"Sizin size olan merhametiniz, Allah’ın size olan merhametinin yanında denizde damladır." sözü hadis midir; hadis ise nasıl anlamak gerekir?

Tarih: 15.09.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

''Sizin size olan merhametiniz, Allah’ın size olan merhametinin yanında denizde damladır.''

Bu sözün aynısına hadis kaynaklarında rastlayamadık. Ancak, bunun manasının doğruluğunda şüphe yoktur. Bu manayı teyit eden ve konunun anlaşılmasına yardımcı olan bir çok hadis vardır:

Hz. Peygamber (a.s.m)’den şöyle buyurduğunu işittim:

“Allah rahmeti yarattığı günü, onu yüz rahmet olarak yarattı. Ondan doksan dokuz rahmeti kendi yanında alıkoydu. Bütün yarattıklarına bir tek rahmet gönderdi. Eğer kâfirler Allah’ın yanındaki rahmetin hepsini bilseydi, cennetten ümidini kesmezdi. Şayet müminler de Allah’ın katındaki azabın tamamını bilselerdi, cehennemin azabından emin olmazlardı.”(Buharî, Rikak, 19).

“Peygamberimiz (a.s.m) bazı sahabelerle yolda yürüyorlardı. Yolun ortasında bir çocuk bulunuyordu. Çocuğun annesi -onun basılıp zarar görmesinden korkarak- ‘çocuğum, çocuğum’ diye haykırarak koşmaya başladı ve çocuğunu aldı. Bunun üzerine sahabiler, ‘Ey Allah’ın Resulü! Bu kadının çocuğunu ateşe atma ihtimali var mı?’ diye sordular. Hz. Peygamber (a.s.m), onları teskin edecek şekilde buyurdu ki, ‘Hayır!  Ve Allah da sevdiklerini ateşe atmaz.’ diye buyurdu.”(Mecmau’z-zevaid, 3/383).

Hz. Peygamber (a.s.m) şöyle buyurdu:

"Allah’ın yüz rahmeti vardır. Onlardan yalnız bir tanesini yeryüzündeki canlılar arasında bölüşmüş ki ecelleri gelinceye kadar (hayatta odukları sürece) bu rahmet onlara kâfi gelir. Doksan dokuz rahmeti ise kıyamet gününde velilerine/dostlarına/itaat eden kullarına saklamıştır."(Mecmau’z-zevaid, 3/385).

Resulullah (sav)'a bir grup esir getirilmişti. İçlerinde bir kadın vardı, göğüsleri sütle dolu idi. Bu kadın (sağa sola) koşuyor, esirler arasında bir çocuk bulduğu zaman onu yakalayıp kucaklıyor, göğsüne bastırıyor ve emziriyordu. (Dikkatleri çeken bu manzara karşısında), aleyhissalatu vesselam:

"Bu kadının, çocuğunu ateşe atacağına kanaatiniz olur mu?" dedi. Bizler:

"Hayır!" diye cevap verince:

"(Bilin ki), Allah'ın kullarına olan rahmeti, bu kadının çocuğuna olan şefkatinden fazladır." buyurdu. (Buhari, Edeb 18; Müslim, Tevbe 22, 2754)

"Allah, arz ve semayı yarattığı gün, yüz rahmet yarattı. Her bir rahmet göklerle yer arasını dolduracak kadardır. Ondan yeryüzüne tek bir rahmet indirmiştir. İşte anne, yavrusuna bununla şefkat eder. Vahşi hayvanlar ve kuşlar birbirlerine bununla merhamet ederler. Kıyamet günü geldiği vakit Allah, rahmetine bunu da ilave ederek (tekrar yüze) tamamlayacaktır." (Müslim, Tevbe 21, 2753)

"Allah'ın yüz rahmeti var. Bunlardan biriyle mahlukat kendi aralarında birbirlerine merhamet gösterirler. Doksan dokuz rahmet de Kıyamet günü içindir." (Müslim, Tevbe 20, 2753)

"Allah rahmeti yüz parçaya böldü. Bundan doksandokuz parçayı kendine ayırdı. Yer yüzüne geri kalan bir cüzü indirdi. (Bunu da -cin, insan ve hayvan- mahlukatı arasında taksim etti.) Bu tek cüzden nasibine düşen pay sebebiyledir ki mahlukat birbirlerine karşı merhametli davranır. At, (hayvan) yavrusuna basmamak endişesiyle ayağını bu sayede kaldırır." (Buhari, Edeb 19, Rikak 19; Müslim, 17, 2752; Tirmizi, Da'avat 107-108, 3535-3536)

Bu rivayetleri şöyle değerlendirmek gerekir:

1. Bu rivayetler, Müslümanlar için birer ümit ve müjdedir. İnanmayanlar için de ümitsizliğe düşmemeleri gerektiğini göstermek ve iman ettikleri takdirde nasıl bir rahmetin kendilerini kuşatacağını bildirmek içindir.

2. Allah’ın bir rahmetinden, şu keder ve sıkıntı dünyasında, Kur'ân, namaz, kalbine rahmet; varlık, hayat, insanlık gibi maddi ve manevi sayılamayacak kadar nimetler verilirse, karar ve mükâfat diyarı olan âhiretteki yüz rahmeti bir düşünmeliyiz. Ona göre de O rahmete uygun bir hayat sürmeye çalışmalıyız.

3. Bu taksim, Allah'ın rahmetinin çokluğundan kinayedir. Ayrıca Allah’ın rahmetinin değişik yönlerinin hakikî taksimi olması da muhtemeldir. Bu taksime göre, rahmetin diğer çeşitlerini Allah bilir.

4. Bu hadîsler bir temsilden ibarettir. Yoksa Allah Teâlâ'nın rahmeti sınırlı değildir ki taksimi kabil olsun.

5. Bu rivayetlerden maksat, bize verilen rahmetin azlığını, Allah katında olanın çokluğunu anlatmaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun