Kanguruya benzeyen köpek olur mu?

Soru Detayı

Dusty; Avustralya’nın Esperance yöresinde, Ashley Stewart’ın çiftlik evinde yaşıyor. Henüz 2 aylık, sıska bir yavru iken yol kenarında bulundu ve özenle büyütüldü. Annesi ölmüştü; kendisi de annesinin kesesinden başını çıkarmıştı. İlk anda bir kanguru yavrusu sanılsa da, havlamaya başlaması ve farklı beslenme biçimi ile ayırt edilebildi. Büyüdükçe kafası, golden retriever cinsi köpeklere benzedi. Boynundan aşağısı da aynı kanguru fizyonomisindeydi. Dusty şimdi 5 yaşında, çiftlikteki hayvanlarla dostça geçiniyor, oyunlar oynuyor ve kanguruları görünce havlamaya başlıyor. Kavga etmek zorunda kalırsa ön ayaklarını yumruk yapıp bir boksör gibi başarıyla kullanıyor. Arka ayaklarını aynı anda kaldırıp kuvvetli tekmeler de savurabiliyor. Sahibesi Ashley Stewart, sevimli kanguru köpek Dusty’yi ev halkından birisi gibi gördüklerini her fırsatta tekrarlıyor..
Bu köpeğin resmi de var gerçek mi fothosop mu bilemiyorum.. Haber doğru mu onu da bilmiyorum eğer doğru ise bu durumda kanguru ile köpeğin birleşmesinden böyle bir hayvan olabilir mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Aslında cümle, “Köpeğe benzeyen kanguru” şeklinde olmalı. Çünkü hayvan aslında bütün özellikleri bakımından bir kangurudur.

Avustralya’da Dusty adında bir kangurudan bahsediliyor. Bunun internete konan resminden anlaşıldığı kadarı ile baş kısmı çok az miktarda bir köpeği andırıyor. Bu resmin montaj olmadığını kabul ediyoruz.

Bu durumda iki şeyden söz edilebilir:

Birincisi, bu hayvanın genetik yapısında belirli bir hücre seviyesinde müdahale edilip köpekten bir gen aktarılmıştır. Şayet böyle bir müdahale olmadı ise, o zaman kendi tabiî şartları içerisinde bazı genlerin etki şekilleri bir takım iç veya dış çevre şartlarıyla değiştirilerek yaratılmış olmalıdır.

Peki, böyle bir değişikliğin sınırı ne olacaktır veya nereye varacaktır?

Dıştan insan eliyle kasti bir değişiklik müdahalesi olmadığı takdirde bu değişme sınırı, canlının genetik potansiyeline yaratıcı tarafından konan sınır olacaktır. Bu da birkaç nesilde anlaşılır.

Canlılarda gördüğümüz ve alışık olduğumuz, her canlı türünün kendi şekil ve yapısında yaratılmasıdır. Allah bunu kanun olarak koymuştur. Canlıları bu kanunlara göre yaratıyor. Üreme kanununu koyan O olduğu gibi, bu tip kanunları değiştirecek olan da yine O’dur.

Nitekim bazen o kanunlara uymayan varlıkları yaratarak, bu yaratılışın gelişigüzel ve kanunların kendiliğinden yapmadığını göstermek için beş ayaklı bir inek veya iki başlı bir insan yaratıyor.

Bütün kâinat Allah’ındır. O, bu alemde her bir varlığı istediği şekil ve tarzda yaratmaktadır.

Bilim insanlarına düşen görev ise, bu yaratılıştaki kanun ve prensipleri araştırıp ve anlayıp ortaya koymaktır.

Bu işin dışında olanlara da düşen görev ise, “Ya Rabbi Sen ne yaparsan en güzelini yaparsın” deyip hayret ve tefekkürle seyretmektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
110 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun