Kur'an-ı Kerim'de ayetlerin tekrarlarının hikmeti nedir? Rahman Suresi'nde, Cennet nimetlerini yalanladığımız ifade ediliyor. Cenneti ve nimetleri görmeden nasıl yalanlarız?

Tarih: 16.12.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Rahman Suresi'nin 56. ayette, 46. ayetten itibaren söz konusu edilen iki cennette bulunan hurilerin durumundan, 74. ayette ise, 62. ayetten itibaren söz konu edilen diğer iki cennette bulunan hurilerden bahsedilmektedir. Tekrar edilen cümle ise, hurilerin cennet halkı için özel yaratılıp, daha önce hiç evlenmeyen bakireler olduğunu vurgulamaktadır. İlahî hikmetçe, bu hususun vurgulanması uygun görüldüğü için, her iki yerde aynı ifadelerle konu nazar-ı dikkate sunulmuştur.

Prensip olarak Kur’an’daki tekrarların hikmeti şöyle açıklanabilir:

a) Kur'an'ın irşat maksadıyla yaptığı tekrarlar, muhatapların kalbine gerçekleri güzelce yerleştirmek içindir. Bu tekrarlar, muhatapların öğrenme ihtiyaçları nazara alınarak yapıldığı için usanç değil, lezzet verir.

b) Kur'an, kalplere gıdadır, ruhlara şifadır. Gıdanın tekrarı lezzeti artırdığı gibi, manevî gıdanın tekrarı da insanların ruhî lezzetlerini artırır.

c) İnsan maddî hayatında her an havaya, her vakit suya, her zaman ve her gün gıdaya, her hafta ışığa muhtaçtır. Bunların tekerrürü, haddizatında tekrar olmayıp tekerrür eden ihtiyaçların giderilmesi içindir.

İşte, Kur'an'da tekrarlanan hususlar da bunlar gibidir. Bazılarına insan her an muhtaçtır "Hüvellah" gibi... Çünkü bununla manen nefes alınır. Bunun gibi "Bismillah" da hava-i nesimi gibi kalbi ve ruhu tatmin ettiği, ona her an ihtiyaç duyduğu için çokça tekrarlanmıştır.(Nursî, Mesnevî, s. 116; Sözler, s. 475-484)

d) Kıssa-i Musa gibi bazı cüz'î hadiselerin tekrarı, o hadisenin büyük bir düsturu ihtiva ettiğine işarettir. Hülâsa: Kur'an, hem bir zikir, fikir ve hikmet kitabıdır; nem bir ilim, hakikat ve şeriat kitabıdır; hem de akıl ve gönüllere şifa, müminlere hidayet ve rahmettir.(Nursî, Mesnevî, a.g.y)

e) "Kur'an'da sarihan ve zımnen ve işareten olmak üzere, ahiret ve tevhidi ve beşerin mükâfat ve mücazatını binler defa nazara verip ispat etmenin; her surede, her sahifede ve her makamda ders vermenin hikmeti nedir?" şeklindeki soruya Bediüzzaman şöyle cevap vermektedir:

“Büyük emaneti ve hilâfet görevini omuzlayan insanoğlunun şekavet ve saadetini netice verecek olan imtihanında en önemli meselelerini ona ders vermek, hadsiz şüpheleri izale etmek, inatları ve dehşetli inkârları kırmak, diğer taraftan ölümün bir hiçlik, bir idam, bir dipsiz kuyu olmadığını, aksine bir terhis tezkeresi olup Cennet gibi bir mükâfat yerinin ilk kapısı olduğunu ispat etmek cihetiyle Kur'an, binler defa değil, milyonlar defa o meseleleri tekrar edip gözler önüne serse, yine israf sayılmaz."(Nursî,Şualar, s. 209-211-geniş bilgi için bk. Niyazi beki, Rahman Suresinin tefsiri).

“Cennet nimetlerini görmediğimiz halde nasıl yalanlarız?” sorusuna gelince, bunu şöyle açıklayabiliriz:

Allah cennet nimetlerini vaad etmiştir. Allah’a iman eden, Allah’ın doğru sözlü olduğuna da iman eder. “Vukuu muhakkak olan bir şey, vaki olmuş gibi kabul edilebilir.” kaidesi gereğince, bir mümin olarak cennetin nimetlerini görmüş sayılırız.

Bununla beraber, bu tekrarlanan ayet, özellikle cennet ve cehennemin söz konusu edildiği yerde inkârcılara yöneldiği zaman şu uyarıyı yapıyor:

“Siz Allah’ın dünyada gördüğünüz ve ahirette olacağını vaad ettiğimiz nimetlerini inkâr mı ediyor, onların Allah’tan olduğuna inanmak istemiyor musunuz? Sizi cehennem bekliyor.. Haberiniz olsun.”

Bu uyarı iman edenlere yöneldiği zaman ise manası şöyledir:

“Nasıl olur da Allah’ın, hem dünyada size verdiği hem de ahirette size vaad ettiği nimetlerini görmezlikten gelerek, nankörlük ediyorsunuz? Davranış biçiminizle imanınıza nasıl olur da aykırı hareket ediyorsunuz? Bu imanlı bir şuura yakışmaz. Kendinize gelin!..”

İlave bilgi için tıklayınız:

Kur'an' da bazı kıssaların, ayetlerin ve cümlelerin tekrarlanma hikmetleri nelerdir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun