Programın şartlara göre bazen çalışıp, bazen çalışmamak, hangi şartlarda ne yapılacağına karar vermek bir iradeyi gerektirmez mi?

Tarih: 13.05.2020 - 16:09 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Programlı Ölümde P53 Geni ve Görevleri

p53 geninin en önemli görevlerinden birisi çevre şartları ve hücrenin durumuna göre hücre döngüsünü kontrol etmektir. p53 ayrıca DNA tamiri ve sentezinde, hücrelerin farklılaşmasında, genomun şekillenmesinde ve programlı hücre ölümünde görev alır. (De Senedetti ve ark.,Med Pediatr Onca., 1996, 1, 2-11.Öniz H., SSK Tepecik HcwtDerg, 2004, 14 (1), 1-20.)

p53 geninde yazılan program, bir programcının varlığını gösterir. Programın şartlara göre bazen çalışıp, bazen çalışmamak, hangi şartlarda ne yapılacağına karar vermek gibi iradeyi gerektiren özellikleri ise programcının her an görev başında olması ile mümkündür.

            p53 bir transkripsiyon regülatör genidir. p53 genindeki ölüm programı mutasyona uğrarsa veya hücre ölümünde p53 görevlendirilmezse, yani aktive edilmezse çalıştırılmaz. Dolayısıyla rahmet eseri olarak hücre de ölüm sürecine sokulmaz. Böylece hücre hayatı uzatılmış olur. Hücrelerdeki p53 geni, genelde hücre hasarı ile aktive edilir. p53 genindeki yazılımın kontrolünde sentezlenen protein, DNA’ya bağlanarak hasarı tanır. Hasar tespit edildikten sonra p53 geninde iki ihtimalli bir yol izlenir.

Birinci yol; DNA hasarı az ise, hücre döngüsü G1 safhasında durdurulur ve hasarlı DNA tamir edilir. DNA tamir işlemi hücre S fazına geçmeden önce G1 safhasındayken yapılmalıdır. Çünkü S fazında hücre DNA’sı çoğaltılır. Hücre bölünmesi esnasında döngü G1 fazında durdurulmasaydı ve hasarlı DNA üretilmeye devam etseydi, mutasyonlarla oluşan hasarlı DNA’lar genomu, yani canlının gen yapısını değiştirirlerdi.

Demek ki, rahmet ve inayet böyle bir olumsuzluğa müsaade etmiyor.

İşte p53 geniyle, genomu değiştirici etkiye sahip olan mutasyonlardan temizlenene kadar hücrenin S fazına geçişi engellenir. Bundan dolayı p53 geni ‘genom gardiyanı’ olarak da bilinir.

İkinci yol ise; DNA hasarı çok ise, p53 genindeki ölüm programı işletilerek hücre öldürülür. (Offer ve ark.,Careinagenesis, 2002., 23(6), 1025-32.)

Görüldüğü gibi p53 genindeki program, klasik bir bilgisayar yazılımı gibi değildir. p53 geni öncelikle şartlara göre çalıştılmaktadır.

İkinci olarak zamanlama çok mükemmel yapılmaktadır.

Üçüncü olarak da hangi şartlarda nasıl davranılacağı çok iyi bilinmektedir. En önemlisi de, yaptığı işin canlı için hayati öneme sahip olmasıdır. Hâlbuki p53 geni, akılsız ve şuursuz bir proteindir ve bunları bilmesi mümkün değildir.

İşte p53 geninde yazılan program, bir programcının varlığını gösterir. Programın şartlara göre bazen çalışıp, bazen çalışmamak, hangi şartlarda ne yapılacağına karar vermek gibi iradeyi gerektiren özellikleri ise, programcının her an görev başında olması ile mümkündür.

p53 geninin DNA’daki hasarı tespit etmesi basit bir iş değildir. Bu olayı idrak terazisi ile tartalım. Mesela otomobillerdeki arızayı tespit eden cihazları düşünelim.

Birinci olarak, arıza tespit cihazları teknoloji ve bilgi birikiminin neticesidir ve otomobildeki donanımları çok iyi bilen bir mucidin tasarımıdır.

İkinci olarak, arıza tespit cihazı kendi başına çalışmaz. Çalışması için akıllı ve işi bilen birisine ihtiyaç vardır.

Üçüncü olarak, arızaya göre ne yapılacağına karar vermek ve tamir işini yapmak veya tamir edilemeyecek derecede hasar büyük ise otomobili hurdaya çıkarıp geri dönüşüme göndermek de bilgi ve irade sahibi birisinin yapabileceği işlerdir.

Hal böyle iken, p53 geninin DNA (Çok küçük ve çok karmaşık) hasarını tanıması, ne yapılacağına karar vermesi ve gereğinin yapılması (Tamir edilmesi ya da hücrenin öldürülerek ortamdan kaldırılması) tesadüflere dayalı evrim mekanizmaları ile açıklanamaz.

İşte yapılan bu harika işlerden Yaratıcı’nın varlığını ancak sağlıklı akıl ve idrak sahipleri anlayabilirler. Yoksa kendi yaptığı küçük eserlere bile telif hakkı isteyen veya patent alan bir insanın, canlıdaki harika işleri tesadüflere vermesi akıl ve idrak ile izah edilemez.      

Programlı Ölümde Bcl-2 Gen Ailesi ve Görevleri

Hücre içi antiapoptotik ve proapoptotik zar proteinlerden oluşan Bcl-2 gen ailesi de programlı ölüm mekanizmasının düzenlenmesinde önemli görevler üstlenirler. Ayrıca Bcl-2 gen ailesi hücre döngüsünün G0'dan G1'e ilerlemesini baskılama ve bazı nöronların yenilenme kabiliyetlerini arttırıcı özelliğe de sahiptirler.

Bcl-2 gen ailesi ile ilgili proteinler yapı ve görevlerine göre 3 grup altında incelenebilir

1.Bcl-2 alt grubu (Bcl-2, Bel-XL ve Bcl-w):

Antiapoptotik aktiviteye sahiptirler. Mitokondri dış zarına yerleştirilirler.

2. Bax alt grubu (Bax ve Bak):

Proapoptotiktirler, hücre hasarı ve stres algılayıcıları olarak görev yaparlar ve genelde sitoplazma içinde bulunurlar.

3. Bik alt grubu (ProapoptotikBik ve Birn).

Hücredeki Bcl-2 dağılımı hücre tipine göre değişir. Hücrenin programlı ölüme eğilimli olması bulundurduğu Bcl-2 çeşidine bağlıdır. Hücrede proapoptotik proteinler fazla ise hücre programlı ölüme daha çok, antiapoptotik proteinler fazla ise daha az eğilimlidir. Bel-2 en fazla mitokondri, düz endoplazmik retikulum ve çekirdek çevresindeki zarlarda yerleştirilir. Bcl-2 her hücre ölümünü önlemez. (Earnshaw ve ark.,Annual Review of Biochemistry, 1999, 68, 383-424.Denault, ve ark.,Chemical Reviews, 2002, 102, 4489-4499.Öniz H., SSK Tepecik Hcwt Derg, 2004, 14 (1), 1-20.)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 34
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun