Nur istiyoruz sen bize yangın veriyorsun demek küfür mü?

Tarih: 30.12.2025 - 23:20 | Güncelleme:

Soru Detayı

- M. Akif Ersoy'un Safahat Adlı eserinde “Hakkın sesleri” isimli kısımda bir beyit var:
“Nur istiyoruz siz bize yangın gönderiyorsun
Yandık diyoruz boğmaya kan gönderiyorsun
Mademki ey adl-i ilahi yakacaktın
Yaksaydın a me’lunları tuttun bizi yaktın”
- Bu beyti söyleyen kâfir mi?
- Bu sözü Akif' ne manada söylemiş, yani niyeti önemli mi? Bu söz onu kâfir günahkar yapar mı?
- Bir de Akif Sultan Abdülhamit Han'a kızıl kafir diyor bu söz Akif’i kafir yapar mı?
- Bu durumlar hakkında bir malumat verir misiniz?
Bir de bu adamın bu beyitlerini sürekli söyleyip bu adam böyle bir insan günahkar fasık diye mi anlatmalıyız?
- Yoksa bu adamı biz Müslüman biliyoruz bu adam hakkında tövbe etmiş ihtimali var diye hüsnü Zan ile mi yaklaşmalıyız?
- Bu konuda nasıl bir tavır takınmalıyız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Şiirin Maksadı ve Niyeti

Mehmet Âkif merhumun iman ve İslâm hassasiyeti, sadece tek bir şiirinden değil, bütün eserlerinden açıkça anlaşılmaktadır. Onun şiirlerinde görülen bu tarz ifadeler, Allah’a bir itiraz değil; kulun Rabbine yönelttiği içli bir niyaz ve naz makamıdır.

Âkif, kökleri derinlere uzanan büyük bir medeniyetin çöküşüne, ümmetin yaşadığı felaketlere ve zillete şahit olurken; şiirlerini adeta bir dua, feryat ve yakarış diliyle kaleme almıştır. Bu sebeple onun sözleri itikadî bir isyan değil, iman içinden yükselen bir sızıdır.

Şiirde Mecaz ve Duygusal Dil

Şiir, kelam-ı hakikî değil, kelam-ı mecazîdir. Şair öğretmekten ziyade hissettirmeyi hedefler; bu yüzden mecaz, istiare, mübalağa ve çarpıcı ifadeler kullanır.

Bu tür sözler zahirine göre değil, bağlamı ve niyeti dikkate alınarak anlaşılır.

İslâm âlimleri de iman–küfür değerlendirmesinde edebî ve mecazî dili esas almazlar. Duygusal sitem, itikadî isyan değildir.

Kuranî Delil: “Allah’ın yardımı ne zaman?”

Kuran-ı Kerîm, en ağır imtihanlar altında kalan müminlerin dahi sitemkâr görünen yakarışlar dile getirdiğini haber verir:

“Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler henüz sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluk, sıkıntı ve sarsıntılar dokundu ki, nihayet Peygamber ve onunla beraber iman edenler: ‘Allah’ın yardımı ne zaman?’ dediler. İyi bilin ki Allah’ın yardımı yakındır.” (Bakara, 2/214)

Bu ayet açıkça göstermektedir ki,

“Allah’ın yardımı ne zaman?” diye sormak küfür değil, imtihanın şiddeti altında yapılan bir yakarıştır.

Mehmet Âkif’in şiirindeki ifadeler de bu Kuranî çizginin dışına çıkmaz; imanla söylenmiş bir feryat, bir dua ve ümmet adına yapılmış bir ilticadır.

Sultan Abdülhamid Hakkındaki Sözleri

Merhum Âkif’in Sultan Abdülhamid Merhum hakkında sarf ettiği ağır ifadeler, kendi kanaatleri ve sınırlı bilgileri çerçevesinde yaptığı bir değerlendirmedir. Bu sözler yanlış olabilir; fakat yanılmak küfür değildir.

Bu ifadeler, Âkif’i tekfir etmeyi asla gerektirmez.

Nasıl Bir Tavır Takınmalıyız?

Mehmet Âkif hakkında hüküm verirken:

Hüsnüzan esastır, onu “günahkâr” veya “fâsık” gibi kesin sıfatlarla nitelemek doğru değildir,

Şiirleri imanını değil, ümmetin acısını ve bir müminin feryadını, yakarışını ve duasını yansıtır.

Özetle:

- Bu beyitler küfür değil, bir müminin Rabbine yakarışı ve nazıdır.

- Sultan Abdülhamid hakkında söylenen sözler yanlıştır, fakat söyleyeni kâfir yapmaz.

- Mehmet Âkif merhuma hüsnüzanla yaklaşmak gerekir; fasıklıkla itham etmek doğru değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun