Allah, insanı imanıyla imtihan edebilir mi?

Soru Detayı

Allah(cc) insanı imanıyla imtihan edebilir mi? 
Sorumun cevabı ‘’hayır’’ ise lütfen bunu ayet ve hadisler ile delillendiriniz. Allah(cc) bir insanı imtihan etmek amacıyla imanında şüpheye düşebileceği bir durumla karşılaştırabilir mi veya karşılaşmasına izin verebilir mi? Ayet ve hadislerde böyle bir olay var mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- İslam dininin öngördüğü imtihan konusu iki alanla ilgilidir;

İman ve İslam / İnanç ve Amel

İman amelden önce geldiği bilinmektedir. O halde imtihanın en zor ve öncelikli sorusu imanla ilgilidir.

İmansız amel olmaz fakat amelsiz iman olabilir. Birincisi küfrü gerektirdiği için yapılan hiçbir amelin değeri olmaz. Çünkü temel bozuktur.

İkincisi ise, fıskı/günahı getirdiği için -Ehl-i sünnet akidesine göre- kişi  en büyük günah da işlese yine mümindir, asla dinden çıkmaz.

- Bir maden ateşe verilmek suretiyle, altın ile değersiz maddeler birbirinden ayrılır. İnsanlar da imtihan gereği olarak yaratılışlarında var edilen iyi unsurlarla kötü unsurların birbirinden temyiz edilip ayrılmaları için imtihan ateşine tabi tutulurlar. Bu imtihanda, elmas cevheriyle mümtaz olan samimi müminler yanında, kömür ruhlu kâfirler ile münafıklar da ortaya çıkar.

Ayrıca, ibadetlerde sebat, günahlardan sakınmada sabır, ancak imanın samimi mertebesine ve kuvvetine göre kendini gösterir.

- Bu konuda bazı ayetlerin meallerini vermekte fayda vardır:

“Yoksa sizden öncekilerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden Cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlar öyle darlıklara ve zorluklara uğradılar ve öylesine sarsıldılar ki, peygamber ve onunla beraber iman edenler, 'Allah'ın yardımı ne zaman?' diyecek hale geldiler. Haberiniz olsun, Allah'ın yardımı yakındır.” (Bakara, 2/214) mealindeki ayette zikredilen “musibetlerle imtihan” her şeyden önce “İmanla ilgili” bir imtihandır.

Bu imtihanla imandaki samimiyet, kuvvet ve tevekkül gibi hususlar test edilmektedir.

“Şayet siz yara aldı iseniz, karşınızdaki düşman topluluğu da benzeri bir yara aldı. İşte Biz, Allah’ın gerçek müminleri ortaya çıkarması, sizden şehitler edinmesi, müminleri tertemiz yapıp kâfirleri imhâ etmesi için, zafer günlerini insanlar arasında nöbetleşe döndürür dururuz. Allah zalimleri sevmez.” (Al-i İmran, 3/140-141)

ve

“İnsanlar 'İman ettik' demekle bırakılıp da imtihan edilmeyeceklerini mi sandılar? Gerçek şu ki, Biz onlardan öncekileri de imtihan ettik. Sözünde doğru olanları ve yalancıları Allah böylece birbirinden ayırt edecektir.” (Ankebut, 29/2-3) mealindeki ayetlerde, iman eden müminlerin imanlarından da imtihana çekileceklerine işaret edilmiştir.

Sadece “iman ettim” demekle imtihanın bitemeyeceği, hayatın her alanında ortaya çıkan söz, fiil, tutum ve davranışların hepsinde, imandaki samimiyetin derecesini gösteren iman şuurunun ne kadar etkili olduğu konusunda mutlaka imtihanın devam edeceği vurgulanmıştır.

Burada aynı zamanda, “İman ettim” diyenlerin hangisinin yalancı, hangisinin dürüst olduğunu ortaya koyacak imtihanların eskiden beri devam edip gelen ilahi bir prensip olduğuna dikkat çekilmiştir.

- Rivayete göre Mekke’de müşriklerin eziyetlerinden bunalan bazı sahabilerin şikayeti üzerine Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

Sizden önceki ümmetler içerisinde öyleleri vardı ki toprak kazılır, sonra bir demir testere getirilir, başının üstüne konurdu da, onları dinlerinden caydırmazlardı. Demir taraklarla etleri taranır, kemiklerinden ayırt edilirdi de, onlar dininden  yine vazgeçmezdi Allah elbette bu davayı tamamlayacak ve bütün dinlerden üstün kılacaktır. Öyle ki, hayvanına binip San’a’dan Hadremut’a kadar tek başına giden bir kimse, Allah’tan başkasından korkmayacak, koyunları için de kurt saldırmasından başka bir şeyden endişe duymayacaktır. Fakat siz acele ediyorsunuz.” (Üsdü’l-Gâbe, 2/98)

Bu da imana yönelik bir imtihandır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
1.776 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun