Çocuğumu akran zorbalığından nasıl koruyabilirim?

Tarih: 02.04.2021 - 16:04 | Güncelleme:

Soru Detayı

Çocuğum dışarıda oynadığında ağlayarak eve geliyor ve birilerini sürekli şikayet ediyor. Dışarı göndermesem evde asosyal bir hale gelecek. Dışarıda akranlarıyla mücadele edebilmesi için ebeveyn olarak nasıl bir yol izlemeliyiz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Çocuğunuzun yaşadığı bu sorunun nedenini tam olarak bilmemiz lazım ki ona göre de önerilerde bulunabilelim. Bunun için öncelikle aile yapınız, eğitim biçiminiz, anne-babanın karakteri ve çocuğun gelişim aşamalarını bilmemiz gerekir. Çünkü bir çocuk dışarıda kendisini savunamıyor ve dayak yiyip geliyorsa, birçok faktör değişik oranlarda etkilidir.

Bunları bilmediğimize göre, size yardımcı olmak adına öncelikle sorunun genel nedenlerini söylemek istiyoruz:

Doğduğu günden başlayarak çocuğun kişiliği aile, okul ve yaşadığı çevre tarafından şekillendirilmektedir. Kişilik temellerinin atılmasında ebeveynlerin tutumu oldukça belirleyicidir.

Çocuk, anne ve babanın belirlediği sınırlar doğrultusunda, anne babayı gözlemleyerek ve model alarak kişiliğini oluşturmaya başlar. Bundan dolayı çekingen ve kendini savunamayan çocuklarda ilk akla gelen, koruyucu aile yapısının olumsuz etkisidir.

Böyle ailelerde anne-baba, çocuğa karşı aşırı ilgili, kontrolcü ve korumacı bir yaklaşım sergiler. Çocuklar anne-babalarına bağımlı hale gelir ve çocuk artık kendisini tek başına koruyamaz. Arkadaş ilişkileri olumsuz etkilenir, bu durum çocuğun arkadaşları tarafından dışlanmasına ve ilerleyen dönemlerde yanlış arkadaşlıklar kurmasına neden olabilir.

Bunun yanında anne veya babadan birisi de aslında dışarıda girişken değilse, hakkını savunamıyorsa, evde veya dışarıda kolay kolay “hayır” diyemiyorsa, çocuk da bunları rol model olarak almış olabilir.

Aynı anne-babanın her çocuğunun mizaç ve karakteri aynı olmayabilir. Bunda genetik yapımızın, çevre şartlarının, çocuğun bebeklik deneyimlerinin, anne-babanın ona karşı farklı tutumunun etkileri büyüktür. Bir çocuk aşırı sosyal olurken, diğeri de aşırı sosyal korkuları olan biri olabiliyor. 

Bunun önüne geçmek, yeniden kendisine güvenen, sosyal ilişkileri sağlıklı olan bir çocuk haline getirmek zaman isteyen bir süreçtir. Ama zararın neresinden dönülürse kardır, mantığıyla size tavsiyemiz şunlar olabilir:

1) Kaygı ile değil sakin ve adım adım ilerleyin

Her anne-baba çocukları için kaygılanır, bu normaldir. Ancak anne-babalar, çocukları için aşırı kaygılı davranırlarsa, derslerinden sağlıklarına, fiziksel gelişimlerinden ruhsal gelişimlerine kadar her konuda kaygılı davranırlarsa çok güvensiz olur, varsa sorunları daha da artar.

Örneğin çocuk dışarıdan her dayak yiyerek eve geldiğinde kaygılarını belli ederlerse çocuğun olumsuz davranışları daha da pekişir. Çünkü kaygı bulaşıcıdır.

Kaygılı anne-babanın yüz ifadesi, ses tonu ve vücut duruşu çocuğuna da kolayca bulaşarak, onun da aynı ya da benzer kaygıları taşımasına neden olur.

Bunun için çocuğunuz hangi sorunu yaşarsa yaşasın siz kaygılı davranmaktan uzak durun, sakinliğinizi koruyun, ileride mutlak bunun değişeceğini söyleyin.

2) Koruyucu ebeveyn olmaktan uzak durun.

Yaşına göre ona sorumluluklar verin, yapabileceği şeyleri yapmasına izin verin. Çocuğunuz muhtemelen rahatlığa alışmıştır, kendisi yapmak istemeyecektir. Ama siz yine de onun yapması için teşvik edin

Parka, bahçe vb gibi yerlerde yanında sıkı sıkı durup onu korumak yerine biraz serbest bırakın. Çocuk, dışarıda bir şeyleri başarabildiğini deneyimledikçe sosyal fobisini yenecektir.

Çocuğunuz adına konuşmaktan, onun adına karar vermekten, neyi yiyip, neyi giyineceğini belirlemekten uzak durun. Yaşına göre ona yemek-içmek ve giyim vb gibi konularda alternatifler sunun o birisini seçsin, yani kendisi karar versin.

3) Çocuklar sosyal etkileşimlerle keşfeder ve öğrenirler

Başka çocuklarla kurdukları iletişim onlar için geleceğe dair en önemli sosyal tecrübedir.

Yaşamının erken döneminde başka çocuklarla arkadaşlık olanağı sağlanmayan çocuklar, bu aşırı korumacılık sonucunda güvensizlik tecrübe ederler.

Mümkünse önceleri daha uyumlu akranlarla bir araya getirilip, deneyim kazandıktan sonra farklı arkadaşlarla da bir araya gelmesini sağlayın.

4) Siz çocuğunuza rol model olun

Bir çocukta bir sorun varsa, bu aynı zamanda sistemik bir sorundur. Yani ailede birisinde bir sorun varsa az-çok diğer bireylerde de var. Veya bu sorunun bir nedeni de anne-babadır.

Çocuk kişilik parçasını öncelikle annesinden, sonra da babasından alır. Bir başka ifadeyle çocukta gördüğünüz iyi veya olumsuz davranışlar, muhtemelen anne-babada da olan şeylerdir. Bunun için aynı zamanda anne-babanın da davranışlarını değiştirmesi gerekir.

Çocuklar, büyük oranda anne-babalarını rol model olarak almaktadırlar. Evde, dışarıda hakkınızı savunun, çocuklarınıza karşı da olsa, uygun görmediğiniz davranış ve isteklerine “hayır” deyin. Çocuklarınıza ve birbirinize karşı sınırlarınız olsun. Anne-baba da olsanız, birey olarak sınırlarınız mutlaka olmalıdır.

5) Çocuğunuzu bir başkasıyla kıyaslamayın

Çocuğunuzu bir başkasıyla asla kıyaslamayın. Bunun için çocuğun içinde bulunduğu gelişim dönemi iyi bilinmeniz gerekir. Gerçekten o yaş grubundaki çocukların neler yapabildiği hakkında fikir sahibi olun, çocuğun bireysel özellikleri, kabiliyeti ve yönelimi iyi tespit edin, sonra da ona özel beklentilerinizi adım adım gerçekleştirin.

6) Çocuğun dışarıda kendine güvenli olması için önce siz evde çocuğa güvenin

Dışarıda kendisini savunamayan çocuklar büyük oranda kendisine güvenemeyen çocuklardır. Bu çocuklar, kendilerini yetersiz, eksik ve başarısız görürler.

Bunu ortadan kaldırmanın ilk adımı, sizin evde ona güvendiğinizi göstermenizdir. Bunu sadece sözlerinizle değil, davranışlarınız, jest ve mimiklerinizle de gösterin. Yaptığı en küçük başarılı, iyi, olumlu davranış ve sözleri ölçülü bir şekilde takdir edin.

Unutmayın!

Çocuklar Allah’ın bize emaneti olup, öncelikli vazifemiz onları yaratıcının emri dairesinde yetiştirmektir.

Diğer dünyevi davranış ve eksiklikleri kendi aleminizde aşırı büyütüp onunla meşgul olmanız, çocuğun hem dünyasını hem de ebedi hayatına büyük zarar verebilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun