Suç şeytanda değil mi?

Tarih: 12.05.2020 - 14:36 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu konuda bir başka soru da şöyledir:

“Allah şeytanları yaratıp üzerimize salmış. Bu yüzden günah işliyoruz ve hatta insanlar dinden çıkıyorlar. Bu sebeple insanlar cehenneme girecekler. Şeytanlar yüzünden irademize hâkim olamıyoruz. Şeytanlar olmasaydı, irademizle iyiliklere daha güçlü yönelebilirdik." (Zümer, 39/7. Konuyla ilgisi açısından bk. Taftazani, Şerhu’l-Akâid, s. 190, 192, 203, 221, 227, 235.)

- Allah’ın rahmeti ve cemali, bu çirkinliğe ve dehşetli musibete nasıl müsaade ediyor?

1) Şu bir gerçek ki, şeytanlar yüzünden insanların çoğu yolunu sapıtır, cehenneme ehil olacak bir duruma düşer. Ama kıymet, kemiyette (sayı çokluğunda) değil keyfiyettedir (nitelik ve kalitededir); değer nicelikte değil, nitelikte aranmalıdır. Meselâ, elinde 100 cevizi olan çiftçi bunları toprağa gömse, 100 cevizden 90’ı çürüse, ama on tanesi ağaç olsa, burada iki sonuç ortaya çıkar:

Birincisi: Çiftçi 90 ceviz kaybetmiş, cevizlerin değeri kadar zararı olmuştur.

İkincisi: Diğer yandan on ceviz ağacına sahip olmuştur, onun 10 ceviz ağacıyla elde edeceği kazanç, elbette kaybettiklerinin verdiği zararı hiçe indirecektir.

Aynen bunun gibi; Cenab-ı Hak (CC) nefsi, şeytanları, şerleri / kötülükleri yaratmış, bunlarla insanları imtihana tabi tutmuştur. Böylece çoğunluk toprak altında çürüyen cevizler gibi tefessüh etse de, bozulsa da bazıları iman eder. Bunlardan elde edilen kazanç, pek büyüktür ve sonuçta diğerlerinin verdiği zararı kapatır. 100 tane bir kuruş mu, bir tane altın mı daha değerlidir? 100 kuruşu kaybeden, ama bir altın kazanan zararda değildir. Bu sırdan dolayı, Allah’ın (CC) rahmeti, hikmeti ve adaleti; şeytanın ve şerlerin varlığına müsaade etmiştir. (bk. Nursi, B. S. Lem’alar. Envar Neşriyat, İstanbul, 1996, s. 71.)

2) İnsan manevî bakımdan ilerlemek ve yükselmek için bir harekete ihtiyaç duyar, bu hareket mücahede ile mücahede de şeytanların, kötülüklerin ve zararlıların varlığı ile mümkündür. Bu açıdan şeytanlar ve şerler, büyük hayırlara vesile olurlar. İnsanlardan bir kısmının kemalât ve iyilikte yükselmesine sebep olurlar. Böylece kâbiliyet ve istidâtlar gelişir.

Nasıl bir pehlivanın güç ve maharet kazanması için bir harekete, mücadeleye ve rakibe ihtiyacı vardır. O rakibine yenilmemek için, iyi hazırlanır, ona puan kaptırmamanın yollarını arar. Şeytan da mücahede ve mücadele edeceğimiz rakibimiz gibidir. Nefis, şeytan ve kötülükler olmazsa mücahede olmaz, ilerleme durur, insanların makamları da melekler gibi sabit kalır. Şeytanların, zararlı şeylerin yaratılmasının hikmetlerinden biri de budur.

Şu halde şeytan, kendisiyle mücahede etmemiz ve manen yükselmemiz için yaratılmıştır. Onun suyuna, yoluna ve emrine girmek için değildir. Onun için Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

“Şeytanın adımlarına uymayınız.'' (Bakara, 2/168, 208; En’âm, 6/142; Nur, 24/21.ayetler.)

Düşman, ona uymak için değil, onunla mücadele etmek için vardır. Aşağıdaki örnek de konuya açıklık getirir:

Öğrencilerin başarılarını değerlendirmek için notlar verilir. En yüksek notun on, en düşük notun bir olduğunu düşünelim. Bir imtihandan en az 5 puan alan öğrenci dersi geçerken, dört ve daha aşağı notlarla da başarısız sayılsın. Burada, birden dörde kadar olan notlar görünüşte öğrencinin aleyhinedir. Hatta bir öğrenci, “1, 2, 3 ve 4 olmazsa başarısız olmazdım.” diye de düşünebilir. Fakat aslında bu notların varlığı, öğrenciler bunları alsın ve sınıfta kalsın ve başarısız olsun, diye değildir. Çalışsınlar, tembellikle mücadele etsinler ve yüksek notları almaları için bunlar vardır. Yani bu kırık notlar şeytanlar gibidirler, öğrencileri, çalışmaya, mücahedeye ve mücadeleye iterler.

Diğer yandan kırık not olmazsa, iyi not da olmaz. O zaman imtihan etmek, denemek, imtihana tâbi tutmak ve yükselmek de mümkün değildir. Herkesin iyi not alacağı, başarılının başarısızın ayrışmayacağı bir imtihanın ve denemenin ne manası vardır? Bu durum imtihan sırrına da aykırıdır. Şeytanların, şerlerin ve zararlıların yaratılmasında bütün bunlar düşünülmelidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun