Meleğin savunduğu sahabi kimdir?

Meleğin savunduğu sahabi kimdir?
Tarih: 06.11.2020 - 17:05 | Güncelleme:

Soru Detayı

Bir adam bir sahabiye küfretmiş, sahabi de sessiz kalmış ve onu melek savunmuş. Daha sonra o da karşılık verince melek gitmiş yerine şeytan gelmiş. Böyle bir bilgi duydum, doğru mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili rivayet şöyledir:

Hz. Peygamber (asm) Efendimiz sahabiler arasında otururken, bir adam geldi ve Hz. Ebu Bekir’e hakaretler ederek onu üzdü. Ancak Hz. Ebu Bekir sessiz kaldı ve adama hiçbir karşılık vermedi. Adam ikinci sefer aynı şekilde hakaret ederek eziyet verdi. Hz. Ebu Bekir yine sessiz kaldı. Adam üçüncü sefer de hakaret edince Hz. Ebu Bekir adama hak ettiği cevabı verdi.

Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (asm) kalkıp yürüdüler.

Hz. Ebu Bekir hemen arkasından yetişerek: “Ey Allah’ın Resulü, yoksa bana darıldınız mı?” diye sordu.

Allah resulü (asm): “Hayır” buyurdular. Sonra da şöyle devam etti:

“Lakin gökten bir melek inmiş, o adamın sana söylediklerini yalanlıyor, senin adına ona cevap veriyordu. Sen karşılık verip hakkını alınca melek gitti, onun yerine şeytan geldi. Bir yere şeytan gelince ben orada durmam!” (Ebu Davud, Edeb, 41/4896)

"Kötülüğün cezası da ona denk bir kötülüktür, fakat kim bağışlar ve (kendisiyle düşmanı arasını) düzeltirse onun mükafatı Allah'a aittir. Elbette o zalimleri sevmez." (Şura, 42/40) ve "Eğer bir ceza ile mukabele edecek olursanız ancak size yapılan azap ve cezanın misli ile yapın (daha fazla ileri gitmeyin); sabredersiniz and olsun ki bu tahammül edenler için daha hayırlıdır." (Nahl, 16/126) mealindeki ayetlerde açıklandığı üzere insanın kendisine zulmeden kimseye onun zulmüne denk olacak yani onu aşmayacak şekilde mukabelede bulunarak karşılık vermesi ve hakkını alması caiz olmakla birlikte, onun bu zulmünü sabırla ve afla karşılaması kendisi için daha hayırlı ve sevaplı olur.

Her ne kadar Hz. Ebu Bekir, kendisine yapılan saldırının ikisini sabırla karşılayıp birine sınırı aşmayacak ve sadece kendisine söylendiği kadarını söyleyecek şekilde karşılık vermek suretiyle, ayet-i kerimelerde açıklanan ruhsat ve azimet yollarının her ikisiyle de amel etmiş ve kendisini sınırı aşmaktan ve hakka girmekten korumuş ise de, kendisi için daha hayırlı olacağı cihetle Hz. Peygamber (asm) Efendimiz, bu hususta kendisine azimet yolunu tavsiye etmiş, azimet yolunu tuttuğu sürece, kendisi adına bir meleğin cevap vereceğini, ruhsat yolunu tutması ha­linde ise münakaşanın uzaması söz konusu olup bu durumda şeytanların devreye gireceklerini haber vermiştir.

Perde arkasını bilip ona göre hareket etmenin değerini bilenler için ne güzel bir öğüt!

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun