Şeriat, tarîkat, hakikat ilişkilerini anlatır mısınız?

Tarih: 24.06.2020 - 08:58 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Yunus Emre şöyle der:

“Şeriat, tarikat yoldur varana

Hakîkat, marifet andan içeru.”

Şeriat, tarîkat ve hakîkat, İslâmi ilimlerle meşgul olanların sıkça karşılaştıkları kavramlardır. Şeriat, yol anlamındadır. Tarikat da benzeri bir anlam taşır. Şeriat daha umumi, tarikat ise ona nisbetle daha hususidir. Hakîkat ise, işin gerçeğidir.

Mesela, doğru sözlü olmak, Allah’ın razı olduğu güzel bir ahlâktır, yâni hakikattir. Kul, bu hakikate ermek için, ilk olarak, şeriatın وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِ “Yalan sözden uzak durun” (Hacc, 30)emrine uyar; dilini bu günahtan uzak tutar. Daha sonra kalbine yalan söyleme arzusu gelmemesi için bir gayret ve bir faaliyetin içine girer. Sonunda kalp hiç bir zorlamaya lüzum kalmaksızın yalan söylemekten nefret eder hâle gelir. Artık o kalbe yalan yanaşamaz olur. İşte bu kişi doğru söylemenin hakikatine ermiştir.

İmam-ı Rabbani şöyle der: “Dilin yalan söylememesi şeriattır. Kalpten yalan hâtırasını uzaklaştırmak eğer zorlanarak olursa tarikat, eğer zorlanmaksızın olursa hakikattir.” (Serhendi, Ahmed Faruk (İmâm-ı Rabbânî) Mektubatu’r- Rabbânî, Ter: A. Kâdir Akçiçek, Cümle Yay. İst. 1986. 41. Mektup)

Şarani, bu noktada şu mühim ölçüyü nakleder:

"Kişi, hakikati şeriatı te'yit edici olarak görmedikçe marifet ve ilim makamında kemâle eremez. Tasavvuf, Sünnet-i Muhammediyeye zaid bir şey olmayıp, bizzat onun kendisidir." (Alûsî, VI, 192)

Keza, Aliyyü'l- Havas ise şöyle der: "Her kim hakikatin şeriata veya şeriatın hakikate muhalif olduğunu zannederse, cehaletini ilan etmiş olur. Çünkü muhakkikler indinde asla hakikate muhalif bir şeriat yoktur. Onlar şöyle demişlerdir: Hakikatsiz şeriat âtıl, şeriatsız hakikat bâtıldır." (Alûsî, VI, 192)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun