Yaratılışta büyük küçük farkı var mıdır?

İslâmiyet’in İlâh anlayışında; Allah mutlak güç, kudret ve ilim sahibidir.  O’nun yaratmasında büyük- küçük, az-çok farkı yoktur. O her şeye kadirdir. Her şeyi doğrudan idare etmekte olup, kâinattaki fiil ve icraatı her an ve devamlıdır. Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır. Her şeyi O yaratmıştır. O yaratılmamıştır. Çünkü, yaratılan mahlûktur, İlâh olamaz.

Allah’ın sıfatları zatındandır. Yani, O’nun varlığını gereğidir. Mesela,  Allah’ın kudret sıfatı, varlığının gereğidir ve zatındandır. O sıfatın yokluğu durumunda O İlâh olamaz.

Yaratıcı’nın sıfatı zatından olunca, o sıfatın zıddı  orada bulunamaz. Dolayısıyla, kudretin zıddı acizliktir ve kudret sahibi bir Yaratıcı aciz olamaz. Çünkü, acizliğin bulunması halinde, aynı anda hem sonsuz kudreti bulunacak ve hem sonsuz aciz olacak. Bu ise, iki zıddın bir anda varlığı demektir. Yani, o İlâhın, aynı anda hem mutlak kudret sahibi, hem de hiçbir şeye gücü yetmeyen aciz  olması mantıken mümkün değildir.

Demek ki, bir sıfat zatından olunca, o sıfatın zıddı oraya giremeyecektir. Zıddı olmayınca, o sıfatta derecelenme bulunmayacaktır. O halde, buradaki Kudret sıfatında derecelenme yoktur. Kudrette derecelenmenin olmaması, varlıkların bu İlâhi kudrete karşı durumlarını eşit hale getirmektedir. En küçükle en büyük, azla çok arasında fark yoktur. Bir atomla bir yıldızın idaresi, bu kudrete göre aynıdır. Allah’ın, bir atomu kaldırmada harcadığı kudret ne ise, bir yıldızı,  ya da bütün kâinatı idarede ve kaldırmada harcadığı kudret birdir . Çünkü kudretinde acizlik yoktur. Dolayısıyla Allah için, bir çiçeği yaratmakla bir baharı yaratmak arasında fark yoktur. Bir atomu yaratmakla, Cennet ve Cehennem de dahil, bütün kâinatı halk etmek arasında fark bulunmamaktadır.

Allah’ın bütün sıfatları bu kudret sıfatı gibi zatındandır. Yani O’nun varlığının gereğidir.  Sözgelimi, görme sıfatı da O’nun zatındandır. Bu sıfatın zıddı olan görmeme, bir ilâh için düşünülemez. Dolayısıyla, Allah bir atomu nasıl görüyorsa, bütün âlemleri de öyle görür. Bir atomu nasıl idare ediyorsa, bütün varlıkları da aynı kolaylık ve rahatlıkla idare eder. Büyük küçük, az çok O’nun nazarında birdir.1

Kâinattaki bütün varlıklar her an Allah’ın emir ve iradesinin altındadır. Allah, bütün kâinatı her an ayakta tutar ve tasarrufunda bulundurur. Bir an bile, hiçbir şey O’nun nazarından hariç değildir. Nasıl ki, bir fabrikayı çalıştıran elektriğin bir an kesilmesi, o fabrikayı durdurursa, Allah’ın kâinattaki tasarrufu, idaresi, kontrolü bir an çekilse, her şey alt üst olur, kâinat dağılır. Tıpkı insan ruhunun, insanın bütün bedeniyle her an alâkadar olduğu gibi, Allah da, kâinatta her şeyi bir anda  nazarında bulundurmakta, uzak-yakın,  küçük-büyük fark etmemekte,  bütün sesleri birden işitmekte, bütün varlıkları bir anda görmekte, bütününü birinin imdadına göndermektedir. 2

Prof. Dr. Adem Tatlı


 

1. Nursi, B. S. Sözler. Envar Neşriyat, İstanbul, 1996, s. 526.
2. Nursi, B. S. Lem’alar. rnk  Neşriyat, İstanbul, 2006, s. 385.

Okunma sayısı : 17
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun