Tevrat, İncil ve Zebur’un değiştirildiği Kuran’da var mı?

Soru Detayı

- Varsa hangi ayetlerdir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Konuyla ilgili olarak şu misaller verilebilir

- Yahudiler Allah’ın sözünü değiştirdiler:

"Bir zaman da şöyle dedik: 'Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerden bol bol yiyin! Şehrin kapısından secde ederek, saygılı bir tavırla girin ve "Affet bizi ya Rebbenâ (hıtta)" deyin ki suçlarınızı affedelim; iyilik yapanların mükâfatlarını daha da artıracağız. Böylece o zalimler, (Allah’ın kendilerine söylediği) sözleri, kendilerine söylenenden başka bir sözle değiştirdiler. Bunun üzerine biz de fıska düştüklerinden dolayı o zulmedenlerin üzerine gökten korkunç bir azap indirdik.'” (Bakara, 2/58-59)

“Nasıl olur onların size güvenmelerini beklersiniz ki, onlardan bir zümre vardı ki Allah'ın kelamını işitip akılları aldıktan sonra, bile bile onu tahrif eder, değiştirirlerdi.” (Bakara, 2/75)

Yahudilerden bir kısmı, bazı sözleri aslî şeklinden ve manasından kaydırarak tahrif ederler. Mesela: ‘İşittik' (ama isyan ettik), 'işit' (hay işitmez olası! ), ve 'râina’ derler. Bu sözleri, ağızlarını eğip bükerek güya vaziyeti kurtarmak ve dinle alay etmek için söylerler. Halbuki onlar sadece 'İşittik ve itaat ettik', İİşit!' unzurnâ (bizi de gözet), deselerdi kendileri için elbette daha hayırlı ve daha dürüst bir iş olurdu. Fakat Allah, inkârları yüzünden onları rahmetinden kovdu. Artık onlar pek az iman ederler.” (Nisa,4/46; ayrıca bk. Bakara, 2/104)

“Elleriyle kitap yazıp, biraz para almak için: 'Bu Allah tarafındandır.' diyenlerin vay haline! Vay o ellerinin yazdıklarından ötürü onlara! Vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!” (Bakara, 2/79)

“Ehl-i kitaptan bir kısmı da, aslında kitaptan olmadığı halde, Sizin kitaptan zannetmeniz için, Okurken ağızlarını dillerini eğip bükerler (bazı kelimelerin telaffuzunu değiştirirler). Bir şeyler söyleyip, 'Bu Allah tarafındandır.' derler. Halbuki o, Allah tarafından değildir. Bile bile Allah adına yalan uydururlar.” (Al-i İmran, 3/78)

“Ey Peygamber! Kalpleri inanmadığı halde ağızlarıyla 'İnandık' diyenlerden inkâra koşuşanlar da, Yahudilerden yalanı can kulağıyla dinleyen ve sana gelmemiş bir topluluk hesabına casusluk edenler de seni üzmesin. Onlar kitaptaki kelimelerin yerlerini ve anlamlarını değiştirirler; 'Size şu hüküm verilirse alın, o verilmezse kaçının' derler. Allah birisini fitneye düşürmek isterse, artık sen onu Allah'ın elinden kurtaramazsın. Allah onların kalplerini temizlemek istememiştir. Dünyada onlar için bir rezillik, âhirette ise büyük bir azap vardır.” (Maide, 5/41; ayrıca bk. Maide, 5/13. ayet)

Yahudi ve Hristiyanların Tahrifleri

“Kendilerine kitap vermiş olduğumuz kimseler(Yahudi ve Hristiyanlar), onu (Muhammed’i) tıpkı evlatlarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken, onlardan bir kısmı, bile bile gerçeği gizler.” (Bakara, 2/146; ayrıca bk. Enam, 6/20)

Bu ayetten anlaşılıyor ki, kitap ehli, kendi kitaplarında Hz. Muhammed (asm)’in vasıflarını okumuş ve onu yakından tanıyınca da, onun kitaplarında söz konusu edilen son peygamber olduğunu yakinen anladılar. Buna rağmen, anlardan bir kısmı ona iman etmediler ve onun vasıflarını da mümkün olduğunca tahrif edip gizlemeye çalıştılar.

 “Ey Kitap ehli, elçimiz size geldi, Kitaptan gizlediğiniz şeylerin çoğunu size açıklıyor, çoğundan da geçiyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve açık bir Kitap gelmiştir.” (Maide, 5/15)

 “De ki: 'Ey Ehl-i Kitap! Siz Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirilen Kur’ân’ı tatbik etmedikçe, hiçbir temele dayanmış sayılmazsınız, hiçbir dayanağınız yoktur. 'Rabbinden sana indirilen âyetler, mutlaka onlardan birçoğunun azgınlık ve inkârcılığını fazlalaştıracaktır. O halde o kâfirlerden ötürü gam yeme!'” (Maide, 5/68)

Ayette Tevrat ve İncil’in tatbikinden maksat, onlarda bulunan ve Hz. Muhammed’in vasıflarını belirten hususlardır. (bk. Taberi, Razi, Beydavi, Kurtubi, ilgili ayetin tefsiri)

- Sahih bir rivayette bildirildiğine göre, Hz. Muaz Şam’da Yahudi ve Hristiyanların din ve ilim büyüklerine/alimlerine secde edercesine eğildiklerini görünce sormuş: “Niçin böyle yapıyorsunuz?” diye. Onlar da “Bu peygamberlerin selamıdır.” diye cevap vermişler. Muaz da Medine’ye geldiğinde Peygamberimize karşı aynı tavrı sergilemiş; Hz. Peygamberin “Bu ne hal?!.” diye sorunca da “Ehl-i kitap: bunun peygamberlerin selamı olduğunu” söylediklerini bildirmiştir.

Bunun üzerine, Hz. Peygamber: “Muhakkak ki onlar kitaplarını tahrif ettikleri gibi, peygamberlerine de iftira ediyorlar.” dedi. (bk. Mecmau’z-Zevaid, 4/309/h. no:7649)

Bezzar ve İbn Hanbel’in rivayet ettiği bu hadis “sahih”tir. (bk. Mecmau’z-Zevaid, a.y)

İlave bilgi için tıklayınız:

Kur'an'dan önce gelen diğer semavî kitaplar, Tevrat ve İncil değişmiş midir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR