Besmele diğer dinlerde Arapça olarak aynı mıydı, ya da nasıl yer alıyordu?

Tarih: 22.02.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu konuda merfu, sahih bir hadis rivayetine rastlayamadık. Ancak bazı alimlerin bildirdiklerine göre, Hz. Nuh (as) ve Hz. Süleyman (as)’ın çektikleri besmele, onların kendi lisanlarıyla söz konusu edilmiştir. Kur’an-ı Kerim onların kendi dillerinde söylediklerini bize Arapça olarak aktarmıştır. (bk. Alusî, Neml/27/30. ayetin tefsiri)

Bazı alimler, Hz. Süleyman (as)’ın mektubunun İbranice olabildiği gibi, Kahtanî Arapça’sıyla da olabileceğine ihtimal vermişlerdir. (İbn Aşur, Neml/27/30. ayetin tefsiri) Bu alimlere göre, Belkıs’ın kraliçe olduğu Sebe’ ülkesi Yemen bölgesinde olduğu için onların dilleri Kahtanî Arapça’sı idi. Hz. Süleyman (as) bu mektubu anlamaları için onların dilinde yazdırmış olabilir.

Ebu Hayyan da Besmelenin faziletinden söz ederken, “her peygamberin şeriatında, her dilde yazılan kitapların/mektupların başında mutlaka -kendi lisanlarıyla- besmelenin söz konusu edildiğini” söylemiştir. (el-Bahru’l-muhît, Neml/27/30. ayetin tefsiri)

Prensip olarak şunu söyleyebiliriz ki, Kur’an’da değişik dillerde konuşan peygamber ve kavimlerden anlatılan kıssalar, onların kendi dillerinden Arapça’ya aktarılmıştır. Besmeleyi bundan istisna etmek delilsiz bir iddia olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun