"Onun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kuşatmıştır." ayetinde geçen "kürsî" ne demektir?

Tarih: 29.01.2006 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kürsî, sözlükte bir kişinin oturduğu yüksek sandalye, taht mânâsına geliyor. Kavram olarak, gökleri ve yeri kaplayan büyük bir cisim anlamına gelirken, mecaz olarak, ilim, hâkimiyet, kudret, saltanat, azamet mânâlarını ifade ediyor.

Bir hadis-i şerifte,

“Yedi gök, kürsî içinde bir kalkanın içine atılmış yedi para gibidir.”

buyrulur. Bir başka hadiste de kürsînin arş içindeki küçüklüğü şöyle tasvir edilir:

“Arş içinde kürsî, bir çöle atılmış demir bir halka kadardır.”(bk. İbn Kesir, Tefsiru'l-Kur'ani'l-Azım, I/309)

Kürsî için, “arşın altında, yedi kat semanın üstünde” şeklinde bir tarif getiriliyor. Sayıları az da olsa bazı âlimlerimiz arş ile kürsîyi aynı kabul ediyorlar.

Kürsî, mekân ve madde âleminin sonu olan bir cisim. Bütün semaları ve arzı kuşatan, bütün cismanî âlemleri içine alan bir cisim. Buna göre, arşın kürsîyi içine alması bir maddenin bir başka maddeyi içine alması gibi düşünülemez. Arş madde ötesi ve mahiyeti meçhul olan bir makam... Onun kürsîyi nasıl içine aldığını kavramak, insan aklını çok aşan bir hâdise.

İnsan henüz kendi öz ruhunun, yine kendi öz bedenini nasıl kapladığını, idare ettiğini, çekip çevirdiğini, kolu nasıl tutup kaldırdığını, ayakları nasıl yürüttüğünü idrak ve ifadeden âciz... O hâlde böyle büyük bir yükün altına nasıl girebilir?..

“Onun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kuşatmıştır.” (Bakara, 2/255)

Bu âyette geçen “kürsi” kelimesi ise, Cenâb-ı Hak hakkında maddî bir kürsi ve taht düşünülemeyeceği için “Allah’ın saltanat ve kudreti”, “ilâhî azamet ve kibriyanın bir tasviri” olarak kabul edilmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun