İlham hakkında Peygamberimiz (asv)'in hadisleri var mıdır, ilham konusunda alimlerin görüşlerini belirtir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlham kavra­mı hadislerde de yer alır. Hz. Peygamber (asv) Husayn adındaki sahâbîye öğrettiği dua­da, "Allahim! Bana gerçeği bulma yete­neğini ilham et." ifadesi mevcuttur. (Tirmizî, "Daavât", 69)

Yine Resûi-İ Ekrem (asv), Allah'ın kendisine ilham ettiği övgüler­le O'na hamdettiğini açıklamış. (Buhârî, "Tevhîd", 36; Müslim. "îmân", 326, 327)

"Sizden önceki ümmetlerde muhaddesler (yani ilhama mazhar olanlar) vardı. [Bunlar peygamber olmadıkları halde hakkı dile getirirlerdi.] Eğer ümmetimde bunlardan biri varsa o da Ömer'dir." demiştir. (Buhârî, "Fezâilü ashâbı'n-nebî", 6,"Enbiyâ3", 54; Müslim, "Fezâ'ilü's-sahâbe", 23)

Hz. Ömer (radıyallahu anh), gerek Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın sağlığında ve gerekse vefatından sonra çok isabetli teşhislerde bulunmuş, sâdık kararlar vermiştir. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):

"Allah hakkı, Ömer'in lisanı ve kalbine koymuştur."

buyurarak bu hususu beyan eder.

Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:

"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) vefat edince, ondan sonra Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh) halife seçildi. Bunun üzerine bedevîlerden bir kısmı "irtidât" etti. (Hz. Ebû Bekir halife olarak onlarla savaşmaya karar verince)  Hz. Ömer, "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):

"İnsanlar lailaheillallah deyinceye kadar onlarla savaşmaya emrolundum. Bunu söylediler mi, benden mallarını ve nefislerini korurlar. (İslâm'ın) hakkı hâriç artık hesapları da Allah'a kalmıştır!"

demiş iken, sen nasıl insanlarla savaşırsın?" dedi. Hz. Ebû Bekir: "Allah'a yemin olsun, namazla zekâtın arasını ayıranlarla savaşacağım. Zîra zekât, malın hakkıdır. Vallahi, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a vermekte oldukları bir oğlağı vermekten vazgeçseler, onu almak için onlarla savaşacağım." dedi. Hz. Ömer (ra) sonradan demiştir ki:

"Allah'a yemin ederim, anladım ki, Hz. Ebû Bekir'in bu görüşü, Allah'ın savaş meselesinde ona ilhamından başka bir şey değildi. İyice anladım ki, bu karar hakmış."(1)

İslâm âlimlerinin, gerek herkese veri­len umumi gerekse velîlerde ortaya çık­tığı kabul edilen hususi ilhamın, dinî konularda kesin bilgi kaynağı teşkil etmesi ve delil olarak kullanılmasına ilişkin gö­rüşlerini iki noktada toplamak mümkün­dür.

1. İlham, Allah veya melek tarafın­dan kalbe ulaştırıldığı için en doğru bilgi olup kesin delil kabul edilebilir. Başta sûfîler olmak üzere İbn Sînâ, Abdülkâdir el-Bağdâdî. Gazzâlî, Fahreddin er-Râzî, İbn Haldun, Zebîdîve Haydar el-Âmülî gibi âlimler bu görüştedir.

2. İnsan kalbine bazı bilgilerin ilham edilmesi mümkün olmakla birlikte, bunlar genel geçerliliği bulunan kesin bilgi kaynağı teşkil etmez ve dinî alanda delil olarak kullanılamaz. Sûfiyye ile onlara tâbi olanların dışında kalan İslâm âlimlerinin çoğunluğu bu gö­rüştedir.

(1) bk. [Buhârî, İ'tisâm 2, Zekât 1, İstitâbe 3; Müslim, İmân 32, (20); Muvatta, Zekât 30, (1, 269); Tirmizî, İmân 1, (2610); Ebû Dâvud, Zekât 1, (1556); Nesâî, Zekât 3, (5, 14).]

İlave bilgi için tıklayınız:

İlham ne demektir? Dini açıdan ilhamın bir bağlayıcılığı var mıdır? Vahiy ile ilhamın farkı nedir?..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
BENZER SORULAR
UYGULAMALAR