Tarihî belgelere dayanarak Belkıs’ın kimliğini belirlemek mümkün müdür?

Soru Detayı

- Süleyman ve Sebe kraliçesi İsrail Kralı Süleyman’la (saltanatı: İÖ 973-933) çağdaş gösterdiği Sebe’ Melikesi hikâyesi, tarihi olaylara pek uygun düşmemektedir.
- Yemen’de Belkıs adlı kraliçeyi, Himyerliler döneminde Belkıs Bint Hedhad adı altında ve Miladi 330-345 yılları arasında hüküm sürmüş olarak görüyoruz ki, Hıristiyanlığa yeni girmiş olan Habeşlilerin bunun zamanında Yemen’e saldırıları olmuştur.
- Bu kadınla, ondan 13-14 asır önce yaşamış olan İsrail Kralı Süleyman arasında bir bağlantı olamaz.
- Yemen’deki Sebe’ Devleti, en erken İÖ VIII. yüzyılda kurulduğuna göre, aşk öyküleri dillere destan olan Belkis’in, Sebe’ Melikesi olması bile gerçekten uzaktır.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Tarihî belgelere dayanarak Belkıs’ın kimliğini ortaya çıkarmak mümkün değildir.

Hz. Süleyman devrine (m.ö. 972-932) ait İsrail Krallığı’nın veya o dönemle çağdaş komşu ülkelerin yazılı belgelerinde böyle bir şahsiyete rastlanmamaktadır. Yalnız Asur kralları III. Tiglath-pileser (m.ö. 745-727) ile II. Sargon’un (m.ö. 722-705) yıllıklarında Zabibi, Samsi ve Taalhum adlı üç Aribi (Arap) kraliçesinden bahsedilmekte ve buradan Araplar arasında kadın hükümdarlar tarafından yönetilmenin bir gelenek olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü Eskiçağ Ön Asya devletlerinde sayısı sınırlı olan kadın hükümdarlardan yalnız bu üçü aynı toplumda ve birbirine bu kadar yakın tarihlerde hüküm sürmüşlerdir.

Sebeliler ise bugünkü Yemen’de yaşayan bir Arap kavmidir. Buna göre sadece, Belkıs’ın milâttan önce X. yüzyılda yaşamış, Hz. Süleyman’la çağdaş bir Arap kraliçesi olduğunu söylemek mümkündür.

Ancak kraliçesi olduğu Arap kavminin Sebeliler mi, yoksa onlardan daha önce aynı bölgede yaşayan Mainliler mi (Minalılar) olduğuna kesin karar vermek imkân dahilinde değildir. Çünkü mevcut arkeolojik belgelere göre Sebe Devleti’nin tarihi milâttan önce VIII. yüzyıldan daha eskiye gitmemektedir. Bu devletin kurulmasından önce ise Sebe bölgesinde, tarihleri milâttan önce II. bin yılın ortalarına kadar giden Mainliler yaşamışlardır.

Mevcut belgelere göre Mainlilerin ne zaman yıkılıp Sebelilerin ne zaman kuruldukları kesin olarak tesbit edilememektedir ve Mainlilerin son çağlarıyla Sebelilerin ilk çağları birbirine karışmış vaziyettedir (Neşet Çağatay, İslâm Öncesi Arap Tarihi ve Cahiliye Çağı, Ankara 1982, s. 13)

Bu durumda ise Hz. Süleyman’la çağdaş bir Sebe kraliçesine ait somut belgelerin ele geçmemiş olması onun yaşamadığını ispatlayamaz ve buna dayanarak efsanenin tarihî gerçeğe uymadığı iddia edilemez. (krş. Çağatay, s. 17) Çünkü ortada tesbit edilmiş bir tarihî gerçek bulunmadığı gibi kraliçenin Mainliler’in hükümdarı olması, fakat Ahd-i Atîk ile Kur’ân-ı Kerîm’de Sebe bölgesine nisbet edilerek anılması da mümkündür. (bk. TDV İslam Ansiklopedisi, Belkıs md.)

İlave bilgi için tıklayınız:

Hz. Süleyman ile Belkıs'ın aynı tarihte yaşamadıkları, Belkıs'ın ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR