Tarihselci olmak günah mı?

Tarih: 17.06.2020 - 12:01 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kur'an, metin olarak tarihsel, mesaj olarak ise evrenseldir. Tarihsel olması, belli bir zaman ve belli bir coğrafyada inmesidir. Evrensel olması ise zaman ve mekân kayıtlarının fevkinde bütün insanlara gönderilmesidir.

Bu nedenle, Kur'an ayetlerini, hükümlerini ve mesajlarını belli bir zaman dilimine hapsetmek ve geçici olduğunu iddia etmek anlamında bir tarhselcilik anlayışı, sadece günah değil aynı zamanda dini ve imani bir risk taşır.

Kur'an'ın ilk muhatapları Arap kavmidir, bundan dolayı Arapça olarak nazil olmuştur. Deve, onların en iyi bildikleri hayvanlardan biri olduğundan ayette şöyle denilmiştir:

اَفَلاَ يَنْظُرُونَ اِلَى اْلاِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ

“Şimdi, deveye bakmıyorlar mı, nasıl yaratılmış!..” (1)

Öte yandan dikkat çekecek şekilde o devirde yaşanan olaylara yer verilmiştir. Mesela, Enfal suresi, yetmiş beş ayetiyle Bedir Savaşını anlatır.

Âl-i İmran suresinde, yüz yirmi birinci ayetten itibaren altmış ayet Uhud Savaşından bahseder.

Ahzab suresinde dokuzuncu ayetten itibaren on dokuz ayet Hendek Savaşını tasvir eder.

Yirmi dokuz ayetten müteşekkil Fetih suresi, Hudeybiye Barışı münasebetiyle inmiştir.

Tevbe suresinde otuz sekizinci ayetten sure sonuna kadar doksan bir ayet, Tebük Seferiyle alakalıdır.

Bütün bunlar Kur'an'ın metin olarak tarihsel olduğunu gösterir. Ama onun tarihsel olması mesajının evrensel olmasına engel değildir. Çünkü o bir kavme değil bütün milletlere, bir devre değil bütün zamanlara gönderilmiştir.

Hz. Peygamber (asm), kendisine diğer peygamberlere verilmeyen beş şeye dikkat çekerken birisini de şöyle ifade buyurur:

“Her peygamber sadece kendi kavmine gönderilirdi, ben ise bütün beşeriyete gönderildim.”(2)

Kur'an, son ilahi mesajdır. Belli bir kavme değil bütün insanlara gönderilmiştir. Belli bir zamana değil bütün zamanlara hitap etmektedir.

Araplar her ne kadar Kur'an’ın ilk muhatapları ise de tek muhatabı değillerdir. Güneş on dört asır evvelinde dünyayı aydınlatıyordu, bugün yine aydınlatıyor, yarın da aydınlatmaya devam edecek.

Benzeri bir durum Kur'an güneşi için geçerlidir.

Kur'an’ın evrenselliğinde şu gibi noktalar öne çıkmaktadır:

1) Kur'an, dayanağı itibarıyla evrenseldir, çünkü alemlerin Rabbinin kelamıdır.

2) Kur'an, hitabında evrenseldir. İlk muhatapları Arap olmakla beraber “Ey Araplar” diye hitap etmez, “Ey insanlar!”, “Ey iman edenler!” şeklinde umuma hitap eder.(3)

3) Kur'an, fıtrata hitap ettiği için evrenseldir. Fıtrat ise bütün zamanlarda aynı özellikler gösterir. Mesela yalanı yasaklar.(4) Bu yasak, bütün zamanlarda geçerli olan bir yasaktır. Çünkü yalan, her devirde kötüdür.

4) Kur'an, meseleleri çözmesinde evrenseldir. Mesela ilk nazil olduğunda ırkçılık problemini çözmüş, günümüzde de aynı esaslarla çözmeye devam etmektedir.(5)

5) Kur'an, nasslar dışında aklı ve içtihadı devreye sokmasıyla evrenseldir. Çünkü ayet ve hadisler sınırlı, olaylar ise adeta sınırsızdır. Bu sınırsız olaylara Kur'anî bir akılla, yani onun esaslarından yola çıkan aydınlanmış bir akılla çözüm üretmek mümkündür.

Mesela Kur'an’ın nassıyla hamr (sarhoşluk veren şeyler) haramdır.(6) Günümüzde bira ve benzeri bütün sarhoşluk verici şeyler, bu haramlık çerçevesinde değerlendirilir. Hz. Peygamber (asm) şöyle bildirir:

“Çoğu sarhoş eden nesnenin azı da haramdır.”(7)

“Sarhoş eden her şey hamrdır ve sarhoş eden her şey haramdır.”(8)

Bediüzzaman, konuyla ilgili şöyle der:

Kur'an’ın düsturları, kanunları, ezelden geldiğinden ebede gidecektir. Medeniyetin kanunları gibi ihtiyar olup ölüme mahkum değildir. Daima gençtir, kuvvetlidir.(9)

Her asırda taze nazil oluyor gibi tazeliğini, gençliğini muhafaza ediyor. Evet, Kur'an, bir hutbe-i ezeliye olarak umum asırlardaki umum tabakat-ı beşeriyeye birden hitap ettiği için öyle daimî bir şebabeti bulunmak lazımdır. Hem de öyle görülmüş ve görünüyor. Hatta efkârca muhtelif ve istidatça mütebayin asırlardan her asra göre güya o asra mahsus gibi bakar, baktırır ve ders verir.

Beşerin asar ve kanunları, beşer gibi ihtiyar oluyor, değişiyor, tebdil ediliyor.

Fakat Kur'an’ın hükümleri ve kanunları, o kadar sabit ve rasihtir ki, asırlar geçtikçe daha ziyade kuvvetini gösteriyor.(10)

Özetle, Kur'an belli bir zaman diliminde indirilmiştir, ancak hükümleri kıyamete kadar geçerlidir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Nesh / nesih ve tarihsellik nedir, aralarında bir ilişki ve bağlantı var mı ...

Dipnotlar:

1) Gaşiye, 88/17.
2) Müslim, Mesacid, 3. Diğer dördü şunlardır: Bir aylık mesafeden düşmanın kalbine korku salmak, yeryüzünün bir mescid kılınması, ganimetlerin helal olması ve şefaat hakkı verilmesi.
3) Mesela bk. Bakara 2/22, 104, 153, 168, 172, 178, 183, 208, 254, 264; Nisa 4/1, 133; A’raf 7/158; Hac 22/1; Yunus 10/57, 104, 108; Hucurat 49/1, 2, 6, 10, 11, 12, 13…
4) Hac, 22/31.
5) bk. Hucurat 49/10 ve 13. ayetlere.
6) Maide, 5/90.
7) Ebû Dâvud, Eşribe, 5; Tirmizî, Eşribe, 3.
8) Müslim, Eşribe, 73-75; Tirmizî, Eşribe, 1-2.
9) bk. Sözler, s. 408.
10) bk. age., s. 407.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun