"Allah katında", sözü nasıl anlaşılmalıdır?

Tarih: 27.03.2014 - 04:13 | Güncelleme:

Soru Detayı

- ''İnde'' kelimesinin Arapça anlamı tam olarak nedir?
- İnde kelimesi Kur'an’da hangi anlamı karşılamaktadır? Örneğin "Allah indinde" deyince, bunu Allah katında diye çeviriyorlar, kattan maksat nedir?
- Allah yanından farklı bir yaşam mı var, örnek ayet; Tekvir, 20:

“Şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi (indinde) katında (yanında ) itibarlı, orada itaat edilen, güvenilir bir elçinin getirdiği sözdür.”

- Burada "inde" kelimesi çok önemli bence, arşın sahibinin yanında diyor, Allah’ın yanında ayrı bir yaşam mı var?
- Sitenize sorduğum bu soruya cevap verirken şöyle demişsiniz: “Allah mekandan münezzeh olduğuna göre bir yanı yöresinden bahsedilmez. Allaha göre şeklinde bir anlam yüklenebilir.” Halbu ki, hiçbir mealde bu açıklamayı görmedim.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İNDE kelimesi, yerine göre değişik anlamlar ifade eden bir sözcüktür.

a) Asıl manası “yanında, nezdinde” şeklindedir. Mesela: “İndeke liretun”un manası “senin yanında bir lira vardır”. “İndî kitabun” cümlesinin anlamı: “Yanımda bir kitap vardır.” şeklindedir.

b) İNDE’nin bir manası da “bir şeyin bir kimsenin himayesinde, gözetiminde olması”dır. “İmma yebluğunneke indeke’l-kibere ahaduhuma ev kilahuma…” 

"Eğer (anne-babalardan) biri veya her ikisi yaşlanmış olarak senin yanında (gözetiminde, himayende) bulunursa sakın onlara 'Öf!..' deme / hizmetten yüksünme.” (İsra, 17/23)

mealindeki ayette bu mana vardır. Çünkü burada anne-babanın bizzat evlatlarıyla aynı mekanı paylaşmaktan ziyade, onların himayesine mecbur oldukları durumlarına işaret edilmiştir.

c) İNDE kelimesi, bazen maddi olarak değil, manevi olarak bir değerlenmeyi ifade eder. Örneğin, Türkçede: “Benim yanımda bu söz çok kıymetlidir.” dediğimiz zaman, o “söz”ün bizim değerlendirmemize göre kıymetinin olduğunu ifade etmiş oluyoruz. Bu kelimeyi normal insanlar için “yanında” sözcüğüyle ifade ettiğimiz halde, büyük insanlar, makam sahibi kimseler için kullandığımızda bunun “yanında” sözcüğü yerine, “katında" sözcüğünü kullanırız.

Örneğin: “Bu şey Hasan beyin yanında çok değerlidir.” derken, Padişah söz konusu olduğunda: “Bu şey padişahın katında çok değerlidir.” demeyi tercih ederiz. Bu ifademiz, padişaha olan saygımızdan ötürüdür.

Demek ki, birbirine yakın manalar ifade etmesine rağmen, biz “İNDE” sözcüğünü insanların algılarını göz önünde bulundurarak farklı profillerde kullanabiliyoruz.

d) Soruda söz konusu olan Tekvir suresinin ilgili ayetlerinin meali şöyledir:

“Kur’ân, değerli bir Elçinin, Cebrail’in getirip okuduğu sözdür! O Elçi ki çok kuvvetlidir. Yüce Arş sahibi Allah’ın nezdinde/yanında/katında pek itibarlıdır.” (Tekvir, 81/19-20)

Bu ayette kullanılan “İNDE ZİL-ARŞİ/Arşın sahibi Allah’ın katında/yanında” demekten maksat, Allah’ın maddi bir mekânı, Arşının yanı gibi bir yer değildir.

Çünkü, evvela, İslam dinine göre Allah zamandan ve mekândan münezzehtir. Zira hadiste ifade edildiği üzere, “Allah ezelde vardı, onunla beraber hiç bir şey yoktu.” Demek ki Allah her şeyi, yaratmıştır. Ezeli olan varlık, sonradan olan varlıkların içinde, bitişiğinde, yanında, üstünde, altında değildir.

Bununla beraber, ayette Hz. Cebrail’in bir vasfı olarak zikredilen “MEKÎN” kelimesi, “değerli, itibarlı, muteber” kimse manasına gelir. Yani bu kelime bir manevi değer ifade eder. Böyle manevi bir değerin ifade edilmesi Türkçede “göre” kelimesiyle çok rahatlıkla ifade edilebilir.

Buna göre, “(O melek), Yüce Arş sahibi Allah’ın nezdinde / yanında / katında pek itibarlıdır” ifadesi yerine ve daha açık şekliyle “Yüce Arş sahibi Allah’a göre pek itibarlıdır.” demekte -dinen de Türkçe ifade bakımından da- hiçbir sakınca yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun