İnançlı ve iffetli nesiller yetiştirme noktasında neler yapılabilir?

Tarih: 24.07.2022 - 16:21 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Çocuğumun inancını ve ahlakını dış etkenlere karşı nasıl koruyabilirim?
- İnançlı ve iffetli nesiller için, anne ve babanın üzerine düşen sorumluluklar nelerdir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bir anne-babanın en başta gelen görevi imanlı ve ahlaklı evlatlar yetiştirmektir. Bu konudaki duyarlılığınız için sizi tebrik ederiz.

Konuya girmeden önce bir noktanın altını çizmek isteriz: İmanlı ve iffetli çocuklar yetiştirmek her zaman zor olmuştur, ama günümüzde bu çok daha güç bir hâle gelmiştir. Çünkü çocuğa etki eden, onu şekillendiren sadece anne ve babası değil, medya başta olmak üzere, okul, çevre, kitaplar, internet, çeşitli STK’lar sürekli çocukları ve gençleri kendi düşünceleri doğrultusunda etkilemeye çalışıyor.

Dolayısıyla anne-babanın eskiye göre, çok daha dikkatli olup, dışarıdan gelebilecek zararları en sagarı düzeye indirmesi gerekir.

İmanlı ve İffetli Bir Neslin Eğitimi, Öncelikle Anne Karnından Başlar

Çocuk anne karnına düştüğü andan itibaren, doğumuna kadar geçen sürede annenin beden sağlığı, sağlam ruh hâli içinde olması, anne-baba ilişkilerinin düzgün olması, annenin bu süre içinde kendisini haramlardan koruyup, ibadet ve zikirle meşgul olması, çocuğun ruh hâline olumlu etki eder.

İlk 6 Yıl, Çocuğun Ruh Sağlığı ve Terbiyesi İçin Çok Önemlidir

Bebeğin, doğumundan itibaren, Allah’ın bir emaneti olduğu şuuru içinde ona yaklaşılması ve bu süre içinde dini hassasiyetlere riayet edilmesi, onun ruhunu terbiye edecektir.

Örneğin annenin çocuğu abdestli emzirmesi, babanın helalinden kazançla onu beslemesi, çocuğu dualarla uyutup, dualarla uyandırması, evde sesli olarak Kur'an ve Cevşen dinletilmesi, yine anne-babanın arasındaki samimi muhabbetin korunması, her iki ebeveynin de çocukla nazikane ve şefkatle ilgilenmesi, annenin bu süre içinde çocuğun yanından uzaklaşmaması, vb çocuğun ruhsal gelişimi için son derece önemlidir.

Yine bu sürede babanın erkek evladı ile daha yakından ilgilenmesi, fiziki temasta bulunması, oyun oynaması son derece önemlidir.

Anne-Bana Erken Dönemde Çok Konuşmaktan Ziyade Rol Model Olmalıdır

Bebeklikten, ergenliğe kadar anne-babanın çocuk üzerinde tavsiye ve nasihatlerinden ziyade yaşantısı daha etkilidir. Çünkü çocuklar, ebeveynlerinin sözlerini değil, davranışlarını modeller. Özellikle söz ve yaşantı arasında tutarsızlık varsa, çocuk üzerinde asla olumlu bir etki bırakmaz; anne-babaya güvenini kaybeder.

Bundan dolayı çocuğa söz ve davranışlarınızla sağlam bir rol model olun. İmanın gereği olan güzel ahlakı bizzat yaşayarak öğretin

Ergenlik Çağına Kadar Çocuklara Dini Pratikler Öğretilmeli ve Uygulanmalıdır

Bir anne-babanın çocuk üzerinde en etkili olduğu dönem, bebeklikten ergenliğe kadar geçen süredir. Çocuk ergenliğe girdikten sonra, artık onların etkisinden çıkar, ağırlıklı olarak okul, çevre ve medyanın etkisine girer. Bu sürece kadar eğitim adına ne verdiyseniz, çocuk onu devam ettirir. 

Onun için sanıldığının aksine dini ve ahlaki eğitim ergenlik öncesi tamamlanmalıdır. Çocuk namaza başlamalı, kız çocuğu tesettüre alışmalı ve diğer dini vecibelerini yaşına uygun olarak yerine getirmelidir. Yoksa çocuğu ergenlikte bunlara başlatmak bazen imkânsız denecek kadar zordur.

Bu konuda Bediüzzaman Hazretleri anne-babaları şöyle ikaz eder:

“Bir çocuk, küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imani alamazsa, sonra pek zor ve müşkül bir tarzda İslâmiyet ve imanın erkânlarını ruhuna alabilir. Âdeta gayrimüslim birisinin İslamiyeti kabul etmek derecesinde zor oluyor, yabani düşer. Bilhassa, peder ve validesini dindar görmezse ve yalnız dünyevî fenlerle zihni terbiye olsa, daha ziyade yabanilik verir.” (Emirdağ Lahikası-I, 20. Mektup)

Çocuk, Ergenlik Öncesi Anne-Babaya İtaate Alıştırılmalıdır

Çocuğun daha ileriki yaşlarda, ebeveynlerinin hayat anlayışı çizgisinde yaşaması için erken yaşlarda anne-babaya itaat etmeye alışmalıdır.

Ebeveynler, fazla otoriter ve sert olmadan, ama “esnek bir otorite” ile çocuklarını kendilerine itaat etmeye alıştırırlarsa, ergenlikte bu devam eder. Aksi halde, asi olur ve artık onları dinlemez.

Tabii ki çocukların kararlarına anlayışla yaklaşmak, onları dinlemek şahsiyetlerinin gelişimi için çok önemlidir. Ama bu, çocuğu bütün bütün serbest bırakmak anlamında değildir. 

Bundan dolayıdır ki, bugün bazı çocuklar daha 4-5 yaşında anne-babasına karşı geliyor, çevresini dinlemiyor, kendi bildiğinde ısrar ediyor. Enaniyeti bu kadar kamçılanan çocuklar ergenlik döneminde girdiğinde, anne-babayı asla dinlemiyorlar.

 Ergenlik Döneminde Dini Eğitim, Gençle İnatlaşmadan, Onu Asla Zorlamadan Verilmelidir

Bir genç, ergenlik döneminde ciddi bedensel ve ruhsal değişim yaşar. Yani her zaman dengeli ve mantıklı düşünemez, tepkiseldir, karşı çıkar, başkaldırır, isyan eder.

Bu süreçte yeni kimlik arayışları vardır, daha da önemlisi kendisinin anne ve babasından farklı bir kişilik olduğunu göstermek ister.

Bunun için kendisine sürekli telkinde bulunan ve yönlendirmeye çalışan anne-babasına tepki olarak karşı kimlik geliştirme eğilimindedir.

Bu dönemde onu anladığınızı gösterin, baskı yapmaktan kaçının, sohbet ve muhabbete ağırlık verin, düşüncelerine saygı gösterin, dini soruları ve konuları artık itaatle değil de mantıkla açıklayarak verin.

Bunu başarabilirseniz, ona sohbetinizle dini ve dinin güzel ahlakını da daha çok sevdirebilirsiniz.

 Ergeni, Dini Hassasiyetlere Dikkat Eden Bir Çevre İçine Sokun

Az önce de açıkladığımız gibi, ergenlik döneminde anne babanın çocuk üzerinde etkisi azdır, akran ve arkadaşlar daha fazla onu şekillendirir.

Onun için anne-baba olarak gerek oturacağınız semt gerekse gidip geldiğiniz insanlar, dışarıda yaşıyorsa, kaldığı yurt, arkadaşları, gittiği STK’lara dikkat edin...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun