Bediüzzaman ve Kur'an'ın İ'cazı

Üstad Bediüzzaman Said Nursi, "Mesnev-i Nûriye" adlı eserinin Habbe bölümünde Kur'an'ın i'caz ve belâğatını madde madde özetlemiş, âdeta gözle görülür hale getirmiştir. Şöyle ki:

1. Kur'an'ın okunuşunda bir selâset (bir akıcılık) vardır ki, lisanlara ağır gelmez. Çocuklar dahi onun tamamını ezberleyip hafız oluyorlar. Böyle bir fazilet dünyada hangi kitaba nasib olmuştur?

2. Büyük bir selâmet vardır ki, lafzen ve mânen hatadan uzaktır.

3. Âyetler arasında büyük bir tesânüd vardır ki, kargir binalar gibi, âyetleri birbirine dayanarak Kur`an`ın bünyesini sarsılmaktan koruyor.

4. Kur'an'da öyle büyük bir tenasüb, tecavüp, teavun, yardımlaşma vardır ki; âyetleri birbirine ecnebi olmadığı gibi, birbirinin açıklanmasına yardımcı oluyor, cevap veriyor.

5. Parça parça, ayrı ayrı zamanlarda nâzil olduğu halde, birbirine olan şiddetli uygunluktan sanki bir defada nazil olmuştur.

6. Nüzul sebepleri ayrı ayrı ve birbirine zıt olduğu halde, şiddetli dayanışmalarından sanki sebep birdir.

7. Mükerrer ve mütefavit suallere cevap olduğu halde, imtizaç ve ittihadın şiddetinden sanki sual birdir.

8. Çeşitli ve değişik olayları açıkladığı halde, intizamın kemalinden sanki olay birdir ve bir olaya cevaptır.

9. "Tenezzülat-ı İlahiyye" İlahi tenezzüller şeklinde ifade edilen muhatapların anlayışlarına yakın ve münasip üslublar üzerine nazil olmuştur.

10. Bütün zaman ve mekanlarda gelip geçen insanlara hitap ettiği halde, açıklama kolaylığından dolayı sanki muhatap birdir.

11. İrşadın gayelerine kavuşturmak için tekrarları tahkik ve takriri ifade eder. Bununla beraber tekrarları halel vermez. İadesi zevki bozmaz. Tekrarlandıkça misk gibi kokar.

12. Kur'an kalblere kuvvet ve gıdadır. Ruhlara şifadır. Gıdanın tekrarı kuvveti artırır. Tekrarlandıkça insan ona alışır, ünsiyet peyda eder, lezzeti artar.

13. İnsan, maddi hayatında; her an havaya, her vakit suya, her zaman ve her gün gıdaya, her hafta ışığa muhtaçtır. Bunların tekrarı aslında tekrar değildir. Çünkü ihtiyaçları tekrarlanmaktadır.

İnsan rûhi hayatı açısından Kur`an`da zikredilen bütün çeşitlere muhtaçtır. Bazılarına her an muhtaçtır. "Huvellah" gibi. Çünkü ruh bununla nefes alıyor. Bazılarına her vakit, her zaman muhtaçtır. İşte Kur``an kalb hayatının bu ihtiyaçlarına binaen tekrarlar yapıyor.

Mesela "Bismillah", hava-i nesîmi gibi kalbi ve ruhu tatmin ettiğinden çok ihtiyaçtan dolayı Kur'an'da çok tekrar edilmiştir.

14. Musa Aleyhisselam'ın kıssası gibi bazı cüzi olayların tekrarı o hadisenin büyük bir düsturu içine aldığına işarettir.

Sözün özü: Kur'an, hem zikirdir, hem fikirdir, hem hikmettir, hem ilimdir, hem hakikattir, hem şeriattır, hem gönüllere şifa, müminlere hidayet ve rahmettir. (Bediüzzaman, Mesnevi-i Nûriye, Habbe, s. 126-128.)

Bu izahlar, Kur`an`ın Allah``ın kelâmı olduğunu veciz ve mu`ciz bulunduğunu, harfi tercümelerinin yapılamayacağını, yapılsa da ilahî kelam yerine haşa konulamayacağını ve onunla namazın olamayacağını isbat etmektedir.

Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun