Soğan ve sarımsak yemek mekruh mudur?

Tarih: 21.04.2012 - 10:45 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Soğan sarımsak kokusuna melek gelmez deniyor. Eğer öyleyse soğan sarımsak yemek haram veya mekruh olması gerekmiyor mu?
 - Bunları yedikten sonra namaz kılınabilir mi veya namaz ve duaların hayrı olur mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Soğan ve sarımsak Allah’ın yeryüzünde bitirdiği nimetlerdendir; şifalıdırlar. Kendilerine mahsus tatlarıyla, şifa verici özellikleriyle, Allah’ın birer ikramı ve hediyesidirler; hiç şüphesiz şükrü gerektirirler.

Temizliğe ve kul hakkına dikkat eden Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), cemaate gelenin sarmısak, soğan gibi başkalarını rahatsız edici kerih kokulardan da kaçınmasını emrederken, bu vesile ile insanları rahatsız eden her şeyin, melekleri de rahatsız ettiğini belirtir.

Rasûlullah (asm), Medîne’ye hicret ettiğinde Ebû Eyyûb’un evine misafir oldu. Yemek yediği vakit artanını Ebû Eyyûb’e gönderdi. Rasûlullah (asm), bir gün yemeği hiç yemeden ona geri göndermişti. Ebû Eyyûb Rasûlullah (asm)’e gelip durumu öğrenmek isteyince; "O yemekte sarımsak vardı!" buyurdular.

Ebû Eyyûb: "Sarımsak haram mıdır, ey Allah’ın Rasûlü!" diye sorunca, Rasûlullah (asm) buyurdular ki:

“Hayır, fakat ben kötü kokusundan dolayı hoşlanmam.” (Ebû Dâvûd, Etıme, 40)

Ubeydullah b. Ebî Yezîd (r.a.)’in babasından rivâyete göre, Ümmü Eyyûb ona şöyle anlattı:

“Rasûlullah (asm), Medîne’ye hicret edip geldiğinde onlara misafir olmuştu. Rasûlullah (asm), için içersinde bu (soğan, sarımsak) sebzelerinin bulunduğu ağır bir yemek yaptılar. Rasûlullah (asm), o yemekten hoşlanmadı ve ashabına:

"Siz o yemekten yiyin. Ben sizden biri gibi değilim, ben yanımdaki melek arkadaşımı o koku ile rahatsız edip incitmekten endişe ederim.” (Müslim, Eşribe 31; İbn Mâce, Etıme 59)

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

    “Her kim şundan yerse -ilk önce sarımsak dedi sonra sarımsak soğan ve pırasa dedi- mescidlerimize yaklaşmasın.” (Ebû Dâvûd, Etıme, 40)

Bazan Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a içerisinde yeşil sebzeler bulunan tencere getirildi de onda koku bulur ve (ne olduğunu) sorardı. Kendisine sebze nevinden ne olduğu haber verilince, tencereyi, beraberindeki arkadaşlarından birini göstererek ona vermelerini söylerdi. Aleyhissalâtu vesselâm, onun yemekten çekindiğini görünce:

    "Sen bana bakma, ye! Zira ben senin gibi değilim, senin konuşmadığınla (meleklere) konuşuyorum, derdi." (Buhârî, Et'ime 49; Tirmizî, Et'ime 13)

Ebû Ziyâd Hıyâr İbnu Seleme anlatıyor: "Hz. Âişe (radıyallahu anhâ)'ya soğan hususunda sordum. Şu cevabı verdi.

"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın en son yediği yemekte soğan vardı." (Ebû Dâvud, Et'ime 41, no: 3829)

AÇIKLAMA:

1. Sarımsak veya soğan yeme meselesine hadislerde birçok kereler temas edilir. Bunların sıkca ele alınmış olması, onların yenilmesinin mekruh olmasından ileri gelmez.

2. Bu iki sebze insanları rahatsız edecek pis bir koku neşrettikleri için, çiğ halde yenilmesi hoş karşılanmamıştır. Bunlardan biri yenildiği takdirde, mescide gidilmeyip (namazın) evde kalınması tavsiye edilmektedir. Zira mescidler Müslümanların toplandığı, rahmet meleklerinin indiği yerdir. Pis koku meselesinde melekler de nazar-ı dikkate alınmalıdır, çünkü -yine Resulullah'ın açıkladığı üzere- onlar insanların rahatsız olduğu her şeyden rahatsız olmaktadırlar.

3. Şu hususu da belirtelim: Bazı âlimler, bu yasağın Mescid-i Nebevî ile ilgili olduğunu, diğer mescidlerin bu yasağın dışında kaldığını söylemiştir. Ancak cumhur, ittifakla bu yasağın bütün mescidlere şâmil olduğunu söyler ve delil olarak bazı hadislerde gelen: فََ يَقْرُبَنَّ مَسَاجِدَنَا "Soğan -veya sarımsak- yiyen mescidlerimize yaklaşmasın." ibaresini gösterirler. Burada ibâre herhangi bir mescidi kastetmiyor, bütün mescidlere âmm bir hüküm veriyor.

4. İlk hadiste, kokulu sebze bulunan tencerinin kime gönderildiği belli değildir. Bazı rivayetlerde bu sahabinin Ebû Eyyub el-Ensârî olduğu tasrih edilmiştir.

5. Yine birinci hadiste "senin konuşmadığınla konuşurum" derken, kastettiği kimse meleklerdir. İbare: "Senin gizlice konuşmadığınla ben gizlice konuşurum." demektir, zira necve gizli konuşmak, fısıldaşmak, hususi konuşmak gibi manâlara gelir.

6. İkinci rivayet, Aliyyu'l-Kârî'nin belirttiği üzere,sarımsak ve soğan yemekle ilgili olarak başka rivayetlerde mutlak gelen nehyi kayıtlamaktadır. Yani, yasak sarımsak ve soğanın çiğ olarak yenmesine râcidir, pişince yasak kalkmaktadır.

7. Üçüncü rivayetimiz Resulullah'ın da (pişmiş halde) soğan yediğini ifade etmektedir. İbnu'l-Melek, bazı âlimlerin bu hadisten hareketle: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ömrünün sonunda soğanı, mezkur nehyin tahrimî değil, tenzihî olduğunu göstermek için yemiştir." demiştir.

8. Âlimler, bu konuda şöyle bir neticeye varırlar: "Sarımsak ve soğanla ilgili hadislerin tamamından çıkan hükme göre, 'bunların çiğ olarak yenmesi, mescide gelecek veya herhangi bir cemaate katılacaklar için tenzîhen mekruhtur. Evinde kalacaklara çiğ de ola yemesi mekruh değildir.'"

9. Fukaha, hadiste zikri geçen sarımsak ve soğana, aynı şekilde fena koku neşreden turp gibi diğer sebzeleri de dahil etmiştir.

10. Hadislerde soğan ve sarmısak yenen eve meleklerin girmeyeceği değil, bundan rahatsız olacağı ifade edilmektedir. Ayrıca soğan ve sarmısak yiyen kişilerin namazlarını terketmesi caiz değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun