Genetik biliminin yükselişi, Evrim fikrinin çöküşü hakkında bilgi verir misiniz?
Değerli kardeşimiz,
İnsanlık tarihine bakıldığında, insanların birçok akıldışı düşünceye dönem dönem inandıkları görülecektir. Pek çok düşünce akla ve mantığa uymamasına rağmen, insanlar tarafından geçici süre ile kabul görmüştür. Kimileri dünyanın düz olduğuna inanmış,kimileri ise dünyanın bir öküzün boynuzları üzerinde durduğunu kabul ederek depremleri öküzün hareketlerine bağlamışlardır. Tüm bu yanlış kabuller, ilmî gelişmeler sonucunda, akıl dışılığı anlaşılarak terk edilmiştir. Ancak ilmî ispatların yapılabilmesi için yöntemlerin, aletlerin, cihazların bulunması ve geliştirilmesi gerekmiştir.
Kendiliğinden oluş ve Evrim Teorisi’nde de benzer bir yol izlenmektedir. Kendiliğinden oluş hipotezi (abiyogenez) ve yaratılış felsefesi 19.yüzyıla kadar birbirleriyle çatışarak tartışıldı. Bu çerçevede, Francesco Redi ve Louis Pasteur (1862) yaptıkları çalışmalarla kendiliğinden oluş teorisinin yanlışlığını kendi adları verilen yöntemleriyle ispat etmiş ve bu teoriyi sonlandırmışlardır.
Evrim Hipotezi ise;1859 yılında Darwin’in “Türlerin Kökeni” olarak bilinen kitabının yayınlamasıyla ilim dünyasında tartışılmaya başlandı. Daha sonra bu hipoteze eklenen bazı katkılar sonucu, aşağıdaki ana unsurlar savunula gelmiştir:
- Bir organizmanın soy hattının zaman içerisinde gelişmesi
- Evrimdeki kademeleşme
- Bir türün popülasyonu içerisindeki özgün karakterlerin görülme sıklığının nesiller boyu değişmesi
- Tabiîseleksiyon (Doğalseçilim)
- Evrimin gerçekleşmesi için binlerce neslin, onbinlerce yılın gerekmesi. Şimdi savunulan bu beş maddedeki yanılgıları açıklamaya çalışacağız.
İnsan organizmasında hayatı boyunca 100’den fazla yeni mutasyon gözlenmektedir ve bir kısmı nesilden nesile aktarılmaktadır. Bu çerçevede % 2-3 bebekte görülebilen bebek anomalisi, 10000’lerce insanda görülen Mendelian Hastalıklar; insan soyunun DNA’sının dejenerasyona doğru gittiğini düşündürmektedir. Birçok genetikçi, “Bizim genetiğimiz, mağara devri insanının gerisindedir” demektedir. Ayrıca yeni oluşan mutantların, hep özelliksiz hatta hasta olduğu gösterilmiştir. Böylece
|
mutasyonlar, bırakın o cinsin dışına taşırılabilen gelişmeleri; mevcut canlıyı bile daha donanımlı hale getirememiştir. Belirtilen açıklamalar, mutasyonların genetik yapımızı daha iyiye değil, daha kötüye doğru götürdüğünü düşündürmektedir.
Kutsal metinlere bakıldığında, Hz. Nuh’un 950-1050 yıl civarı yaşadığı belirtilmektedir. Çağımızda ise insan yaşının120 yılın
üstüne çıkabilmesi mucize olarak değerlendirilmektedir. Kur’an-ı Kerim’de Ankebut Sûresi’nde Hz. Nuh için;
“Andolsun, biz Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da elli yıl müstesna, bin sene onların arasında kaldı.” [1] buyrulmaktadır.
Tevrattaki ifade de ise;
“Yeryüzündet ufan koptuğu zaman Nuh altı yüz yaşındaydı.”,“Nuh, tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.” [2,3] denmektedir.
Kur’an-ı Kerim’in verdiği bilgiler Tevrat’ın verdiği bilgilerle kısmen örtüşmektedir.
Demekki, varlıkların zaman içerisinde mutasyonlarla, yani küçük değişmelerle daha iyiye doğru giderek yeni canlıların meydana gelmesine sebep olduğu iddiasının ilmi bir dayanağı yoktur.
2. EVRİMDEKİKADEMELEŞME
Bu görüşe göre var olan, var olmuş ve var olacak bütün canlıların herbir özelliği, basit ve ufak adımlardan geçerek evrimleşmektedir.
Charles Darwin, Evrim teorisini öne sürdüğünde,
“Benim teorim doğruysa, aynı gruptaki bütün türleri birbirine bağlayan sayısız ara çeşitler mutlaka var olmalıdır. Bu tür ara fosillerin henüz bulunamaması belki de benim teorime karşı yöneltilebileceken bariz ve ağır itirazdır” demiştir [4].
|
Fakat o gün den beri yapılan binlerce kazıda bulunan fosillerde, Darwin’e göre olması gereken sayısız ara formlara hala ulaşılamamıştır.
Yani Darwin hayatta olsaydı, sadece bu 2. maddedeki başarısızlık nedeniyle Evrim teorisinden vazgeçebilirdi.
3. BİR TÜRÜN TOPLULUK (POPULASYON) İÇİNDEKİ ÖZGÜN KARAKTERLERİN GÖRÜLME SIKLIĞININ NESİLLER BOYU DEĞİŞMESİ
Mitokondriyal DNA’nın Soylar Boyu İletilmesi
Hz. Havva’nın mitokondrisinin günümüze kadar gelen tüm kız çocuklarında taşınması genetik biliminin, yaratılış felsefesini onaylayan ispatlardandır.
Dünyanın dörtbir yanından farklı kökenlere mensup kadın ve erkeklerden alınan örnekler, kadınlarda mitokondriyal DNA’nın; erkeklerde ise Y kromozomunun kendi aralarında neredeyse aynı olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Bu bilgi bize bütün kadınların ve erkeklerin birer kadın (Hz.Havva) ve erkek
|
(Hz. Âdem) atasının olduğunu net bir şekilde göstermektedir. Yine iddia edilenin aksine Hz. Âdem ile Hz.Havva’nın aynı dönemde yaşadığı ilmî çalışmalar ile gösterilmiştir[6].
Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır:
“O, sizi tek bir nefisten yarattı. Sonra ondan da kendi eşini var etti. Sizin için hayvanlardan sekiz çiftmeydana getirdi.Sizi annelerinizin karnında, üçkatlı karanlık içinde, çeşitli
safhalardan geçirerek yaratıyor. İşte, bu yaratıcı, Rabbiniz Allah’dır. Mülk O’nundur. O’ndan başka İlah yoktur. Öyleyken nasıl oluyor da (ona kulluktan) çevriliyorsunuz?”[7].
Bir başka ayette de şöyle buyrulmaktadır:
“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan, ikisinden birçok erkek ve kadın üretip yayan rabbinize itaatsizlikten sakının. Adını anarak birbirinizden dilek ve istekte bulunduğunuz Allah’a saygısızlıktan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir”[8].
4. TABİÎ SEÇİLİM
Evrim teorisinin bu prensibi, güçlülerin ve adapte olabilenlerin hayatta kalabileceklerini savunur.
Evrim teorisinin bu yanılgıya düşmesinin sebebi, mutasyonların zararlı ve öldürücü olduğunu dikkate almamış olmalarıdır. Çünkü mutasyonla r%99 öldürücü ve
|
zarar vericidir. Yani mutasyonların yeni bir neslin başlangıcına sebep olması mümkün değildir.
Mesela bazı mikroorganizmalarda antibiyotiğe direnç gelişimi mutasyonlara bağlanmaktadır. Fakat bu dirence sahip mikroorganizmaların soyunda bu yeteneğin zaten yaratılışından konulmuş olduğu anlaşılmaktadır.
|
Bu konuyla ilgili yapılan çalışmalarda, onlarca farklı mikroorganizma tipine karşı verilen antibiyotikler ile nedense sadece belli tür mikroorganizmalarda direnç geliştirilebilmiştir.
Dünyanın farklı bölgelerinde, farklıiklim ve ortam şartlarında yapılan tüm deneylerde de sadece aynı antibiyotiğe, aynı tür bakterilerin direnç geliştirebildiği gösterilmiştir. Buradan anlaşılmaktadır ki, mutasyonlar canlıların çevreye uyumunda rolo ynamamaktadırlar. Herhangi bir canlının çevreye uyumu, onun genetik yapısındaki potansiyele bağlıdır. Hikmetli bir şekilde bazı canlılar farklı çevre şartlarına uyacak genetik özelliklerine sahip bir potansiyelde yaratılmışlardır.
Soyunda farklı çevre şartlarına uyacak tarzda genetik yapıya sahip olmayanlarda ise, hiçbir zaman o antibiyotiğe karşı direnç gelişmemektedir.
Mutasyonlarla genetik yapıya aynı kalır ya da bozulur. Nadir de olsa bu gerileme durumu, bazı çevre şartlarında lokal adaptasyon artışı gibi de algılanabilir. Orak hücreli anemili hastaların sıtma salgınından korunmuş olmaları gibi. Bu hastalar, çok üstün gen yapılarına sahip olmaları, ideal gelecek nesiller ioluşturacakları için değil, bilakis kan Hb yapıları deforme olmaları nedeniyle sıtma mikrobunun maruziyetinden kısmen uzak kalabilmektedirler [9].
Bu kişiler atalarının gösterdiği özelliklerin bir kısmını gösterememelerine rağmen hastalık onlara bulaşmamaktadır. Elbette bu duruma faydalı mutasyon demek de yanlıştır. Çünkü yeni bir bilgi üretilmemiştir.
On yıllardır milyarlarca mutasyon oluşmasına ve literatürde de bunların yakinen takip edilmesine rağmen; yeni bilgi oluşturabilen mutasyon kayıt altına alınamamıştır. Yani tüm canlılar olarak sahip olduğumuz milyarlarca gen bilgimizin hiç birinin sebebi, mutasyonlar değildir.
5. EVRİM İÇİN BİNLERCE NESLİN, ON BİNLERCE YILIN GEREKMESİ
İnsan nesli için hesaplanan şimdiye kadar 1000-10000 arası neslin geldiğidir. Yani 10000 nesil önce farklı bir canlıdan kesin olarak dönüşülmüş olduğu Evrimciler tarafından savunulmaktadır. Fakat koli bakterisinin (Escherichia coli) 20 dakikada bir çoğalan formları vardır. 140’ıncı günde 10000’inci nesline ulaşılabilmektedir. Çalışmalarda ne 140’ıncı günde, ne de 1400’üncü günde ilk günki E. coli’den daha farklı bir mikroorganizma elde edilememiştir [10].
|
Yani zamanın geçmesi de,nesil sayısının artmasını beklemek de evrimci görüşe herhangi bir delil vermemektedir.
Evrimci görüşe karşı gelişmiş genetik bilimi, vardığı gerçeklere uygun sonuçlarla delillerine hergün bir yenisini daha eklemektedir.
Artık genetik nerdeyse sağlıkla ilgili tüm konularda kendinden bahsettiren bir konuma yükselmiştir. Evrimci görüşte ise durum tam tersinedir. Evrim teorisi daha erken zamanda ortaya çıkmasına rağmen, olduğu yerde bocalamakta, delil üretmekte zorlanmaktadır. Hatta daha ilginç olanı, genetiğin açtığı yollardan kendine yol bulmaya çalışmaktadır. Artık evrim teorisi yerine, genetik gerçekleri ifade eden daha doğru teorilerin oluşturulma zamanı gelmiş bulunmaktadır.
1 Kur’an-ıKerim/Ankebut29/14.
2 Tevrât/Tekvin7/6.
3 Tevrât/Tekvin9/28-29.
4 CharlesDarwin,TheOriginofSpecies,s. 179.
5 Cann RL, Stoneking M, WilsonAC. Mitochondrial DNAand human evolution. Nature. 1987 Jan 1-7;325(6099):31-6.
6 CallawayE.DealdoneoverHeLacellline.Nature.2013Aug8;500(7461):132-3.doi: 10.1038/500132a.
7 Kur’an-ıKerim/Zümer39/6.
8 Kur’an-ıKerim/Nisa4/1.
9WilliamsTN,etal.Negativeepistasisbetweenthemalaria-protectiveeffectsofalpha+-thalassemia and the sickle cell trait. Nat Genet. 2005 Nov;37(11):1253-7.
10PapadopoulosD,SchneiderD,Meier-EissJ,ArberW,LenskiRE,BlotM.Genomicevolutionduring a10,000-generationexperimentwithbacteria.ProcNatlAcadSciUSA.1999Mar30;96(7):3807-12.
Prof.Dr.AhmetHACIMÜFTÜOĞLU
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri, Erzurum/TÜRKİYE,[email protected]
Dr.Esra HACIMÜFTÜOĞLU
Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü, Erzurum/TÜRKİYE
Prof.Dr.NasrullahHACIMÜFTÜOĞLU
Bayburt Üniversitesi İlahiyat FakültesiTemel İslamBilimleri Bölümü, Bayburt/TÜRKİYE
Kaynak: Bilimler Işığında Yaratılış Derneği
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- EVRİM GÖRÜŞÜNDE TEMEL YANILGILAR: 2 KAVRAM KARMAŞASI
- Evrimin teoriye benzeyen yönleri var mı?
- Evrim'in teoriye benzeyen yönleri var mı?
- Bilim tarihindeki yanlışlar nelerdir?
- Bilim ışığında Evrim Teorisi'nin kritiğini yapar mısınız?
- Mitokondri Nedir?
- EVRİM TEORİSİ’NİN ÇIKMAZLARI
- Bakterilerdeki üreme evrim mi yaratılış mı?
- EVRİM GÖRÜŞÜNDE TEMEL YANILGILAR: 1 BİLİMSELLİK, İNANÇ VE TARAFSIZLIK KARMAŞASI
- Mağara balıklardaki göz körelmesi planlı bir yaratılışın delili midir?