Kuran’da ve Tevrat’ta geçen şeytan, cin ve yılan ilişkisi nedir?

Tarih: 06.02.2014 - 06:14 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kuran'da cann kelimesi hem cin için kullanılıyor, hem de Hz. Musa'nın asasının dönüştüğü yılan için kullanıyor. (Taha, 20, Neml, 10, K kasas 31 )

- Yılan ve cin arasında benzer bir durum mu var?
- Peki buna tesadüf diyebilir miyiz ya da bu kadar tesadüf olur mu?

- Tevratta da Yaratılış 3’de Hz. Adem’i aldatanın yılan olduğunu söylüyor. Kuran’da ise aldatanın şeytan olduğunu söylüyor. Fakat şeytanın da cinlerden olduğunu söylüyor Kuran. Bu kadar kelime benzerliği tesadüf olabilir mi sizce? Ya da bundaki hikmet ne olabilir?

- Bir yandan yılanı mı onaylıyor Tevrat’taki ya da Tevrat’taki yılanın da aslında Kuran’daki cann’la yılan - cin benzer kelimelerden dolayı mı yılan diye adlandırıldığını söylüyor? Ya da şeytan Kuran’a göre de mi yılan şeklinde geldi?

-  İbranice’de yılan kelimesi şeytan ya da cin için de kullanılıyor mu? Bence bu kadarı da tesadüf olamaz, fakat sizce nedir bu durum?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Evvela, zerre kadar aklı olan kimse yılan ile şeytan arasındaki farkı anlar.

- İkincisi, sizin vehminize göre, aynı konuyu işlediği için Kur’an Tevrat'tan alıntı yapılmıştır. Halbuki az bir feraseti olan şunu anlar ki, bu iki kitap madem aynı konuya parmak basıyorlar, demek ikisi de aynı kaynaktan besleniyor. Yani ikisi de vahiydir.

- Kur’an’da asla yılan hikâyesi yoktur. Vakıa bazı tefsirlerde İsrailiyattan gelen bilgilere dayanarak, şeytanın yılan karnında cennete sokulduğuna dair bilgiler vardır. Fakat Muhakkik alimler bunun Kur’an’da olmadığını, dolayısıyla böyle bir bilgiyi ayet ve sahih sünnet çerçevesinde doğrulamanın imkansız olduğunu ısrarla belirtmişlerdir.

- Kur’an’da şeytanın cennete girdiğine dair bilgi de yoktur. Bilakis, şeytanın onlara (Âdem ile Havva’ya) vesvese verdiği belirtilmiştir. (A'raf, 7/20) Bu sebepledir ki, İslam alimleri bu vesveseyi uzaktan mı, cennetin kapısına giderek mi verdiği konusunu tartışmışlardır.

Bu alimlere göre, Âdem ve Havva, bazen cennetin kapısına yakın gelirler, Şeytan da dışarıdan onları gözetir, onlara yaklaşırdı; vesvese bu şekilde meydana geldi. Allah, imtihan gereği olarak, Şeytanın vesvesesini Hz. Adem aleyhisselama işittirmiştir. (krş. Razî, Bakara, 36; Araf 22. ayetin tefsiri)

- Bazı alimlere göre ise, şeytan dünyadan oraya vesvese vermiştir. (Razi, Araf, 22. ayetin tefsiri)

- Tekrar edelim ki, Kur’an’da “şeytanın Âdem ve eşine vesvese verdiği”ne dair açık bir ifadesi vardır. (A'raf, 22; Taha, 120)

Tevrat’taki yılan bilgisi, yılan hikâyesine dönmüştür. Çünkü, Tevrat’ın (Ahd-i atik) aslı kaybolmuş ve yüzyıllar sonra yeniden yazılmıştır. Bu sebeple onun büyük bir kısmı vahiy değildir. Oradaki tarihi olaylar o günkü kültürde yer alan masallarla da beslenmiştir.

Kur’an, tam da bu gibi sebeplerden dolayı “Muheymin” (kontrol / tashih) görevini de üstlenmiştir. Yani, Kur’an’daki bazı bilgiler Kitab-ı Mukaddese uyuyorsa, bu bir tasdik anlamına gelir; uymuyorsa, bu da bir tashih / düzeltme manasına gelir.

- Son olarak şunu belirtelim ki, Kur’an baştan sona kadar kırk yönden beşer üstü, Allah’ın sözü olduğunu gösteren mucizevi ışıklarıyla parlamaktadır. Ve bu güneşi şimdiye kadar hiç kimse söndürememiş, bundan sonra da söndüremeyecektir. Vesselam!..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun