Kadın yapınca dövmek, erkek yapınca affetmek adalet mi?

Tarih: 06.03.2021 - 07:31 | Güncelleme:

Soru Detayı

Nisa 34’de kadının itaatsizlik yapmasından korkulunca vurmaya kadar izin verilmiş, fakat Nisa 128’de erkek bu tarz şeyler yapınca uzlaşmaktan bahsedilmiş. Bu haksızlık değil mi? Bunun nedeni ne? Yani kadın yapınca döv erkek yapınca affet gibi bir durum mu bu? Adaletsizlik değil mi? Kadını kötü hissettirmez mi? Yani düşünelim erkek bir ahlaksız yapıyor ve kadın uzlaşmaya mı gidecek? Bu erkeği o ahlaksızlığa daha çok itmez mi ve kadın aynı ahlaksızlığı yaptığında ona neden uzlaşın denilmemiş de direk öğüt vermekten, yatak ayırmaktan ve dövmekten bahsediliyor?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle ifade edelim ki, Hz. Peygamber (asm) Efendimizin dövme işini uygulamaması, bu ruhsatın tatbik sahnesine konulmasından ziyade, potansiyel bir caydırıcı unsur olarak söz konusu olduğunu göstermektedir. 

Kadın ve erkek hakkındaki bu iki farklı hüküm son derece hikmetlidir. Çünkü, haksızlıktan kaynaklanan suç unsurunun unvanı olan “nüşuz”, erkek veya kadın tarafından haddi aşan bir durumdur.

Kuran’daki hükmün hedefinde aile yuvasını kurtarmak, barış ve huzuru sağlamaktır.

Bunu yaparken kadın için ayrı, erkek için ayrı bir yol takip edilmiştir.

Kadın için “nasihat, yatağı ayırma ve dövme” öngörülmüştür. Çünkü, kadının helal ve meşru konularda kocasına itaat etmesi, aile içi disiplin açısından çok önemlidir. Bu itaatten çıkmak, ailevi huzuru bozmak anlamına gelir.

Çocukları himayesiz bırakan, yuvayı bozan “nüşuz” ortamının bu yollarla ortadan kaldırılması hedeflenmiştir.

Bu sırlama bütün alimlere göre zorunludur. Önce nasihat, olmazsa yatak ayırma, olmazsa “yaralayıcı olmayan, iz bırakmayan, misvak gibi bir çubukla dövmek..” 

Bununla beraber tekrar ifade edelim ki, Hz. Peygamber (asm) Efendimizin dövme işini uygulamaması, bu ruhsatın tatbik sahnesine konulmasından ziyade, potansiyel bir caydırıcı unsur olarak söz konusu olduğunu göstermektedir. 

Eğer bir barış ve huzur en son dövmeye kalmışsa, bunu güçlü olan tarafa verilmesi en makul olandır.

Buna göre, erkeğin kadını dövme ruhsat makul olmakla beraber, kadının erkeği dövme ruhsatının verilmesi akıl ve hikmetten uzak bir davranıştır. Zira, madem bununla bir tarafa boyun eğdirmek isteniyor.

O halde bu ruhsat, bu potansiyel caydırıcı hüküm olan dövme işi erkeğe verilmeli ki kadın korkup boyun eğsin.

Şayet kadına erkeği dövme ruhsatı verilseydi, gerçekten çok komik olurdu. Zira, kadın gücü itibariyle erkeğe boyun eğdiremezdi ve bununla hiçbir sonuç alınmayacaktı.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun