Tarık suresi 5-8 ayetlerinde bahsedilen insan mıdır?

Soru Detayı

- Tarık suresi 5-8 ayetlerinde diyanetin yaptığı meale göre bilimsel hata var. Ama aşağıdaki ifadeler doğruysa bu yanlışlık ortadan kalkıyor. Aşağıdaki ifadeler sizce doğru mudur? Lütfen bu soruya güzel bir şekilde ayrıntılı olarak cevap verir misiniz?

- Ayetlerde “mef’ul” insandır. Yani bahsedilen nesne aslında “sperm, bebek” vs. değildir. Aslında bu baştan düşünülseydi mesele kalmayacaktı, ayetlerde insanın yaratılışından bahsedildiğine göre insan kelimesini cümleye koyduğumuzda anlaşılması daha kolay olacaktır; 5-6-7: insan nasıl yaratıldığına bir baksın, (insan) fışkıran spermden yaratıldı. (İnsan) belle omurga arasından çıkar. Bu şekilde insan nesnesi belirtildiğinde çok daha anlaşılması kolay olmaktadır. Orijinal Arapçası için bir sorun olmamakla beraber tercümelerin ortaya çıkardığı mana kayıpları bu tür belirtmeleri gerektirmektedir. Zira Arapça’da eklerin, çekimlerin detayı tercümeye yansıyamayabilmektedir. Netice itibariyle ne spermin omurgadan çıkması gibi bir kasıt vardır, ne de omurga erkeğe ait bir organ olarak anlatılmıştır. Tamamen bütüncül bir bakış ile diğer detaylar gözden kaçırılmadığı sürece mana çok açık ve nettir.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bizim anladığımız kadarıyla ilgili ayetlerin mealleri şöyledir:

“...Öyleyse insan neden yaratıldığını bir düşünsün. O (insan), bel ile göğüs nahiyesinden çıkan, atılan bir sudan yaratıldı. Onu ilkin yaratan Allah, elbette onu diriltmeye kadirdir.” (Tarık, 86/5-8)

- Ayette yer alan “yahrucu” (çıkar) fiili, “main” (su) kelimesinin sıfatıdır. Birinci sıfatı “dafikın” (atılan)dır, ikinci sıfatı ise “yahrucu” fiil cümlesidir. Yani: “İnsan öyle bir sudan yaratılmış ki o su hem atılgandır hem de bel ile göğüs nahiyesinden çıkar.”

Burada kapalı bir taraf da yoktur. O aşamada insanın esamesi bile yoktur. Olan şey yalnız sudur / menidir / spermdir. Bu da bugünkü ilmin tespit ettiğine göre, erkeğin bel ile göğsünün bulunduğu nahiyeden çıkar ve bilinen yolla rahme atılır. Ondan sonra hayvanlarla ortak bazı merhaleleri geçirdikten sonra insan denilen varlık haline gelir ki Kur’an’da onun bu safhasının harikalığına işaret etmek üzere: “derken onu yeni bir yaratılışa mazhar ederiz. İşte bak da Allah’ın ne mükemmel yaratan olduğunu bir düşün!” (Muminun, 23/14 )mealindeki ifadeye yer verilmiştir.

- Bütün tefsirlerde “yahrucu” fiil cümlesi (insan için değil) suyun bir sıfatı olarak -açıkça veya dolaylı olarak- değerlendirilmiştir. (misal olarak bk: Razî, Semerkandi, İbn Cüzey, İbnu’l-Cevzî, İbn Kesir, Ebu Hayyan, Kurtubî, Beydavî, Ebu’s-Suud, Şevkanî, Alusî, İbn Aşur, Merağî, ilgili ayetin tefsiri)

- İbn Cüzey, “ ‘yahrucu’ fiilinin zamiri suya racidir” diyerek görüşünü açıkça ifade ettikten sonra, İbn Atıyye’nin “bunun insana da raci olma ihtimaline yer vermesini”, çok uzak bir ihtimal olarak değerlendirmiştir. (İbn Cüzey, ilgili ayetin tefsiri)

İlave bilgi için tıklayınız:

Tarık suresi yedinci ayeti açıklar mısınız?
Kur'an'da, insanın, erkeğin spermi ile kadının yumurtasından ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR