olursam ne kadar kaba davranırsam çocuğumu o kadar kolay terbiye ederim, zannediyor olabilirler. Muhtemelen anneniz de otoriter, sert ve katı bir eğitim anlayışına sahip olabilir.

Annenize böyle bakmaya ve yaptığı kötü davranışların ve sözlerin sorumluluğunun hepsinin ona ait olmadığına inanırsanız, ona bakışınız daha esnek olacak. Hem çok rahatsız olmayacak hem de kızgın olmadığınız için ilişkileriniz daha iyi olacaktır.

- Annenizin davranışlarına yönelik bu empatik bakış açısı yanında, siz ona ve diğer ev halkına karşı söz ve davranışlarınızla güzel bir rol model olmaya çalışın.

Örneğin, teşekkür ederek, takdir ederek, hâlinize şükür ederek, herkesin kişiliğine saygı duyarak, annenizin ve diğer bireylerin kötü söz ve davranışlarına aynen cevap vermeyerek rol model olun. Sizin annenize ve diğer ev halkına karşı sorumluluğunuzdur. Çünkü siz kendinizi geliştirerek, neyin yanlış neyin doğru olduğunu biliyorsunuz. Onlara da örnek olarak göstermek sizin göreviniz olsun.

Rol model olmak için önce şükürden başlayabilirsiniz. Sık sık hayatınızda ve özellikle annenizle ilgili iyi olan ne varsa onu liste halinde bir tarafa yazın. Ve yeri geldiğinde annenizin yüzüne söyleyin. “Allah şükür benim annemsin, Rabbime şükür hayattasın, varsın, başımızdasın.” Veya sahip olduğunuz diğer nimetleri sayarak şükredin.

Böylece hem siz mutlu olacaksınız hem de anneniz başta olmak üzere evdeki diğer kişilere de rol model olacaksınız.

- Bu arada annenizin olumsuz söz ve davranışlarına değil, çok çok az da olsa zaman zaman gösterdiği olumlu davranışlarını tebrik edin ve takdir edin. Çünkü insanlar ancak güzel ve faydalı davranışlarını geliştirerek daha iyi insan olurlar. Güzel davranışlar ise ancak takdir ve teşekkürlerle gelişir. 

Örneğin size karşı güzel bir söz söylediğinde “anne teşekkür ederim, bu sözün çok hoşuma gitti” diyerek onun gelişmesine yardım edin.

- Annenizle paylaşım yapmak istemeniz en doğal ihtiyacınız. Aslında annenizin de paylaşmaya ihtiyacı var. Ama birbirinizi anlamadığınız ve sürekli aranızda bir gerginlik olduğu için sohbetiniz sınırlı kalıyor. Sınırlı ve günlük ihtiyaçlara yönelik kalıp cümlelerle konuşma da sizi tatmin etmiyor.

Bunun için iki şey yapabilirisiniz:

Birincisi; annenize açık uçlu sorular sorarak, onun duygularını anlatmasına yardım edin. Yani tek bir cümle ile cevap verilmeyen, yoruma dayalı sorular sorun. Mesel "Nasılsın?" sorusu kapalı uçlu bir sorudur. Çünkü cevabı kısadır. “iyiyim veya iyi değilim, eh işte, nasıl olacağım.” Veya “Yemek var mı? Hazır mı? Babam geldi mi?” vb görüldüğü gibi bu gibi sorularda duygular ortaya çıkmaz.

Ama “İnsanlar neden bazen saygısızlık eder? İnsanlar neden dedikodu eder? Babamı ilk gördüğünde neler hissettin? Kadınlar neden erkeklere göre daha şefkatledir?” gibi sorularla onu paylaşım yapmaya alıştırabilirsin.

İkincisi: Annenizden istediklerinizi ona duygularınızı ifade ederek söyleyin. Mesela “Anne, senin şefkatine ihtiyacım var.”, “Anne, bana hakaret içeren sözler söyleyince kendimi çok kötü hissediyorum, kırılıyorum.” gibi duygu içeren cümleler daha etkili olur.

Her şeyin sahibi Yüce Allah’tır. Biz her türlü sıkıntımızda ondan yardım isteriz, her türlü isteğimizi de yine ondan isteriz. Buna İslamiyet’te Allah’a dua etmek denir ve sıkıntılı zamanlar dua etmenin zamanıdır. Dua ise aynı zamanda bir ibadettir.

Siz de sık sık Allah’a dua edin ve onun yardımını isteyin.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun